ÇENEM AĞRIYOR

  • Kulak ağrısı ile gittiğim doktor bana çenemde sorun olduğunu söyledi, kulağım normalmiş. Nasıl oluyor da kulak ağrısı çeneye vuruyor?

Temporomandibüler eklem yani çene eklemi kulak kanalının hemen önünde yer alır ve ortak bazı sinirlere sahip olmaları nedeniyle kulak problemleri çeneye, çene problemleri kulağa vurmaktadır.

  • Son zamanlarda sabahları çok şiddetli kulak ağrısı ile uyanıyorum, bir süre sonra kendiliğinden geçiyor. Sorun ne olabilir?

Acaba son zamanlarda stres altında olup geceleri dişlerinizi sıkma ya da gıcırdatma yapıyor olabilir misiniz? Çünkü çene ekleminin kulağa vuran ağrı yapmasının en sık nedeni kas kaynaklı sorunlardır. Bunlar myozit yani kas iltihabı, kas spazmı, histerik trismus, fibromyalji, kollajen bağ dokusu hastalıkları şeklinde sınıflandırılabilir. Kas spazmı ve histerik trismusta(çene sıkma)  zeminde yüksek psikososyal komponent bulunmaktadır. Yüksek stres altında sakız ve sert şeker çiğneme, diş gıcırdatma (bruksizm) karşımıza çıkar. Kas kaynaklı çene hastalıklarında ağrı aralıklıdır, genellikle sabah kalkınca belirgindir, zamanla çene içi eklemde harabiyete yol açıp kilitlenmelere yol açabilir. Tedavisinde sakız-şeker çiğneme, sert şeyler yeme veya ağızda çerez kırma, ağızla şişe vb. açma yasaklanır. Diş gıcırdatmayı önlemek üzere bir Diş Hekimi’ne başvurup “ısırma plağı” yaptırılması önerilir. Ağrılar geçene kadar yumuşak diyet verilir.  Esnerken çenenin ağıza 2 parmak girecek kadar açılması, daha fazla açılmaması öğütlenir.  Ağrıkesici ve kas gevşeticilerle desteklenir. Antienflamatuar jellerle çene eklemi üzerine hafif temaslı masaj faydalı olabilir. Tedaviye dirençli vakalarda fizik tedavi önerilebilir.

  • Esnerken çenemden takur tukur ses geliyor, bazen çok sakız çiğnersem çenem ağrıyor. Ne yapmalıyım?

Temporomandibüler eklemi diğer vücut eklemlerinden ayıran 3 önemli özellik vardır. Birincisi çene kemiği ile kafatasında içine girdiği kemik yuva arasında eklemi iki kısma ayıran özel oval fibrokartilajinöz bir disk içermesidir. Ağız açılırken çene kemiğinin ucu bu disk üzerinden kayarak ilerler. Disk de bu sırada çene öne giderken arkaya doğru toplanır. Bu sayede çene 2 kat daha fazla açılabilir. Çene kapanırken de eski yerine geri döner. İkinci özelliği dişlerin eklem üzerindeki etkisidir. Dişler birbirine temas etmediğinde çene ekleminin bütünlüğü ve pozisyonunu kemikler, kaslar ve bağlar sağlarken, dişler temas edince pozisyonu dişler belirler. Bu nedenle dişlerdeki sorunlar (çürük, diş eksiği, tek taraflı çiğnemeye yol açan diş ağrıları, diş yükseklik farkları vb.) çene eklemini direkt etkiler. Üçüncü özelliği ise çene kemiğinin vücutta her biri bağımsız hareket edemeyen iki menteşe ucuna sahip olmasıdır. Yani sağ çenedeki hareket sorunu sol çeneyi de etkiler.

Ağız açıp kapama esnasında “klik sesi” gelmesi, eklem içi kıkırdağın yapısında bozulmaların meydana geldiğinin göstergesidir. Normal kişilerin %50′sinde ağız 1-2 cm açıldığında klik sesi gelebilir. Ancak bu ses ile birlikte ağrının olması patolojiktir. İleri evrelerde kıkırdağın işlevini yerine getirememesi ve yerinden kaymasına bağlı çenede kilitlenmeler ortaya çıkmaya başlar.

Tedavide kilitlenme yoksa kas gevşetici, ağrı kesici ilaçlar, çeneyi dinlendirme (sakız-sert şeker çiğneme, sert şeyler yeme veya ağızda çerez kırma, ağızla şişe vb. açma yasaklanır), 4 hafta süreyle çene eklemini sabitleyip kıkırdak üzerindeki baskıyı kaldırmak üzere “ısırma splinti” kullanılması önerilir. Esnerken çenenin ağıza 2 parmak girecek kadar açılması, daha fazla açılmaması öğütlenir. Şikayetlerin ilerlemesi durumunda eklem içi yapışıklıkların giderilip yerinden kaymış olan diskin eski yerine konabilmesi için açık çene cerrahisi ya da artroskopik (kameralı-endoskopik) çene cerrahisi gerekebilir.

  • Küçükken çene üstü düştüğümü söyler annem, acaba ağzımı açtığımda çenemin sola kayması buna bağlı olabilir mi?

Çok büyük ihtimalle düşme sonucunda çene içi kıkırdağında zedelenme ve iyileşirken pozisyonunda değişiklik meydana gelmiştir. Bu durumda ağız açıldığında çene etkilenen tarafa doğru kayar. Tedavisinde çenenin düzgün kapanmasını sağlayıcı repozisyon protezi kullanılmaktadır.

  • Futbol maçında arkadaşla çarpıştıktan sonra çenem çıktı, bir hastanenin acilinde çenemi yerine oturttular. Bundan sonra nelere dikkat etmeliyim?

2-3 hafta boyunca çenenizin elastik baş sargısı ile sabitlenmesi gerekir. Bu dönemde sıvı gıda almanız gerekir. Bu durumun tekrarlaması durumunda cerrahi önerilebilir.

BURUN TIKANIKLIĞI HAKKINDA MERAK EDİLENLER

  • Çocukken merdivenden düşüp burnumu kırmışım. Kendimi bildim bileli burnumun sol tarafı devamlı tıkalıdır. Sağ taraf ise zaman zaman, özellikle de o tarafa yatınca tıkanıyor. Sizce ne yapmalıyım? 

Kıkırdak ve kemikten oluşan ve burnu iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları  burun tıkanıklıklarının en sık görülen nedenlerindendir. Bu bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza sonucu oluşmakta ya da ailesel geçişli olmaktadır. Eğer bu durum sizin günlük aktivitelerinizi kısıtlıyor, hatta uyku apnesi dediğimiz horlama ve nefes durmasında bir etken olarak rol oynuyorsa mutlaka cerrahi olarak düzeltilmesi gerekir. Bahsettiğiniz, sağ tarafta zaman zaman olan tıkanmanın nedeni, burnun akciğerleri olarak adlandırabileceğimiz burun etlerinin (konka), her iki burun boşluğundan geçen hava miktarını eşitlemek üzere, daha geniş olan sağ burnunuzu daraltmak üzere büyümesi nedeniyledir. Özellikle sağ tarafa yatınca konka damarları kanla dolmakta ve şişip burnunuzu daha çok tıkamaktadır. Ayrıntılı bir KBB muayenesi sonrasında cerrahi seçenekleriniz tartışılabilir.

  • Oğlumun burnu kışın devamlı tıkalı, yazın ise denize girdiği zaman çok rahatlıyor. Acaba sorun ne olabilir?

Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Bu, bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde burnun arkasında yer alan bir dokudur. Kışın nezle vb. mikroplarla savaşmak üzere genize eti de büyür. Yazın ise üst solunum yolu enfeksiyonları azaldığı için geniz eti tekrar küçülür. Geniz eti devamlı büyük olan çocuklar geceleri sesli nefes alırlar, hatta horlarlar. Bunun yanı sıra sürekli olarak ağızlarından nefes alırlar, dişlerinde de bozukluklar söz konusu olabilir. Bu durumda geniz eti ameliyatı  önerilebilir.

  • Bakıcısı 1 haftadır kızımın ağzının koktuğunu, sağ burun deliğinden yemyeşil kötü kokulu bir akıntı geldiğini farketmiş. Sinüzit olabilir mi? 

Dikkat, bu bir burunda yabancı cisim olabilir! Çocuklar küçük parçacıkları burunlarına sokma eğilimindedir. Bunlar düğme, çengelli iğne, oyuncak parçaları, bezelye, nohut vb. olabilir. Tek taraflı kötü kokulu akıntı hissettiğinizde dikkatli olun. Çünkü bu yabancı cisim tarafından tıkanmış bir burnu işaret edebilir. Bu durumda vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır.

  • Çok sık nezle-grip oluyorum. Bunu nasıl önleyebilirim? Grip aşısı işe yaramıyor diyorlar.  

Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı geçirebilir. “Doğal Ürünlerle Nezle Gripten Korunmak Mümkün mü?” başlıklı yazımda bu konuya ayrıntılı olarak değiniyorum. 

  • Bahar aylarında devamlı hapşırıyorum, gözlerim kızarıyor, burnum tıkanıyor, sesim değişiyor. Tedavisi nedir?

Saman nezlesi yani alerjik rinit tarifliyorsunuz.  Alerji  yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı vücutta oluşan aşırı reaksiyondur. Bazen besinler de buna yol açmaktadır. Polenler ilkbaharda veya sonbaharda sorun yaratırlar. Ev tozu ise bütün bir yıl boyunca kişiyi rahatsız edebilir.

Alerjinin ideal tedavisi , bazı durumlarda (iş ortamında halıyı kaldırtamazsınız, güneş alerjiniz varsa kendinizi eve hapsedemezsiniz!) mümkün olamasa da şikayetlere neden olan şeylerden uzak durmaktır. Alerjik hastalarda, soğuk algınlığında olduğu gibi, vücutta histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunca burun tıkanıklığı ve akıntısı oluşur.

Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırılabilir. Dekonjestanlar genişlemiş kan damarlarnı büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Antihistaminiklerin bazıları uykuya meyil yaratabileceğinden, bu ilaçları kullanırken otomobil kullanmamalı veya tehlikeli işlerde çalışılmamalıdır. Dekonjestanlar ise  kalp hızını ve kan basıncını artırdıkları için yüksek tansiyonu, kalp ritim bozukluğu, glokom (göz tansiyonu) ve prostat büyümesi olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hamileler ise alacakları herhangi bir ilaç için mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.

Kortikosteroidler (Kortizon) birçok alerjik hastada belirgin bir şekilde etkindir ancak bilinen yan etkilerinden dolayı muhakkak doktor kontrolünda kullanılmalıdır. Bunun yanında bu ilaçlar burun spreyi olarak kullanıldıklarında da etkilidirler ve bu kullanım şekli daha güvenlidir.

Alerji iğneleri (aşı tedavisi!) en spesifik tedavi yöntemidir ve yüksek düzeyde başarıya sahiptir. Öncelikle hastanın hangi maddelere karşı alerjisi olduğunu anlamak için kan ve deri testleri yapılır. Bunun sonuçlarına göre doktorunuz tedavinin başlangıç şemasını belirleyecek ve bu tedavi düzenli aralarla yapılan enjeksiyonlar şeklinde olacaktır. Bu tedavinin amacı,  insandaki alerjenle temas sonrası üretilen antikorları bloke ederek alerjik reaksiyonun önlenmesidir.   

  • Damarsal nezle nedir?

“Rinit” (nezle) burnun ve burun mukozasının inflamasyonu demektir. “Vazomotor” terimi ise kan damarlarını ilgilendiren durum demektir. Burun mukozası fazla miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atardamar, toplardamar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık, yarısı kapalıdır. Örneğin kişi egzersiz yaparken uyarıcı bir hormon olan adrenalin salgılanması artar. Adrenalin damarların büzülmesine neden olur, bunun sonucunda mukoza büzülür, hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır.Bunun tam tersi alerjik atakta veya kişi soğuğa maruz kalınca gelişir. Kan damarları genişler ve burun tıkanır.

Alerji ve enfeksiyonlar dışında yoğun stres, tiroid fonksiyonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, prostat küçültücü ilaçlar ve dekonjestan sprey ya da hapların aşırı veya uzun kullanılması vazomotor rinite yol açabilir. Bütün bu nedenlerin başlangıcında burun tıkanıklığı geçici ve geri dönebilir niteliktedir. Yani neden ortadan kaldırılırsa hastalık düzelebilir. Ancak tetikleyen faktör uzun sürerse, kan damarları elastikiyetini kaybeder ve olay geri dönülemez bir duruma dönüşürerek varisleşmiş damarlara benzerler. Hasta sırt üstü yattığında veya bir tarafına döndüğünde , özellikle konka adını verdiğimiz burun etlerinin alt kısımları kan ile dolup meme gibi sarkarak burnu tıkar. Bu nedenle bu şikayeti olan kişilerin başları yüksekte olacak şekilde yatmaları kısmen da olsa rahatlama sağlar. Şikayetlerin çok yoğunlaştığı dönemde artık cerrahiye ihtiyaç var demektir. (konkaplasti yani burun etini kısmen küçültme ameliyatı)

  • Uzun süredir burun tıkanıklığım var ama son 1-2 yıl giderek artıyor. Artık devamlı sıktığım Otrivine de fayda etmiyor. Ne yapmalıyım?

Otrivine “damlakeşliği” konusunda sayın meslektaşım Dr. Teoman Dal’ın Hürriyet Gazetesi’nde çok güzel bir yazısı yayınlanmıştı, okumanızı tavsiye ederim.

Burun, soluduğumuz havayı nemlendirir, vücut sıcaklığına getirip akciğere gönderir. Bu işlevi burun etleriyle yapar. Klima, sigara dumanı, alerji, kronik sinüzit gibi nedenlerle burun etleri şişip solunumu zorlaştırabilir. Otrivine ya da benzeri burun açıcı kullanıldığında damarlar büzülür, solunum kolaylaşır. Nezle, grip, sinüzit gibi problemlerde otrivine tedavisi uyguluyoruz. Ama ilaç 72 saatlik kullanımdan sonra bırakılmalı. İlacın etkisi üç, dört saatte geçer etler yine şişer. Sık ve sürekli kullanımla bünyede bağışıklık oluşur, burun eti yeterince küçülmez. Otrivine bağımlıları ilk iş olarak evdeki tüm Otrivine kutularını çöpe atmalı! Burunlarını bol bol serum fizyolojik spreylerle yıkamalı. Ancak bu yöntem Otrivine kadar burnu açmayacaktır, bunu bilip kabullenmeleri gerekir. Bağımlılık yüksek seviyede ve burun dokusu tahrip olduysa ameliyatla alt burun etleri yani konkaların tamamen alınmadan küçültülmesi gerekir.