GENİZETİ İLTİHABI (ADENOİDİT)

Genizeti nedir?

Boğazımızın gerisinde ve burnumuzun arkasında bulunan geniz eti (adenoid), boğazdaki halka şeklindeki bağışıklık sistemi dokularından biridir ve yerleşimi nedeniyle özel aletlerle  veya grafilerle değerlendirilebilir. Doğuştan itibaren var olan bu doku başlangıçta çocuk büyüdükçe büyümekte, 6-12 ay arasında görünür hale gelmekte, 3-7 yaş arasında en büyük boyutuna ulaşmakta ve 11 yaşından itibaren de gerilemeye başlamaktadır.   

Şikayet: Burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, özellikle sabah kalktığında ve gece uykuya daldığında yoğunlaşan gıcık öksürüğü, geniz akıntısına bağlı zaman zaman balgamlı öksürük, ağız kokusudur. Pek ateş yapmaz, sekonder olarak orta kulak iltihabına yol açtıysa ateş başlayabilir. Bu durumun uzun sürmesi ve sık tekrarlaması gelişmede gerilik, ağız ve diş yapısında bozulma ve kulaklarda sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve sıvı birikimine bağlı işitme kaybı ile sonuçlanabilmektedir.   

Tedavi: Geniz eti iltihaplanmasının yol açtığı öksürük, kulakta sıvı birikimi ve kulak  enfeksiyonları için öncelikle tıbbi tedavi (burnun serum fizyolojikle düzenli olarak yıkanması, gerekirse antibiyotik kullanımı) uygulanmaktadır. Ancak birkaç kez tekrarlanmasına rağmen kulaktaki sıvının gerilememesi, ağzı açık uyuma-horlama şikayetlerinin devam etmesi geniz etinin alınmasını  gerektirebilir. Geniz eti ameliyatı, çok düşük risklere sahip, çabuk iyileşme sağlayan basit ameliyatlardan biridir. Yarık damaklı olan veya yarık damak ameliyatı olup damağı tamir edilen hastalarla gizli yarık damağı (submuköz yarık damak) olan kişilere geniz eti ameliyatı yapılmaz.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

NEZLE

Genellikle erişkinler yılda 2-4 kez nezleye yakalanmaktayken, çocuklarda bu sayı 6-8’i bulmaktadır.

Etkeni: Rhinovirüs, coronavirüs

Kuluçka dönemi: 2-7 gün

Süresi: Burun akıntısı geçene kadar, genellikle 1 hafta

Bulaş: Bu virüsler vücutta ya da ellerde saatlerce canlı olarak kalabilmektedir. Özellikle kreşler, okullar çocukların bu tür enfeksiyonları kolaylıkla kapıp eve getirebilecekleri ortamlardır. Çocuklar bu ortamlarda çok yakın temastadırlar, oyuncaklar yoluyla ya da el ele tutuşarak birbirlerine virüsü geçirmektedirler.

Seyri: En erken bulgular halsizlik, hapşırma, burun akıntısı, boğazda kaşıntı, hafif ateş, koku ve tat duyusunda azalma şeklindedir. Bu bulgular sonraki 2-4 gün içinde iyice kötüleşmekte ve bu süreç zarfında diğer insanlara bulaştırıcılık da en yüksek olmaktadır. Sonraki bulgular seste boğuklaşma ve öksürüktür. Ateş çoğu kez gözükmez, ancak ikincil bir bakteri enfeksiyonu olursa açığa çıkar. Burun akıntısı birkaç gün sonra epitel hücreler atıldığı için biraz koyulaşır, yeşilimsi bir kıvam kazanır. Bu illaki bakteriyel bir enfeksiyon ilave olduğu anlamına gelmez.

Komplikasyonlar: Orta kulak iltihabı, sinüzit vb. (sekonder bakteriyel enfeksiyona bağlı)

Tanı: Anamnez ve muayene ile konulur, özel bir tetkike gerek yoktur.

Tedavi: Antibiyotiklerin yeri yoktur. Soğuk algınlığı ilaçlarının çocuklardaki etkinliği kanıtlanmadığı gibi güvenlik verileri de, özellikle 2 yaş altında yeterli değildir. Özellikle burnun erken dönemde tuzlu su solüsyonlarıyla temizlenip açılması önemlidir. Nem-buhar makineleri çocuğu rahatlatmaya yardımcıdır. Bol sıvı, bal (1 yaş üstü), zencefil, kekik, taze sıkılmış meyve suları gibi doğal ürünler daha hızlı iyileşmeye yardımcı olabilir.

Eğer 14 gün içinde hastalık geçmiyor ya da sonradan ateş ortaya çıkmışsa sekonder bir bakteri enfeksiyonu düşünülerek doktorunuz tarafından antibiyotik başlanabilir.

Korunma:Çocuğa el yıkama alışkanlığının kazandırılması ve çocukların ortak kullandıkları eşyaların sık olarak dezenfekte edilmesi önemlidir. Erken dönemde burnun serum fizyolojiklerle temizlenip açık tutulması da kulak enfeksiyonu gibi ikincil komplikasyonları önleyebilir.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.