ORTA KULAK İLTİHABI AŞILARLA ÖNLENEBİLİR Mİ?

 

Gelişmiş ülkelerde çocukların yaklaşık % 62′si 1 yaş civarında, % 80′i 3 yaş civarında ve %100′ü ise 5 yaş civarında ilk orta kulak iltihabı atağını geçirmektedir. Bu kadar sık ve yaygın görülen bu hastalığı önleyebilmek adına günümüzde pek çok araştırma ve çalışma yapılmaktadır. Bunlardan biri aşılamadır.

Aşı nedir?Aşı, vücudun bağışıklık sistemini uyararak belli bakteri ve virüslere karşı savaşa hazırlıklı olmasını sağlayan bir tür preparattır. Aşı uygulandıktan sonra, ilgili mikroba karşı vücutta “antikor” adı verilen proteinler (bir nevi silahlar) üretilir ve bu sayede o mikropla temas durumunda, mikrobun yok edilmesi ya da zararlı etkisinin hafifletilmesi amaçlanır.

Pnömokok mikrobu (Streptococcus pneumoniae)  orta kulak iltihabı, sinüzit, pnömoni (zatürre) ve menenjit gibi oldukça riskli  hastalıklara yol açtığı bilinen en sık görülen ajanlardan biridir.  Günümüzde bu mikrobun pek çok türüne karşı geliştirilmiş bir aşı bulunmakta ve Türkiye’de de rutin olarak uygulanmaktadır. Yaş gruplarına göre uygulama sıklığı ve sayısı değiştiği için bu konu hakkında bilgi almak üzere çocuk doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Konjuge Pnömokok Aşısı: Oldukça etkili ve güvenli bir aşıdır.  Kişiden kişiye değişmekle birlikte, mikrobun tehlikeli formlarının % 97′sine karşı koruma sağlamaktadır. Aşı sonrası yan etki olarak iğne yapılan yerde kızarıklık, şişlik ve hassasiyet ile hafif ateş görülebilir. Allerjik reaksiyon ise çok nadirdir. Bebeklere uygulanabilen ve 2 yaş altına yapılabilen tek pnömokok aşısıdır. 5 yaş altı çocuklarda konjuge aşı orta kulak iltihabını önlemede oldukça etkilidir. 

Haemophilus influenzae (NTHi) ve  Moraxella catarrhalis aşısı: Orta kulak iltihabı ve sinüzite yol açan diğer en sık görülen ajanlardan olan Hemofilus ve Moraxella mikrobuna yönelik aşı geliştirme  çalışmaları devam etmektedir.

*Bu yazının hazırlanmasında American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery’nin web sitesindeki ilgili makaleden yararlanılmıştır.

ORTA KULAK İLTİHABI

  • Geçen gün kızım çok ateşlendi, çocuk doktoruna götürdük, orta kulak iltihabı dedi, antibiyotik verdi. Evde bir de küçük bebeğim var, ona bulaşır mı? Orta kulak iltihabı çocuklarda en sık doktora gitme nedenlerinden biridir. Genellikle küçük çocuklarda sık görülmekle birlikte erişkinleri de etkileyebilmektedir. 6 yaş altı tüm çocuklar 1 ya da 2 kez orta kulak iltihabı geçirir. Sıklıkla kışın ve ilkbaharın ilk aylarında karşımıza çıkar.  Orta kulak iltihabı tek başına bulaşıcı değildir, buna yol açan nezle-grip virüsü burun salgıları yoluyla hapşırmakla, enfekte ellerle temas etmekle bulaşır. Bunların bulaştığı kişide eğer bağışıklık yetersizse, geniz eti, deviasyon gibi burun tıkanıklığına yol açan anatomik bir sorunu var ise, nezle-grip iken uçak yolculuğu yapmış ise östaki tüpünün (orta kulakla burun  arasında genizde yer alan ince bir kanal) ve enfeksiyona bağlı şişip kapanması nedeniyle orta kulak iyi havalanamaz ve bu kişi de dolaylı olarak orta kulak iltihabı yaşayabilir. 

    Bu nedenle bebeğinizi diğer çocuğunuzla çok temas ettirmeyin, aynı odada yatırmayın, öptürmeyin ve örneğin kızınızın burnunu sildikten sonra ellerinizi yıkayıp bebeğinizi kucağınıza alın. Ancak tüm bu önlemlere rağmen bebekte burun tıkanıklığı, hapşırma, öksürme başlarsa burnunu açık tutmak için bebeklere uygun burun damlalarından (tuzlu su içeren!) kullanın ki östaki ağzı olabildiğince açık kalsın.

    • Orta kulak iltihabı ne gibi sorunlara yol açar?

    Öncelikle oldukça fazla kulak ağrısı, ateş ve işitme kaybına yol açar.  Ayrıca tedavi edilmediğinde, özellikle bebeklerde kafada yer alan diğer bazı yapılara yayılabilir. Bu nedenden dolayı bebeğinizde huzursuzluk, devamlı o kulağını çekiştirme, kusma, ateş varsa, kulak arkasında şişlik ve kızarıklık ortaya çıkmışsa hemen bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmanız gerekir.

    • Orta kulak iltihabı nasıl oluşur?  

    Nezle-grip, alerji vb. ‘ye bağlı östaki tüpünün ağzında tıkanıklık oluştuğunda öncelikle orta kulak havalanması bozulur, tedavi yapılmazsa orta kulakta negatif bir basınç ortaya çıkar ve bu da çevre dokulardan orta kulağa bazı sıvıların çekilmesine yol açar. Bakteri ya da virüsler ise bu sıvıya geçip (durağan sıvılarda mikrop çoğalması daha kolay olur- bataklık gibi!) orta kulak iltihabına yol açarlar. Bu iltihaplı sıvı kulak zarını dışarı ittirip, sonra da tutup kulak zarında şişme, kızarıklık ve buna bağlı şiddetli ağrı yaratır. Kulak zarı şişmiş olduğu için ve arkasında hareket etmesini önleyen yoğun bir sıvı olduğu için işitme görevini yerine getiremez ve kişide işitme kaybı ortaya çıkar.

    Bazen bu baskıya ve inflamasyona dayanamayan kulak zarı bir yerinden delinip akmaya başlar. Bu durumda kişinin ağrısı geçer, ateşi düşer ancak bu sefer de orta kulak dışarısıyla temasa geçer ve müzmin orta kulak iltihabına dönüşebilir. Bu nedenle herhangi bir kulak akıntısı olduğunda bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerekir.   

    • Orta kulak iltihabı nasıl tedavi edilir?

    Uygun bir antibiyotik seçimi ve gerekli sürede (en az 7 gün, ideali 10 gün)  kullanım ile orta kulak iltihabı tedavi edilebilir.  Beraberinde var olan patolojiye göre ateş düşürücü-ağrı kesici, dekonjestan, antihistaminik (alerji ilacı) ilaçlar, burun damlaları eklenebilir.

    Önemli olan sık sık doktor kontrolüne gitmektir. Tıbbi tedaviye rağmen ateşin düşmemesi, ağrının artması, kulak akıntısının başlaması, baş ağrısı ya da kulak arkasında şişlik-kızarıklık oluşması halinde tedavi yeniden düzenlenebilir veya bazı cerhi müdahaleler gerekebilir.

    Halk arasında bilinen adıyla “kulağı çizdirme” dediğimiz miringotomi işlemi bunlardan biridir. Bu, kulak zarının ileri derecede bombe olduğu ya da baloncuk yapmaya başladığı durumda kulak zarının iyileşme potansiyeli en fazla olan yerinden bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından özel aletlerle çizilip iltihabın temizlenmesi işlemidir. Kesilen yer çoğunlukla birkaç gün içinde kendi kendine kapanmaktadır. Ancak tam kapanma olana kadar kulağa asla su kaçırılmaması gerekir.

    • Orta kulak iltihabından nasıl korunulur?

    Orta kulak iltihabına yol açan faktörlerden korunmakla tabii ki! Nezle-grip olduğunuzda burun tıkanıklığını açmaya çalışmalı, kuvvetli sümkürme ya da tam tersi kuvvetli burun temizleme yapmamalı, hastayken uçak yolculuğu yapmamalı, çevrenizdeki insanların hastalanması el temizliği ve hjyene özen gösterilmeli, hastayken öpüşmemeli ve vücut direncini yüksek tutmak için dengeli beslenmeli, sigara içmemeli, yeterli uyumalı ve dinlenmelisiniz. 

    Bebek ve çocuklarda östaki tüpünün erişkinlere göre kısa ve geniş olması, mikropların ve yutulan sıvıların genize kaçması durumunda rahatça burundan orta kulağa geçmesine yol açar. Özellikle bebeklerin biberonla beslenmesi sırasında ve sonrasında bu konuya çok dikkat edilmesi gerekir. Bebek düz yatırılarak ya da yatağında beslenmemeli, beslenme sonrası 1-2 saat yatırılmamalı, yatağın başı yükseltilerek yatırılmalıdır.

    Nezle-grip-orta kulak iltihabı olan çocukların tam iyileşene kadar kreşe/okula gönderilmemesi gerekir.

    Ayrıca çocukların yanında sigara içilmemelidir (çocuk odasındayken salonda içiyoruz, sonra havalandırıyoruz gibi açıklamalar yetersizdir, çünkü sigaranın irritan partikülleri oda içindeki eşyalara sinmekte ve ne kadar havalandırılırsa havalandırılsın çocuğu etkilemektedir!!!), yapılan çalışmalarda sigara dumanına maruz kalan çocukların daha sık hasta olduğu görülmüştür.  

    • Oğlum 10 gün önce orta kulak iltihabı geçirdi, doktoru iltihabın geçtiğini ancak kulakta sıvı kaldığını söyledi. Bu sıvı nedir ve nasıl tedavi edilir?

    En az 7 günlük, ideali 10 günlük antibiyotik tedavisi sonrası, orta kulaktaki iltihap gerilemekte,  %40 çocukta geride iltihapsız bir sıvı kalmaktadır.  Bu sıvı çoğu çocukta 3-6 haftada kendiliğinden kaybolmaktadır. En az 3 aylık takip sonrasında kulaktaki sıvının kaybolmadığı durumlarda, kulağa tüp takılması (ventilasyon tüpü) gerekmektedir. Bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgileri “Kulakta sıvı birikmesi ve kulak tüpü (SSS)”  ve “Kulak tüpü nedir, neden takılır?” başlıklı yazılardan edinebilirsiniz.

    • Merhabalar. Benim 4 aylık yeğenimin kulağında bir şişlik var. Bir iki ay kadar önce çocuk rahatsızlandı ve doktora başvurduk, ortak kulak iltihabı teşhisi koyuldu ve ilaç falan kullandıktan sonra iyileşti. Birkaç haftadır da çocuğun kulağında gözle görülebilecek kadar bariz bir şişlik var, sağ kulağı diğer kulağına göre oldukça dışa açık görünmekte. Kulağında herhangi bir akıntı yok, yüksek ateş gibi bir şikayetimiz de yok çocuğun kulağına dokunduğumuzda aşırı tepki verip ağlamıyor. Tekrar doktora başvurduk ve biraz daha beklememiz gerektiği söylendi. MR çekilmesi gerekebilir ve MR çekmemiz için çocuğu uyutmamız gerekir gibi şeyler söylediler haklı olarak. Biraz daha bekleyip eğer kulak arkasında herhangi bir kırmızılık veya çocukta aşırı huzursuzluk gibi şeyler olursa acil götürmemizi söylediler. İsterseniz eğer fotoğrafını da size gönderebilirim. Acaba ne yapmalıyız? Şimdiden teşekkürler.

    Bahsettiğiniz durum, orta kulak iltihabinın bir komplikasyonu olan ve bebeklerde nispeten daha sık görülen “akut mastoidit” dediğimiz durumdur. Bunun nedeni bebeklerin kemik yapılarının yumuşak olması ve diger kafatası kemikleriyle tam birleşmemiş olmasından dolayı orta kulaktaki iltihabın
    kulak kemiğini (mastoid) tutması ve oradan iltihabın deri altına kaçmasıdır. Genellikle orta kulak iltihabından 2-3 hafta sonra, kulakarkası ve üstünde cilt alti dokularda sıvı birikimi, buna bağlı olarak
    kulağın öne ve aşağı dogru itilmesi ile karakterizedir. Tanısı için acilen Kulak Tomografisi çekilmesi gerekir. Tedavisinde yoğun antibiyotik kullanımı (genellikle damardan iğne seklinde), iltihabın
    boşaltılabilmesi için ameliyatla kulağa tüp takılması, hatta enfeksiyon çok ilerlemişsee mastoid kemiğin de içinin ameliyatla temizlenmesidir.  Size önerim, hafif bir sakinleştirici ilaç altında hemen tomografi çekilip ona göre tedaviye karar verilmesidir. Geçmis olsun.

    • 2005 doğumlu oğlumuz bundan 1 ay önce ateşlenince çocuk doktorumuza götürdük. Çocuğun sağ kulağının sıvı topladığını, 7 günlük N….. 1 gr sabah akşam iğne tedavisi vereceğini ve eğer bu kürde geçmezse hemen KBB’ye gitmemiz gerektiğini söyledi. 7 gün geçtikten sonra bakıldı ve hemen KBB’ ye gönderildik. KBB uzmanı bize 10 günlük L….. sabah akşam önerdi ve toplamda 20 gün sonra timpanogram ve nazofarenks grafisi çektirip gelin dedi. Bizim bu süremiz dolmak üzere ve kulağındaki iltihap geçmiş ama sıvı hala duruyormuş(Çocuk doktoru baktı). Geceleri burnundan nefes alamıyor ve oğlumuz kreşe gidiyor. Bu aralar tekrar enfeksiyon kapma olasılığı da yüksek. Tympanogram right volume: 0.11 ml, compliance 0.16 ml, pressure -168 dapa, gradient 0.04 ml. Tympanogram left volume: 0.18 ml, compliance 0.14 ml, pressure -260 dapa, gradient 0.04 ml. Geniz filmini henüz çektirmedik. Sitenizden edindiğim bilgilere göre şu konularda bana yardımcı olabilirmisiniz?

    1. Geniz filmini çektirmek için beklemelimiyim? Şu aralar öksürüyor, geniz etinin büyük gözüküp bizi yanıltma olasılığı varmı dır?

    2. KBB uzmanı kulaklarına tüp takılıp geniz eti de alınır diyor. Biz ise beklesek ya da sadece genizetini aldırsak, kulağındaki sıvı toplaması zamanla geçer mi? Oğlumuzun
    kulağında duyma kaybına yol açmaktan da korkuyoruz. Bu olasılık söz konusu mudur? Sizden haber bekliyoruz. Şimdiden çok teşekkürler.

    Öncelikle gecmis olsun.  Çocuğunuzun geçirdigi hastalık ve buna ait tedavi ve tetkikleri ayrıntılı yazdığınız icin tesekkür ederim.  Birkaç noktayı sormam gerekiyor, bu orta kulak iltihabı bu sene ilk defa mı oldu? Ya da bebekliğinden beri yılda kaç kez orta kulak iltihabı geçirdi? Ağzı açık uyuma, horlama sadece hastalık dönemine mi özgü? Horlamalar sırasında nefesi de duruyor mu? Eviniz çok aşırı sıcak ve kuru mu? Evde sigara içiliyor mu? Çocuğunuz allerjik mi?

     Bilimsel istatistiklere gore tüm çocukların yaklaşık %75′i 5 yaşından önce yılda en az 1 kez orta kulak iltihabı geçirmektedir. Bunların %10′unda ise orta kulak iltihabı sonrası kulakta hapsolan sıvı (effüzyon) en az 8 hafta süreyle kalmaya meyillidir. Kreş faktörü, orta kulak iltihabı geçirme sıklıgını arttıran temel faktörlerdendir. Evde sigara içilmesi (çocuğun yanında içilmiyor ya da evi havalandırıyoruz gibi eylemler maalesef sigaranın çocuğa zararını engellemiyor!), evin çok sıcak ve kuru olması ya da çocuğun alerjik olmasına rağmen evde uyuduğu odada kedi-köpek-kuş-peluş,tüylü oyuncak-halı vb. bulundurulması da riski arttırır.

    Orta kulak iltihabının tedavisinde ilk doktorunuzun seçtiği antibiyotik gayet uygun, sonrasında kullanılan ilaç ise bazen yeterli etkiyi gösteremeyebiliyor. İdeal olanı amoksisilin içeren bir ilacın minimum 10 gün, hatta kontrolünde sıvı devam ediyorsa 3 hafta boyunca verilmesidir. Kendi pratiğimde 10 gün amoksisilin kullandıktan sonra sıvının miktarinda azalma yok ya da koyulasma varsa beraberinde metronidazol içeren bir antibiyotik de ekleyerek ikili tedaviyi seçmekteyim. 3 haftalik etkin antibiyotik kullanımı sonrasi düzelme yok ise hastayı sık kontrollere çağırarak 3 ay kadar takip etmek gerekiyor. Bu süre zarfinda burun temizliği önemli! Burnunu asla içine çekmemeli ve kuvvetli sümkürtme yaptirilmamalı!!! Ev kuru ise soğuk buhar makinesi kullanılmalı! Sigara içiliyorsa asla evin içinde içilmemeli! Sıvının bu süre sonunda da dağılmaması durumunda ise maalesef geniz etinin alınması ve kulaklara tüp takılması aşamasına geçiliyor.

    Sorularınıza gelince:

    1. Yazdığınız tetkik (timpanometri) sonucunda her iki kulakta sıvı birikimi olduğu görülüyor. Geniz eti filmi tabii ki genizetinin boyutlarını takip etmede yardımcı bir tetkik. Ancak geniz eti cok küçük olup 3 ay kulaklardaki sıvının kaybolmadığı hastalar da olmaktadır, yani ameliyat kriteri kulaktaki sıvının durumu ve süresidir (orta kulaktaki çok koyu sıvının katılaşmasına bağlı kireçlenme ya da kulak zarının orta kulağa yapışması bulguları varsa 3 ayı da beklememek gerekir). Kendi pratiğimde ben geniz etini endoskopla muayene ederek takip etmeyi
    ya da çocuk bu muayeneye izin vermiyorsa tedavi sonrası 1 kere geniz eti filmi çektirip ondan sonra da kulaklarını takip etmeyi tercih ediyorum.

     2. Çocuğunuzu muayene eden KBB hekimi eğer 3 ay beklemeyi engelleyecek bazı bulgular (kulak zarında yapışma, koyu yapışkan sıvı varlığı vb.) görmüşse, ameliyatı erkene alabilir. Size bununla ilgili bir yorum yapabilmem için çocuğunuzun kulaklarını muayene etmem gerekir.

    3. KBB hekiminiz sizi belli aralarla kontrollere çağıracaktır, bu kontrollerde ileride duymasını bozabilecek sorunların ilk bulgularının ortaya çıkması halinde zaten hemen ameliyat kararını verecektir.

YAZ MEVSİMİ VE KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

Uzun süren bir kış mevsimi geçirdik. Bol bol burnumuz aktı, boğazımız ağrıdı, öksürdük, öksürdük, öksürdük….Oh nihayet yaz geldi, tatil başladı, hastalıklar bitti derken gerçekten bitti mi acaba ??? Hemen sevinmeyin derim, sizi yaz aylarında bile bekleyen pek çok hastalık bulunmakta. Bu yazıda sadece yazın karşılaşabileceğiniz Kulak-Burun-Boğaz Hastalıklarını okuyacaksınız, ancak özellikle besin zehirlenmeleri, ishal vb.’nin bu mevsimde arttığını unutmayınız!

YAZ VE KULAK HASTALIKLARI:

Yazın en sık görülen kulak hastalıkları dış kulak yolu iltihabı (YÜZÜCÜ KULAĞI) ve mantar enfeksiyonu (OTOMİKOZ)dur. Öncelikle dış kulak yolu hakkında biraz bilgi verelim.

Dış kulak yolu, kısmen kıkırdak ve kısmen kemikten oluşur, üzeri deri ile örtülüdür. Bu deri vücudun dış yüzünü örten derinin devamıdır. Normalde dış kulak yolu iyi korunaklıdır ve kendi kendini temizleme özelliği vardır. Dış kulak yolundaki salgı bezlerinin ürettiği salgılar ve deri döküntülerinden oluşan kulak kiri (ki aslında kir adı verilerek yanlış bir tanımlama yapılmıştır!) pH 4-5 civarında yani hafif asidik düzeydedir, dış kulak yolunu kaplayarak mikropların istilasını önlemektedir. Ancak bu asiditeyi değiştiren faktörler (banyo, deniz veya havuz sonrası kulağın ıslak kalması, pamuklu çubukla kurcalama sonrası kulak kirinin temizlenip koruyucu bariyerin ortadan kaldırılması, yine temizleme veya kaşıma amaçlı dış kulak yoluna sokulan yabancı cisimlerin yaptığı travmaya bağlı deride zedelenme, kulak kirinin itilip birikmesi ve suyla şişmesi sonucu mikropların yerleşimi için zemin oluşturması vb.) patojen bakterilerin ve mantarların üremesine ve dış kulak yolu iltihabına yol açar. 

Dış kulak yolu iltihabına “yüzücü kulağı” adı verilmesinin nedeni ise bu iltihabın dış kulak yolu devamlı nemli kalan yüzücülerde çok sık görülmesidir. Hjyen şartları iyi olmayan havuz ve denizlerde yüzenlerde bu tür enfeksiyonlara, özellikle de mantara yakalanma riski artmaktadır.

İşitme cihazı kullananlar da özellikle yaz aylarında daha çok dış kulak yolu enfeksiyonlarına adaydırlar. Kulak içi cihazlarda cihazın kendisi, kulak arkası olanlarda kulak kalıbı dış kulak yolunu tıkayarak dış kulak yolunun kendini temizleme mekanizmasını bozmakta, yazın özellikle terleme ile kulak yolu asiditesinin bozulması bu enfeksiyona zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle ara ara cihazınızı çıkarıp dış kulak yolunun havalanmasını sağlayınız, kalıbı cihazınızı her takmanızdan önce temizleyiniz.

Şeker hastalarında dış kulak yolunda mantar üreme riski daha fazladır. Bu nedenle kulağı pamuklu çubuk, kibrit çöpü vb. ile temizlemek mantara bağlı dış kulak yolu iltihabına davet çıkarır.

Dış kulak yolu iltihabı geliştiğinde hastanın en temel şikayeti şiddetli kulak ağrısıdır. Kulağa dokunmakla, kulak memesini aşağı doğru çekmekle, yemek yeme sırasında çene hareketleriyle ağrı artar. Bunun yanı sıra dış kulak yolunun şişmesine bağlı kulakta tıkanma, enfeksiyon şiddetine göre akıntı, bazen şiddetli enfeksiyonlarda kulak kepçesinde kızarıklık ve şişme görülebilmektedir. Tedavisi, bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından dış kulak yolunun dikkatlice temizlenmesi, günlük pansumanlar veya damlalarla şişliğin indirilip ek olarak antibiyotik verilerek enfeksiyonun geriletilmesi ve sonrasında kulağın kuru tutulması şeklindedir.

Otomikoz, yani mantar enfeksiyonun ilk bulguları ise kulakta siyah, gri, mavimsi-yeşil, sarı veya beyaz renkte akıntı ile şiddetli kaşıntıdır. Tedavisi ise yine bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından dış kulak yolunun dikkatlice temizlenmesi, günlük pansumanlar veya mantara karşı damlalarla enfeksiyonun önüne geçilmesi şeklindedir. Önemli olan mantar enfeksiyonun tekrarlamaması için sonrasında en az 3 ay kulağa su kaçırılmaması ve kulağın kurcalanmamasıdır.

Özetle bu tür bir enfeksiyondan korunmak için banyo, deniz veya havuz sonrası kulağınızı pamuklu çubukla temizlemek yerine işaret parmağınıza doladığınız bir pamuk parçasını dış kulak yolunuza tutup başınızı o kulağınız altta kalacak şekilde yana yatırıp hafifçe çalkalama hareketi yaparak içeri kaçan suyun dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz. Hjyen şartlarından emin olmadığınız deniz ve havuzlara girmeyiniz, şüpheniz varsa kulaklarınızı özel tıpalarla tıkayarak giriniz ve başınızı mümkün olduğunca suya sokmayınız.

YAZ VE BURUN HASTALIKLARI:

Yazın en sık görülen burun hastalığı burun kanamasıdır

Burun bol damarlı ve travmaya açık bir yapıdır. Burnu kurcalama, sümkürme, ufak bir darbe ile bile kolayca kanayabilir. Özellikle kuru hava ve sıcak kanama riskini daha çok arttırmaktadır. Bu nedenle özellikle burun kanamasına yatkın olan küçük çocuklar, kan sulandırıcı ilaç kullanan kalp ve tansiyon hastaları güneşin en etkili olduğu öğlen saatlerinde mümkün olduğunca güneşe çıkmamalı veya gölgede oturup, şapka takıp bol bol sıvı tüketmelidirler. 

Burun kanaması olduğunda ilk yapılması gereken panik olmamaktır, çünkü bu kanamanın artmasına yol açar. Böyle bir durumda hemen kanayan taraftaki burun içine hafif nemli büyükçe bir pamuk konulup yandan buruna parmakla bastırılmalı, dik oturulup enseye ve başa buz uygulanmalı, serin bir ortama geçilmelidir. İmkan varsa tansiyon ölçülmeli, yüksek ise düşürücü bir dil altı hapı alınmalıdır. Kanama bu yöntemlerle durmuyorsa en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.

Yaz aylarında kış ve ilkbahardaki kadar sık olmamakla birlikte farenjit görülebilmektedir. Halk arasında yanlış bir inanış olarak soğuk yiyecek ve içeceklerin fazla tüketilmesinin buna neden olduğu sanılmaktaysa da aslında bir enfeksiyon kaynağı olmadan tek başına soğuğun hastalık yapmayacağı saptanmıştır. Sadece müzmin farenjiti veya reflüsü olan (yani yeme alışkanlığı, stres ve bazı kullanılan ilaçlara bağlı olarak yemek borusu ile mide arasındaki kapağın gevşemesi ve mide asidinin yukarı kaçıp boğazı tahriş etmesi), sigara kullanan, beslenmesi yetersiz hastalarda zeminde vücut direncinde zayıflık ve müzmin bir tahriş olması, burun veya boğaz enfeksiyonu taşıyan biriyle temas sonrası bu enfeksiyonun yerleşimini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle yine yaz aylarında da en çok dikkat edilmesi gereken hjyendir. Yazın elle yenen yiyeceklerin (meyve, dondurma, çerez vb.) daha çok tüketilmesi nedeniyle her yemekten önce ellerin iyice yıkanması gerekmektedir.