BADEMCİK İLTİHABI VE FARENJİT

Çocuklarda farenjitlerin ancak %10’u bakterilere bağlıdır. Bunlardan en sık görüleni Beta-hemolitik streptokoklara bağlı tonsillofarenjittir.  

 

STREPTOKOK TONSİLLOFARENJİTİ: 

Etkeni: Beta hemolitik streptokok bakterisi 

Kuluçka dönemi: 2-5 gün 

Süresi : Tedavi ile 2 gün, tedavisiz genellikle 5-7 gün 

Seyri: Ateş, boğaz ağrısı, karın ağrısı, iştahsızlık, kusma gibi belirtilere neden olur. Yenidoğanda, anneden plasenta yoluyla bebeğe geçen antikorlar sayesinde genellikle streptokok enfeksiyonu görülmez. Genellikle 3 yaş üstü çocukları tutan bu mikrop, tipik olarak kreş ve okul çocuklarının hastalığıdır. Bazen 1-2. gün kızıl döküntüsüne neden olabilir. Boğaz muayenesinde tipik olarak büyümüş kızarık bademcikler ile bademciklerin üzerini kaplayan beyaz bir tabaka (eksüda) görülür.

Bulaş: İnsandan insana bulaşımı asıl olarak tükrük, sümük gibi üst solunum yolu salgılarıyla olmakta, ayrıca yiyecek ya da sularla da bulaşabilmekteyken kedi-köpek vb. hayvanlar yoluyla bulaşma olmamaktadır.  Özellikle çocuklar havada asılı kalan burun ve ağız salgılarıyla temasla hastalanmaktadır. Antibiyotik alımının 24. ssatinden itibaren bulaştırıcılık ortadan kalkar.

Komplikasyonları: En önemlisi akut eklem romatizmasıdır. 5-15 yaş grubunda streptokoksik üst solunum yolu enfeksiyonu olan bir çocukta bu hastalığın gelişme ihtimali %3′ tür. Bulguları genellikle enfeksiyondan 2-4 hafta sonra ortaya çıkmaktadır. Mikrobun yapısında barındırdığı bir proteine karşı vücudun ürettiği antikorların, benzer protein yapısındaki vücut hücrelerine saldırıp harap etmesi nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. 9 gün içinde tedavi edilmesi bu komplikasyonu önler. Diğer komplikasyonlar bademcik etrafında apse, selülit, akut glomerülonefrit ve kulak iltihabıdır.

Tanı: Streptokoksik boğaz iltihabı tanısında en hızlı test Rapid Strep-A testidir. Bademcik üzerindeki ya da farinksin kızarık yerinden steril pamuklu çubukla alınan örnek, hızlı bir antijen testine tabi tutulup dakikalar içinde sonuç alınabilir. Ancak bu testin duyarlılığı %70-90 arası değişmektedir. Yani pozitif bir testte kültürle kontrol yapmaya gerek yoktur, ancak sonuç negatif ise boğaz kültürü yapılarak doğrulanması gerekir. Boğaz kültürü, alınan materyalin özel besiyerlerinde üretilip gerekirse antibiyotik duyarlılığının da incelenmesini içerir ki 48 saatten önce sonuç alınamamaktadır. Doğru yerden alınmışsa testin duyarlılığı %90-95′ tir.

Tedavi: Kişinin muayene bulgularına dayanarak kültür sonucunu beklemeden antibiyotik başlanabilir, kültürde streptokok yoksa kesilir, varsa devam edilir. Antibiyotikler (özellikle penisilin grubu). Antibiyotikler genellikle oldukça etkindir, tedavi başladıktan sonra 48-72 saat içinde yanıt alınır. 

Taşıyıcılık: Bu bakterinin en önemli özelliği, hücrelerin içine yerleşerek etki etmesidir. Bu nedenle boğaz kültürü (özel bir pamuklu çubuğu bademcik üzerindeki birikinti ve salgılara sürtüp mikrobiyolojik incelemeye tabi tutma işlemi) yapıldığında bazen saptanamayabilir. Bu da özellikle “taşıyıcılık” (mikrobun bademcikler ve boğaz dokusunda yerleşip hastalık yapmaması ancak bulaştırıcı olma hali) adı verilen durumda antibiyotik tedavisinin başarısız olmasını açıklamaktadır.

Korunma: Okul ve kreşe giden çocukların %20′sinde herhangi bir hastalık olmadan aylarca boğazda beta mikrobu taşıyıcılığı olabilir.  Her taşıyıcının, şikayeti olmadıktan sonra mutlaka tedavi edilmesi gerekmemektedir. Hatta nezle-grip gibi viral bir enfeksiyon geçiren bir taşıyıcı çocuğa yapılan boğaz kültüründe streptokok saptanması, aslında viral enfeksiyon tedavisi alması gereken çocuğa boşu boşuna antibiyotik yüklenmesine yol açabilmektedir. Streptokok taşıyıcıları bulaştırıcı değildir ve çocukta herhangi bir enfeksiyon gelişmedikten sonra akut romatizmal ateş vb. de yapmaz. Ancak evdeki bireylerin sık streptokok enfeksiyonu geçirmesi durumunda taşıyıcı konumundaki çocukların da tedavi edilmesi gerekir.

Diş fırçaları iyi yıkanmadığında 15 gün süreyle bu mikrobu barındırabilir. İyi bir yıkama sonrası, aktif streptokok enfeksiyonu olan bireyin diş fırçasında 3 gün kadar yaşayabilen bu mikrop, antibiyotik etkisi başladıktan sonra kişiyi tekrar enfekte edemez.

Aile fertlerinden birinde streptokok enfeksiyonu saptandığında, riskli hastalığı olan (akut romatizmal ateş, böbrek sorunları, kalp kapakçık hastalığı, kanser vb. olan) diğer fertlerden boğaz kültürü alınarak mikrop saptananların da tedavi altına alınması gerekir. Sağlıklı bireylerden kültür alınması ya da bu kişilerin koruyucu ilaç almaları gerekmez.

Akut romatizmal ateş veya romatizmal kalp hastalığı olduğu bilinen kişilerin akut streptokok enfeksiyonlarından korunması için her 3-4 haftada bir penisilin iğnesi olması önerilir.

Streptokok türleri için halen bazı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Pnömokok aşısı, streptococcus pneumonia mikrobunun yol açtığı orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürreye karşı korumak amacıyla 6 hafta-9 yaş arası çocuklarda uygulanmaktadır. ABD’de rutin olarak uygulanmakta olan bu aşı bebeklik döneminde 2. aydan başlayarak  en az 1 ay ara ile 3 doz ve 1 yıl sonra tekrar dozu olmak üzere 4 kez yapılır. Diğer yaş grupları için farklı aşılama programı uygulanmaktadır.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

 

 

 

GENİZETİ İLTİHABI (ADENOİDİT)

 

Boğazımızın gerisinde ve burnumuzun arkasında bulunan geniz eti (adenoid), boğazdaki halka şeklindeki bağışıklık sistemi dokularından biridir ve yerleşimi nedeniyle özel aletlerle  veya grafilerle değerlendirilebilir. Doğuştan itibaren var olan bu doku başlangıçta çocuk büyüdükçe büyümekte, 6-12 ay arasında görünür hale gelmekte, 3-7 yaş arasında en büyük boyutuna ulaşmakta ve 11 yaşından itibaren de gerilemeye başlamaktadır.   

Şikayet: Burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, özellikle sabah kalktığında ve gece uykuya daldığında yoğunlaşan gıcık öksürüğü, geniz akıntısına bağlı zaman zaman balgamlı öksürük, ağız kokusudur. Pek ateş yapmaz, sekonder olarak orta kulak iltihabına yol açtıysa ateş başlayabilir. Bu durumun uzun sürmesi ve sık tekrarlaması gelişmede gerilik, ağız ve diş yapısında bozulma ve kulaklarda sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve sıvı birikimine bağlı işitme kaybı ile sonuçlanabilmektedir.   

Tedavi: Geniz eti iltihaplanmasının yol açtığı öksürük, kulakta sıvı birikimi ve kulak  enfeksiyonları için öncelikle tıbbi tedavi (burnun serum fizyolojikle düzenli olarak yıkanması, gerekirse antibiyotik kullanımı) uygulanmaktadır. Ancak birkaç kez tekrarlanmasına rağmen kulaktaki sıvının gerilememesi, ağzı açık uyuma-horlama şikayetlerinin devam etmesi geniz etinin alınmasını  gerektirebilir. Geniz eti ameliyatı, çok düşük risklere sahip, çabuk iyileşme sağlayan basit ameliyatlardan biridir. Yarık damaklı olan veya yarık damak ameliyatı olup damağı tamir edilen hastalarla gizli yarık damağı (submuköz yarık damak) olan kişilere geniz eti ameliyatı yapılmaz.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

NEZLE

 

Genellikle erişkinler yılda 2-4 kez nezleye yakalanmaktayken, çocuklarda bu sayı 6-8’i bulmaktadır.

Etkeni: Rhinovirüs, coronavirüs

Kuluçka dönemi: 2-7 gün

Süresi: Burun akıntısı geçene kadar, genellikle 1 hafta

Bulaş: Bu virüsler vücutta ya da ellerde saatlerce canlı olarak kalabilmektedir. Özellikle kreşler, okullar çocukların bu tür enfeksiyonları kolaylıkla kapıp eve getirebilecekleri ortamlardır. Çocuklar bu ortamlarda çok yakın temastadırlar, oyuncaklar yoluyla ya da el ele tutuşarak birbirlerine virüsü geçirmektedirler.

Seyri: En erken bulgular halsizlik, hapşırma, burun akıntısı, boğazda kaşıntı, hafif ateş, koku ve tat duyusunda azalma şeklindedir. Bu bulgular sonraki 2-4 gün içinde iyice kötüleşmekte ve bu süreç zarfında diğer insanlara bulaştırıcılık da en yüksek olmaktadır. Sonraki bulgular seste boğuklaşma ve öksürüktür. Ateş çoğu kez gözükmez, ancak ikincil bir bakteri enfeksiyonu olursa açığa çıkar. Burun akıntısı birkaç gün sonra epitel hücreler atıldığı için biraz koyulaşır, yeşilimsi bir kıvam kazanır. Bu illaki bakteriyel bir enfeksiyon ilave olduğu anlamına gelmez.

Komplikasyonlar: Orta kulak iltihabı, sinüzit vb. (sekonder bakteriyel enfeksiyona bağlı)

Tanı: Anamnez ve muayene ile konulur, özel bir tetkike gerek yoktur.

Tedavi: Antibiyotiklerin yeri yoktur. Soğuk algınlığı ilaçlarının çocuklardaki etkinliği kanıtlanmadığı gibi güvenlik verileri de, özellikle 2 yaş altında yeterli değildir. Özellikle burnun erken dönemde tuzlu su solüsyonlarıyla temizlenip açılması önemlidir. Nem-buhar makineleri çocuğu rahatlatmaya yardımcıdır. Bol sıvı, bal (1 yaş üstü), zencefil, kekik, taze sıkılmış meyve suları gibi doğal ürünler daha hızlı iyileşmeye yardımcı olabilir.

Eğer 14 gün içinde hastalık geçmiyor ya da sonradan ateş ortaya çıkmışsa sekonder bir bakteri enfeksiyonu düşünülerek doktorunuz tarafından antibiyotik başlanabilir.

Korunma:Çocuğa el yıkama alışkanlığının kazandırılması ve çocukların ortak kullandıkları eşyaların sık olarak dezenfekte edilmesi önemlidir. Erken dönemde burnun serum fizyolojiklerle temizlenip açık tutulması da kulak enfeksiyonu gibi ikincil komplikasyonları önleyebilir.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.