*Johannes Brahms
Ünlü Alman besteci Johannes Brahms 1833’de Hamburg’da doğdu. Eldeki veriler Brahms’ın ileri yaşta uyku apnesi olduğunu düşündürüyor, çünkü yakınları Brahms’ın aşırı derecede horladığını belirtmekte, ayrıca kısa tıknaz vücudu ve kalın boyun yapısı da bu duruma yatkın olduğunu akla getiriyor.
*Ludwig van Beethoven
27 yaş civarında klasik müzik bestecisi Ludwig van Beethoven (1770-1827) kaderin kurbanı oldu, tiz sesleri duymada sorun yaşamaya başladı. Ardından çınlama ve hiperakuzi (yüksek seslerden rahatsız olma) de tariflemeye başladı. Bu kadar erken yaşta ortaya çıkan bu şikayetler, işitme sinirinde bir harabiyetin başladığını düşündürmektedir.
Buna rağmen Beethoven beste yapmaya devam etti ve uzmanlara göre yaşadığı işitme sorunları kendi müziğini dış gürültülerden izole olarak duymasını sağladı. Ancak topluluk içindeki müzik performansları bozulmaya başladı, bu da ilgisini sadece beste yapmaya yöneltti.
Zamanla işitmesi iyice bozulan Beethoven 50 yaşında tamamen sağır oldu. Buna rağmen 1827 yılında ölene kadar beste yapmaya devam etti.
*Eng ve Chang
Tayland’da yapışık Siyam ikizleri olarak doğan ve hayatlarını bu şekilde devam ettiren Eng ve Chang bu anatomik anormallikleri nedeniyle çok popüler olmuşlardı. Amerika’ya göç ettikten sonra, Eng ve Chang vatandaş olup 1843’de Yates kardeşlerle evlendiler. Yavaş yavaş , Chang’in her iki kulağında, Eng’in ise sol kulağında işitme kaybı ortaya çıkmaya başladı. Bu durum, yaşamlarını avcılıkla kazanan bu kardeşlerin silah atışına bağlı işitme siniri travmasına bağlanmıştır. Eng’in sağ kulağının etkilenmemesinin nedeni, silahı ikizlerin solda yer alanı olan Chang’in sol omzuna dayayarak ateşlemeleri sırasında Eng’in kafasının bariyer gibi sesi kısmen de olsa izole ederek sağ kulağını korumasına bağlanmıştır.
*Grover Cleveland
Amerika’nın 22 ve 24. Dönem başkanı Grover Cleveland, 2 farklı dönemde başkanlık yapan ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Sol üst çenesindeki sarkom nedeniyle geniş bir ameliyat geçirmiştir. Sarkom bağ dokusunun oldukça agresif bir tür kanseridir ve genellikle kemik, kıkırdak, yağ dokusu, kas, kan damarlarını tutar. Ancak günümüzde 1893’te konulan bu sarkom tanısının doğru olmadığı, verrüköz karsinom olduğu iddia edilmektedir. Verrüköz karsinom yakın dokulara yayılan ancak nadiren metastaz yapan, sarkoma kıyasla daha iyi huylu bir kanser türüdür. Ameliyatta üst çenesi tamamen alınmış, damağındaki boşluk konuşmasını devam ettirebilmesi için özel bir protez ile kapatılmıştı. Ameliyat 1917’ye kadar sır olarak saklandı. Cleveland 1908’de öldükten sonra doktoru W. W. Keen’in ünlü vakayla ilgili “The Surgical Operation on President Cleveland in 1893 (Başkan Cleveland’ın 1893’teki ameliyatı) ” başlıklı bir bilimsel makalesi bulunmaktadır.
*Thomas Edison
Ünlü mucit Thomas Edison (1847-1931) elektrik ampülünü ve ekonomik, pratik aydınlatma sistemini icat etmiştir. Edison’un neredeyse tamamen sağır olduğu bilinmektedir. 14 yaşında geçirdiği kızıl sol kulağında tamamen, sağ kulağında ise %80 sağırlığa yol açmıştır.
*Sigmund Freud
Psikoanaliz, Ödipüs kompleksi ve insan psikolojisi üzerine çalışmaları olan Sigmund Freud, yoğun sigara ve alkol kullanıyordu. Bu kötü alışkanlıklarından kurtulmaya çalışırken pek çok sağlık sorunu yaşamıştır. 67 yaşında çenesinde kanser saptanmıştır. Ölmeden önceki 16 yıl boyunca sert damaktaki kötü huylu ülser için devamlı tedavi aldı ve büyük ameliyatlar geçirdi. Buna rağmen kanser alt çeneye, göz tabanına ve yanağına atladı. Yapılan ameliyatlar başarısız oldu ve sonunda acıları 1939’da kalp yetmezliği ve yüksek doz morfin kullanımı ile ölmesiyle sona erdi.
*Franz Haydn
“Sürpriz Senfoni” ve “Mevsimler” in bestecisi Joseph Haydn kronik, tekrarlayıcı nazal polipten (burun eti) muzdaripti. Baş ağrıları nedeniyle bir dönem beste yapması bile engellenmişti. Ameliyat komplikasyonları ve sonradan yaşayacağını düşündüğü ağrıdan korktuğu için radikal cerrahi tedaviden hep kaçmıştı.
Nazal polip, sinüslerden kaynaklanıp buruna doğru sarkan şişmiş et gibi mukoza parçalarıdır. Bu iyi huylu kitleler sinüs ağızlarını tıkayarak sinüs içinde yoğun sıvı birikimine ve dolayısıyla şiddetli baş-yüz ağrısına yol açarlar. Haydn sadece etlerin sarkan kısımlarının alınmasına izin vermiş ve bu şekilde 4 ameliyat geçirmiş ama tabii ki geniş cerrahi uygulanmaması nedeniyle şikayetleri tekrarlamıştır. Günümüzde bu poliplerin allerji/allerjik sinüzit, çocuklarda kistik fibrozis veya vazomotor rinit nedeniyle oluştuğu bilinmektedir. Bu etlerin küçültülmesi için çeşitli tedavi modaliteleri geliştirilmiştir. Cerrahi, kişinin burun tıkanıklığı ve baş ağrısını geçirmede etkiliyken, polip oluşumunu tetikleyen faktörlerin kontrol altına alınamaması durumunda tekrarlamalar olabilir.
*Frank Sinatra
Ünlü şarkıcı Frank Sinatra (1915-1998), tüm dünyada kadife gibi sesi ve mırıldanır gibi şarkı söylemesiyle bilinmektedir. Maalesef 1952’de ses telleri iltihaplıyken (larenjit) şarkı söylemeye çalıştığında ses telleri içine kanama oluşmuş ve bu durum kalıcı bir hal alarak bu özel yeteneğini kaybetmesine yol açmıştır.
*George Washington
George Washington Amerikan tarihinde en etkili ve bilinen başkanlardan biridir. Zamansız ölümü hastalığının tanısındaki çelişkilere ve o zamanlarda uygulanan tedavilere bağlanmaktadır. Aralık 1799’da Washington şiddetli bir boğaz enfeksiyonu ve sıtma gibi ateş nöbetleri geçirmekteydi. Tedavisini yakın arkadaşlarından Dr. James Craik üstlenmişti. Dr. Craik, anjin tanısı koymuş, yardımcılarından Elisha Cullen Dick ise “boğazı rahatlatmak için” trakeotomi (üst havayolu tıkalı olduğunda daha aşağıdan havayolu sağlamak için boyun orta kısmından girilip nefes borusuna delik açılan cerrahi işlem) önermiş ancak önerisi reddedilmişti. Bunun yerine diğer doktorları iltihaplı dokuyu günde 4 kez kesip kan akıtarak tedavi etmeye çalışmışlardı. Bu da günde 2,5 litre kan kaybı demekti. Günümüzde Washington’un anjine yol açan streptokok enfeksiyonunun yanısıra kan kaybına bağlı şok, kan akıtma sırasında boğulma ve susuz kalmaya bağlı öldüğü düşünülmektedir. Boğazın streptokok enfeksiyonu, Streptococcus adı verilen bir tür bakterinin bademcikleri ya da farinksi tutması ile gelişir ve basit bir antibiyotik tedavisi ile iyileşme sağlanır.
*Oscar Wilde
Ünlü İngiliz yazar Oscar Wilde 1854 yılında doğduğunda, babası ünlü bir kulak doktoruydu. Maalesef Wilde, tüm çocukluğu boyunca tekrarlayan kulak enfeksiyonlarıyla boğuştu. Uzun yıllar sonra 2 yıl hapishanede yattığı dönemde kulak iltihapları tekrarlama göstermişti. 1900’da yani hapishaneden çıktıktan 3 yıl sonra ölen Wilde’ın ölüm nedeninin kulak kolesteatomu olduğu düşünülmektedir. Müzmin kulak iltihabının ileri ve ciddi bir şekli olan kolesteatom, orta kulakta çevre dokuları ve kemikleri eriten salgılar içeren bir deri topağı olarak tanımlanabilir. Tedavi edilmediğinde üstteki kemiği eriten kolesteatom, enfeksiyonun beyine yayılmasına, dolayısıyla menenjite yol açmaktadır. Bu da o dönemlerde kontrol altına alınamadığı için Oscar Wilde’in ölmesine neden olmuştur.
*(KAYNAK: http://www.entnet.org/museum/famous_figures_index )
Filiz Akın
Türk Sineması’nın efsanevi oyuncusu Filiz Akın’a 2002′de Nazofarinks kanseri (burnun arka tarafı yani geniz bölgesi kanseri) tanısı konuldu. Houston M.D. Anderson Kanser Merkezi’nde gördüğü uzun bir tedavi sonrasında tamamen iyileşen Filiz Akın, katıldığı bir konferansta, hastalığı yenmesindeki en önemli etkeninin moralini yüksek tutmak olduğunu söylemiştir.
Savaş Ay
Ünlü televizyoncu ve gazeteci Savaş Ay’ın kanser teşhisi aslında tesadüfen çalan bir telefonla konulmuş. 1998′de bir doktor izleyicisinin sesiyle ilgili uyarısıyla kontrole giden ve gırtlak kanseri olduğunu öğrenen Savaş Ay, erken teşhis sayesinde dimdik ayakta. Hayatındaki her şeyi, tedavi sürecine göre değiştiren Ay, radyoterapi seanslarında dinlemek için hazırladığı şiir kasetleri ile moral bulmuş. Tabii aile ve dostlarının sevgisi de ünlü gazeteciye ilaç olmuş. Günümüzde gırtlak kanserine yol açan nedenlerin en başında sigara kullanımının olduğu bilinmektedir.
Juanito
“Arkadaşımın Aşkısın”, “Kumsaldaki İzler”, “Ay Beyaz Deniz Mavi” gibi romantik şarkılarıyla 1960′lı ve 70′li yıllarda müzik listelerini sarsan Cezayir asıllı şarkıcı Juanito, 1960′ların ortasında grubu Los Alcorson ile İzmir’e gelmiş ve ilk kez Mogambo adlı kulüpte çıkmıştı. Ardından fuarda şarkı söylemeye başlayan, çok geçmeden de Fahrettin Aslan’ın dikkatini çekip Maksim Gazinosu’na transfer olan şarkıcı, birkaç ay içinde tam bir Türk dostu olmuştu. Ancak 1971 yılında, eşi çocuklarını da alarak Paris’e dönünce, peşlerinden gitmek zorunda kalmıştı. Şanssızlık onu Fransa’da yakaladı. Gırtlak kanseri nedeniyle ameliyat olmak zorunda kaldı ve ses tellerini kaybetti, şarkıcılığı bırakıp taksi şoförlüğü yapmaya başladı. 2000 yılında, eski kayıtları CD olarak çıkarılacağı için yeniden Türkiye’ye geldi. Ve bir kez daha herkesin hayranlığını topladı. Şimdilerde emekli bir adam olarak Fransa’da yaşayan Juanito, her yıl tatil için İstanbul’a, Galata’daki evine geliyor. Evinin yakınlarındaki bir cafe’de playback olarak şarkılarını okumaya devam ediyor.
Atilla Koç
Kültür ve Turizm Eski Bakanı Atilla Koç, ekranlara ve fotoğraf karelerine yansıyan ‘mışıl mışıl’ uyuma görüntülerine nokta koydu. “Uyku apnesi” tanısı konan Bakan Koç, geceleri rahat uyumasını sağlayan özel bir cihazla (CPAP) uyuyor. Tedaviden olumlu sonuç alan Eski Kültür Bakanı, “Testlerin sonucuna göre gece uyurken nefesim 38-40 kez kesiliyormuş. Bu, normal insanın 3-4 katına denk geliyor. Yani, nefes duruyor. Siz, bu kesilmeler çerçevesinde, uykunuzu yeterli alamıyorsunuz. Şimdi daha rahat uyuyorum ve uykumu aldığım için artık uykum bölünmüyor”diye belirtti.
Tuğba Özay
13.03.2007 Ankara’da Başkent Moda Günleri’ne katılan manken Tuğba Özay, İstanbul’a dönerken trafik kazası geçirdi. İçerisinde bulunduğu otomobil rampa aşağı inerken ani fren yapıp savrulunca başını ön cama ve kapıya çarpan Tuğba Özay’ın yüzünde ve vücudunda morluklar oluştu. Yaşanan kazanın ardından İstanbul’da sahne alacağı tiyatro oyununun son provasına yetişmek için yoluna devam eden Özay’ın kulağında ve başında ağrılar artınca akşam saatlerinde Bolu’da bulunan özel bir hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk muayenesinde vücudunun çeşitli yerlerinde ezilme ve morluklar ile iki kulağında yırtık tespit edilen Özay, ameliyata alınarak kulak zarları tamir edildi.