<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>www.seciltotan.com &#187; ağız kuruluğu</title>
	<atom:link href="http://www.seciltotan.com/tag/agiz-kurulugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seciltotan.com</link>
	<description>Bu web sitesi KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Seçil TOTAN tarafından hazırlanmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jan 2012 14:37:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>GERİATRİK KBB HASTALIKLARI-BAŞ-BOYUN KANSERLERİ: KEMOTERAPİ-RADYOTERAPİ SONRASINDA YAŞAM KALİTESİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER</title>
		<link>http://www.seciltotan.com/2010/02/geriatrik-kbb-hastaliklari-bas-boyun-kanserleri/</link>
		<comments>http://www.seciltotan.com/2010/02/geriatrik-kbb-hastaliklari-bas-boyun-kanserleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 10:14:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GERİATRİK KBB]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Amifostine]]></category>
		<category><![CDATA[baş boyun kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Ethyol]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[quality of life]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seciltotan.com/?p=513</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde baş-boyun kanserleri cerrahi, radyoterapi, kemoterapi gibi pek çok tekli/kombine tedavi modaliteleri uygulanıyor olsa da diğer kanser tiplerine oranla en düşük 5 yıllık sağ kalım oranına sahip kanser tiplerindendir. Son 10 yılda ilerlemiş baş-boyun kanserlerinin tedavi algoritminde belirgin değişiklikler olmuştur. İleri evre gırtlak kanserinin günümüzdeki tedavi protokolünde ya organ koruma (gırtlak alınmadan) yani kemoterapi+radyoterapi (CRT) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde baş-boyun kanserleri cerrahi, radyoterapi, kemoterapi gibi pek çok tekli/kombine tedavi modaliteleri uygulanıyor olsa da diğer kanser tiplerine oranla en düşük 5 yıllık sağ kalım oranına sahip kanser tiplerindendir.</p>
<p>Son 10 yılda ilerlemiş baş-boyun kanserlerinin tedavi algoritminde belirgin değişiklikler olmuştur. İleri evre gırtlak kanserinin günümüzdeki tedavi protokolünde ya organ koruma (gırtlak alınmadan) yani kemoterapi+radyoterapi (CRT) ya da gırtlağın tamamen çıkarılması (total larenjektomi) sonrası radyoterapi uygulanmaktadır. Ayrıca orofarinks (boğaz) ve hipofarinks (yutak) kanserlerinde de kemoterapi+radyoterapi uygulanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.seciltotan.com/wp-content/uploads/2010/02/elde-hap.jpg"></a></p>
<p> CRT protokolleri her ne kadar organ koruma sağlasa da kişinin yaşam kalitesinde (quality of life=QOL) bazı sıkıntılı değişiklikler yaratabilmektedir. QOL hasta anketleriyle değerlendirilmektedir. Ankette hastaların verdiği bilgiler psikolojik, sosyal, mesleki ve fiziksel donelere göre (örneğin ağrı, dış görünüm, günlük aktivite, boş zamanlarını değerlendirme, yutma, çiğneme, konuşma, omuz hareketinde rahatlık, tat, tükürük miktarı, ruh hali, endişe) puanlanır ve elde edilen rakam yüksekse kişinin yaşam kalitesi de yüksek demektir, düşük ise kişinin tedavi sonrası yaşam kalitesi o oranda düşmüş demektir.</p>
<p>Baş-boyun kanserli kişilerin, genellikle uzun yıllar sigara ve/veya alkol kullanımına bağlı ek sağlık sorunları (kronik akciğer hastalığı, koroner arter hastalığı vb.) olmaktadır. Yutak bölgesini tutan kanserlerde, yutma sorunlarına bağlı kilo kaybı ve malnütrisyon karşımıza çıkabilmektedir. Ek olarak şeker hastalığı gibi bir faktörün varlığında sorunlar daha da büyümektedir.</p>
<p>Baş-boyun bölgesinde, özellikle ağız tabanı ve yutak bölgesi tümörleri, belli bir büyüklüğe ulaşmadan belirgin semptom vermedikleri için maalesef ki erken tanıda gecikilebilen tümörlerdir. Bu da prognozu oldukça etkilemektedir.</p>
<p><span style="color: #ff6600;">CRT (kemoradyoterapi) SONRASI ERKEN DÖNEM SORUNLARI:</span></p>
<p>En sok karşılaşılan sorun mukozittir (ağız-boğaz bölgesinde yaralar oluşması), bu da bazen tedaviye ara verdirecek kadar şiddetli olabilir. Ayrıca kansızlık, lökosit sayısında azalmaya bağlı enfeksiyonlara yatkınlık, enfeksiyon ortaya çıktığında buna bağlı komplikasyonlar, böbrek toksisitesi, işitme sinirinin kemoterapiden etkilenmesi (ototoksisite), deri değişiklikleri (radyasyon yanığı vb.), halsizlik ve kilo kaybı da erken dönem sorunlarındandır.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff6600;"> </span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff6600;"> </span><span style="color: #ff6600;">CRT (kemoradyoterapi) SONRASI GEÇ DÖNEM SORUNLARI:</span></p>
<p>Erken dönemde ortaya çıkan pek çok sorun, tedavi bittikten sonra şiddetini yitirmektedir. Yayınlara göre tedaviden 6-12 ay sonra QOL skorları tedavi öncesi skorlama derecelerine yaklaşmaktadır. Ancak geç dönemde hastaların yaşadığı sorunların başında da ağız kuruluğu ve yutma güçlüğü gelmektedir. Bu da hastaların %50&#8242;sinde normal beslenmeye geçişi güçleştirmektedir. Hatta bazı hastalar uzun süre nazogastrik tüpten (burundan mideye yerleştirilen yumuşak beslenme tüpü) beslenmek zorunda kalmaktadır.</p>
<p>Ağız kuruluğunu gidermek üzere, CRT sırasında Amifostine (<strong>ETHYOL®) </strong>adı verilen ilacın kullanılması önerilmektedir. Amifostine, hücre koruyucu bir ilaç olup, kemoterapiden veya radyoterapiden 30 dk önce kol damarından serum şeklinde uygulanır. Uygulama sonrası bu ilacın özellikle tükrük bezlerinde fazlaca biriktiği ve bu sayede ağız kuruluğunu azalttığı ifade edilmektedir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bu ilaç, SGK önergesine göre, 3 uzman hekim tarafından düzenlenen ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ve uzman hekimlerce reçetelendirilecek  ilaçlar listesindedir. Ayaktan kemoterapi yapılacak kanserli hastalara tedavi protokolünü gösterir uzman hekim raporuna dayanılarak kür tanımına uyacak tedavi uygulanıyor ise bir kürlük, kür tanımına uymayan tedavi uygulanıyor ise en fazla 3 aylık dozda ilaç verilebilmektedir. *</p>
<p>Diğer geç dönem sorunları ağrının devam etmesi, ses kısıklığı, tat duyusunda azalma ve çiğnemede zorluktur.</p>
<p><span style="color: #ff6600;">SONUÇ:</span></p>
<p>Hekimlerin baş-boyun kanserli hastaların tedavisinde hangi tedavi protokolünün daha uygun olacağını belirlemede hastayla birlikte karar verebilmeleri adına, hastalarına muhtemel erken dönem ve geç dönem yan etkilerini ayrıntılı anlatarak hastayı hazırlamaları, olabildiğince bu yan etkilere karşı önlem almaları, sonrasında bunlar geliştiğinde ise yeterli destek tedaviyi sağlayabilmeleri hastanın tedavi sonrası yaşam kalitesini oldukça olumlu anlamda etkileyen bir faktördür.</p>
<p>KAYNAK:</p>
<ol>
<li>American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery-Yazar: Marilene B. Wang MD, Associate Professor, UCLA School of Medicine, http://www.entnet.org/mktplace/geriatricOtolaryngology.cfm</li>
<li>*http://istanbul.sgk.gov.tr/sss/index.php?action=article&amp;cat_id=001&amp;id=23379</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seciltotan.com/2010/02/geriatrik-kbb-hastaliklari-bas-boyun-kanserleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AĞIZ KURULUĞU</title>
		<link>http://www.seciltotan.com/2008/05/agiz-kurulugu/</link>
		<comments>http://www.seciltotan.com/2008/05/agiz-kurulugu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 06:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AĞIZ-BOĞAZ-YUTAK HASTALIKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[pilokarpin]]></category>
		<category><![CDATA[Sjögren sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük azalması]]></category>
		<category><![CDATA[yapay tükrük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seciltotan.com/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kuruluğu tek başına bir tanı değil, bir bulgudur.  Bu şikayete yol açan pek çok etmen olabilir:   1.      İlaç yan etkisi olarak: Bazı depresyon ilaçları (Trisiklik antidepresan vb.), alerji ilaçları (antihistaminikler), bazı epilepsi ilaçları, bazı tansiyon ilaçları (beta-bloker ve idrar söktürücü olan diüretikler ) tükrük bezlerinde üretilen salgıyı azaltarak buna neden olurlar. 2.      Radyoterapi: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Ağız kuruluğu tek başına bir tanı değil, bir bulgudur.  Bu şikayete yol açan pek çok etmen olabilir:</p>
<p> </p>
<p>1.<span style="color: #ff0000;">      İlaç yan etkisi olarak:</span> Bazı depresyon ilaçları (Trisiklik antidepresan vb.), alerji ilaçları (antihistaminikler), bazı epilepsi ilaçları, bazı tansiyon ilaçları (beta-bloker ve idrar söktürücü olan diüretikler ) tükrük bezlerinde üretilen salgıyı azaltarak buna neden olurlar.</p>
<p>2.    <span style="color: #ff0000;">  Radyoterapi: </span>Baş-boyun bölgesine herhangi bir nedenle uygulanan ışın tedavisi sırasında tükrük bezlerinin harabiyetine bağlı olarak belirgin ağız kuruluğu karşımıza çıkar.</p>
<p>3.     <span style="color: #ff0000;"> Burun tıkanıklığına bağlı ağzı açık uyuma</span></p>
<p>4.   <span style="color: #ff0000;">   Anksiyete ve endişe:</span> Bazı stres hormonlarının salınımı ile tükrük salgısının azalmasına bağlıdır.</p>
<p>5.    <span style="color: #ff0000;">  Dehidratasyon ve  sıvı tüketiminde yetersizlik:</span> Yüksek ateş veya aşırı sıvı kaybına yol açan ishal vb. hastalıklarda dehidratasyon dediğimiz ileri derecede vücut sıvı eksikliğine bağlı ağız kuruluğu görülmesi normaldir. Ancak bu derecede sıvı kaybı yokken de günlük 2 litrenin altında sıvı tüketenlerde de ağız kuruluğu oluşmaktadır.</p>
<p>6.   <span style="color: #ff0000;">   Sjögren Sendromu:</span> Eklemleri, tükrük bezlerini, gözyaşı bezlerinin tutan bir bağ dokusu hastalığıdır. Tanısında özel bazı tahliller yapılması gerekir. Gözlerdeki kuruluk Schirmer testi ile saptanabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff9900;">Tedavi:</span></strong></p>
<p>Altta yatan neden saptanmışsa ağız kuruluğunun tedavisi ona yöneliktir. Örneğin ilaç yan etkisine bağlıysa bu yan etkisi en az olan ilaçla değişim veya dozun düşürülmesi önerilebilir. Dehidratasyon varsa, sıvı kaybı gerekirse damardan serum verilerek çözülebilir. Burun tıkanıklığı septum deviasyonu ya da burun eti (konka) büyüklüğüne bağlıysa, bu durum cerrahi tedavi ile çözülecektir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff9900;">Pratik Öneriler:</span></strong></p>
<p>Neden ne olursa olsun, ağız kuruluğunu önlemede şunlara dikkat edilmelidir:</p>
<p>1. Sık sık su için. Yatağa giderken mutlaka başucunuza bir bardak su koyun.</p>
<p>2. Buz küpleri emebilir ya da çiğneyebilirsiniz.</p>
<p>3. Şekersiz ve nanesiz sakız çiğneyebilirsiniz.</p>
<p>4. Ananas parçaları ya da soğutulmuş kavun parçaları yiyerek tükrük salsını uyarabilirsiniz.</p>
<p>5. Kafein, kola, koyu çay, alkol tüketimini azaltınız, çünkü bu içeceklerin idrar söktürücü etkileri bulunmaktadır. Ayrıca bazı ilaçların kafein içerdiğini unutmayınız!</p>
<p><span style="color: #ff9900;"><strong>Yapay tükrük:</strong><br />
</span>Üstte sayılan önerilerle şikayetlerinizde azalma yoksa yapay tükrük adı verilen özel sprey, jel ya da pastilleri kullanabilirsiniz.  Etkisi kısa süreli olduğu için sık sık kullanmanız gerekebilir.</p>
<p><span style="color: #ff9900;"><strong>Tükrük Yapımını Uyaran İlaçlar:</strong><br />
</span>Bazı hastalıklarda ya da özel durumlarda tükrük bezleri fonksiyonunu tamamen yitirmemiş, sadece salgı üretimi azalmış olabilir. Bu durumda tükrük yapımı uyarılabilir:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Şekersiz  sakız</span> </strong>tükrük üretimini ve akımını arttırmada yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Pilokarpin</span>, </strong>tükrük bezlerini uyararak<strong> </strong>salgıyı arttıran bir ilaçtır. Özellikle ilaç yan etkisine bağlı ağız kuruluğunda hızlı ve oldukça iyi etki gösterir. Radyoterapiye bağlı ağız kuruluğu olanların %50&#8242;sinde pilokarpin tedavisinden iyi sonuç alınır. Ancak etkinin görülmesi en az 3 hafta, bazen 3 ay sürmektedir. Maalesef bu ilacın kendine özgü yan etkileri bulunmaktadır: terleme, sersemlik hissi, burun akıntısı, görmede bulanıklık, sık idrara çıkma. İlacı kullandıkça zamanla vücut bu yan etkilere adaptasyon göstermekte ve bu şikayetler daha az rahatsız edici boyuta inmektedir. Onun için doktorunuz önce düşük dozla tedaviye başlayıp dozu zamanla arttırabilir.  Astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), bradikardi (nabız atımında düşüklük), bağırsak tıkanıklığı, kapalı açılı glokom (göz tansiyonu) olan kişilerin bu ilacı kullanması sakıncalıdır.</p>
<p>(KAYNAK: http://www.patient.co.uk/showdoc/27000555)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seciltotan.com/2008/05/agiz-kurulugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

