ÇOCUKTA SİNÜZİT

 

Bebeğin anne karnındaki gelişimine paralel olarak doğum sonrası çok küçük olsa dahi var olan, başlangıçta bezelye büyüklüğünde olup burnun içinden yüz ve kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen sinüsler çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam ederler. Burnun iç yüzünü kaplayan zar (mukoza), sinüslerin de içini kaplar ve bir kurşun kalem ucu büyüklüğünde açıklıklarla burun boşluğuna bağlanmaktadırlar.
Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun sisteminin bir parçasıdır. Burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus burun mukozası üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve genizden akıntı şeklinde yutulur.

SİNÜZİT NEDİR?

Çocuklarda sinüzit, üst solunum yolu enfeksiyonlarının %30′unu oluşturur.  Bir nezle-grip sonrasında çocukların %0,5-5′inde akut sinüzit gelişmektedir. Sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar. Zarlar o kadar çok şişebilir ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın artmasına neden olur. Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya alında, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda ve üst dişlerde ağrı ortaya çıkar. Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır.

Etkeni: S. pneumoniae, H. influenzae, M. catarrhalis, nadiren anaeroblar 

Süresi: Nezle-grip 1 haftadan uzun sürerse, sümük rengi yeşil-sarıya dönerse, başağrısı, artmış geniz salgısına bağlı öksürük eklenirse muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit, 7-10 gün süreyle sinüslerin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma 3 aydan fazla sürerse kronik (müzmin) sinüzit adını alır. 

Bulaş: Sinüziti olan biri, bir başkasına sinüziti bulaştırmaz, ancak bahsedilen mikropların tükrük, balgam vb. ile ağız yoluyla bulaşı sonrasında kişinin bağışıklığına göre boğaz iltihabından tutun zatürreye kadar değişik hastalıklara neden olabilir. 

Seyri: Çocukta sarı-yeşil-kahverengi, bazen kanlı burun/geniz akıntısı, öksürük, ateş, başağrısı, yüzde-göz etrafında-alında dolgunluk hissi olabilir. 10 günden fazla zamandır öksürük şikayeti olan bir çocukta sinüzit tanısı mutlaka akla gelmelidir. 

Komplikasyonlar: Çok nadir görülen orbital sellülit (iltihabın göze yayılması ile), frontal kemik ostoemyeliti, menenjit, kavernöz sinüs trombozu 

Tanı: Klinik bulgulara dayanarak ve endoskopik KBB muayenesi ile konulur. Endoskopik muayeneyi tolere edemeyen çocuklarda gerekirse sinüs grafisi istenebilir. Komplikasyon şüphesinde sinüs tomografisine geçilebilir. 

Tedavi: Akut sinüzit tedavisinde antibiyotik, burun yıkama, dekonjestanlar (2 yaştan büyük çocuklarda) kullanılırTedavi süresi minimum 10gün, ideali 14 gün olmalıdır. Kronik sinüzitte bazen kısıtlı minimal sinüs cerrahisi gerekebilmektedir. 

Korunma: Genel hjyen önlemleri dışında nezle-grip olan çocuğun burnunu serum fizyolojiklerle günde2-3 kez yıkamak önemlidir. Ancak kuvvetli sümkürtme ya da burnu içeri doğru çekme orta kulak iltihabını davet edecektir. Ayrıca çocukların yanında sigara içilmemelidir, yapılan çalışmalarda sigara dumanına maruz kalan çocukların daha sık hasta olduğu görülmüştür. Allerjik çocukların daha sık sinüzit geçirdikleri saptandığı için, olabildiğince allerjenden soyutlanmış ortamlarda (evde kedi-köpek-kuş-çiçek olmadan, kaplama halılar ortadan kaldırılarak) yaşamaları sağlanmalı, mevsimsel allerjisi olanlarda allerji sezonu başlamadan 7-10 gün önce kortikosteroidli burun spreyleri ve antihistaminiklere başlanmalıdır.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

KIZIL

 

Etkeni: Beta hemolitik streptokok bakterisi 

Kuluçka dönemi: 1-7 gün.(ortalama 3 gün)  

Süresi: Belirtileri 10 gün kadar sürer. 

Bulaş: Çok bulaşıcıdır. Bakteri vücuda boğaz yoluyla girer. 

Seyri: Sıklıkla aynı mikrobun yol açtığı boğaz enfeksiyonu ile birliktedir. Çocuklarda her yaşta görülebilir, ancak 3 yaşın üstünde daha sıktır. Yüksek ateş, kusma, baş ağrısı, farenjit, titreme, karın ağrısı bulguları ile gider. 

Ateş genellikle aniden yükselir ve 2. günde  39.6-40 0C’ye ulaşabilir. Tedavi edilmezse 5-7 gün içinde ateş normale döner. Penisilin tedavisi başlanırsa ateş 12-24 saat içinde düşer. 

Bademcikler kızarık, şiş ve üzeri beyaz zarla kaplıdır. Dil üstünde başlangıçta beyaz bir örtü ve onun altından çıkan kırmızı ödemli papillalar, beyaz çilek manzarasını oluşturur. 1-2 gün sonra beyaz örtü kaybolur ve dil, kırmızı çilek manzarasına döner. Damak ve küçük dil kırmızı ve ödemlidir.

Döküntü yaygın noktalı kızarıklık tarzında olup, kırmızı, noktasal ve ince sivilceler şeklinde görülür. Döküntüler koltuk altından, kasıklardan ve boyundan başlar. İğne başı büyüklüğündeki döküntüler 24 saat içinde tüm vücuda yayılır. Döküntüler birleşerek yaygın bir hal alır. Alın ve yanaklar kırmızıdır, ağız çevresi ve çene soluktur. Kol ön yüzündeki katlantı bölgesi, bilek, kasık, boyun gibi bölgelerdeki döküntüler, basmakla solmayan kırmızı çizgiler şeklindedir. Ciddi olgularda karın bölgesi, el ve ayaklarda küçük veziküler (uçuk gibi) lezyonlar görülebilir. Birinci hafta sonunda soyulma, yüzden ince kepeklenme tarzında başlar, gövdeye en son olarak el ve ayaklara yayılır. Soyulmanın süresi ve yaygınlığı, döküntünün şiddetine bağlıdır, 6 hafta kadar sürebilir. 

Komplikasyonlar: Akut romatizmal ateş, akut glomerülonefrit 

Tanı: Klinik olarak konur. Rapid Strep A testi ve boğaz kültürü ile desteklenir. 

Tedavi: Kızılın tedavisinde penisilin grubu antibiyotikler kullanılır. Allerjisi olanlarda eritromisin grubu tercih edilebilir. TEDAVİYE 10 GÜN DEVAM EDİLMESİ SON DERECE ÖNEMLİDİR. Antibiyotik tedavisi akut romatizmal ateş tehlikesini önleyebilmektedir. 

Korunma: Aşısı yoktur. Hasta çocuğun antibiyotik tedavisine başlandıktan 48 saat sonraya kadar diğer çocuklarla kontak kurmamasına çalışılmalıdır.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

*Katkıları için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beril Bayrak Bulucu’ya teşekkürlerimi sunarım.

EPİGLOTTİT

Yutkunma sırasında gırtlağın üst kısmını kapak gibi kapatarak yiyeceklerin soluk yoluna kaçmasını önlemekle görevli epiglotun iltihabıdır. Şiddetli ödem ve kıkırdakta erimeye kadar giden ciddi ve acil tedavisi gereken bir enfeksiyondur. Genellikle 2-8 yaş arası çocuklarda görülür. 

Etkeni: Çoğunlukla H. İnfluenza B tipi 

Bulaş: Virüs vücuda damlacık yoluyla boğazdan girer. 

Seyri: Şiddetli boğaz ağrısı, yüksek ateşle başlayıp hızla ilerleyerek çocukta genel durumda bozulma, yutma güçlüğü, ötme, nefes darlığı ve boğazında yumru varmış gibi kabalaşmış bir sese neden olur. Çocuk çok hasta, endişeli,boğaz ağrısından çok şikayetçidir, nefes alabilmek için belden yukarısını öne doğru eğip oturup vücudunu kolları ile destekler. Dili hafif dışarıdadır ve tükrüğünü yutamadığı için devamlı salya akıtır. Kruptaki gıcık şeklinde öksürük bunda görülmez. Çocuk 2 yaşından küçükse salyayı yutamamaya bağlı öksürük, ötme, morarma belirgindir.

 Tanı: Klinik yönden yapılır. Mümkünse boğazda derin endoskopi yapmaktan kaçınılmalıdır, çünkü dile fazla bastırılması, epiglota bağlı enflame sinir uçlarını uyararak nefesin durmasına neden olabilir. Mikrop, olabildiğince epiglotu fazla uyarmadan alınabilirse boğaz kültürü ile ya da kan kültürü ile tespit edilebilir. 

Tedavi: Çocuk hemen doktora götürülmeli, hastaneye yatırılarak İV yoldan kuvvetli antibiyotikler verilerek, oksijen desteği verilmelidir. 

Komplikasyonlar: Acil tanı konulup tedavi edilmezse ölümcül olabilir. 

Korunma: H. Influenzaya karşı aşılama yapılarak

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.