
-
EFSANE: Soğuk su içersen/dondurma yersen farenjit olursun!…Klimanın önünde durursan/cereyanda kalırsan hasta olursun!…
DOĞRUSU: Halk arasında yanlış bir inanış olarak soğuk yiyecek ve içeceklerin tüketilmesinin ya da klimaların buna neden olduğu sanılmaktaysa da, aslında bir enfeksiyon kaynağı olmadan tek başına soğuğun hastalık yapmayacağı bilimsel yayınlarla ispatlanmıştır. Ancak ufak bir not olarak klimaların sezon başladığında gerekli bakımları ve temizliği yapılmadığında, bu yolla bulaşan bazı hastalıklar için mikrop yuvası olabilecekleri de akıldan çıkmamalıdır.
-
EFSANE: Burun kanarsa beyin kanamaz!..
DOĞRUSU: Halk arasındaki inanışa göre, tansiyonu yükselen birinin burnu kanadığında, burun beynin subapıymış gibi, “Kan burundan aktı, artık beynin kanamaz” derler. Halbuki böyle bir durumda, burun kanaması bir nevi vücudun kişiyi uyarışıdır: “Aman dikkat et, tansiyonun çok yükseliyor, beynin kanayabilir, önlem al!” diye.
-
EFSANE: Burun kanadığında burnunun ucunu sıkıp başını geriye atman gerekir.

DOĞRUSU: Burun kanaması, uçtaki damarlardan değil de özellikle yoğun kanamaya yol açan arkadaki geniş damarlardan geliyorsa, bu hareket kanamayı durdurmaz, hatta genize doğru akan bol miktardaki kanın soluk yoluna kaçmasına neden olur. Bu nedenle mümkünse küçük parmak büyüklüğünde ve kalınlığında bir pamuk parçasını dekonjestan (damar büzücü) burun spreyi ile ıslatıp kanayan tarafa burun ön kısmından yerleştirip ondan sonra burnu 3 dakika boyunca hiç parmakları gevşetmeden boylu boyunca sıkmak daha etkili olacaktır. Kişi dik oturmalı, başını öne eğmeli, boynunu sıkan kravat, gömlek yakası, boyunlu kazak vb. çıkarılmalı, kişi ve yakınları sakin olmalı, durum kontrol altına alındıktan sonra mümkünse kişinin tansiyonu ölçülmeli ve yüksekse tansiyon düşürücü ilaç verilmeli, olay sıcakta kalmaya bağlıysa kişi serin ve gölge bir alana alınıp bol su içmesi sağlanmalıdır.
Tüm bu önlemlere rağmen kanama devam ediyorsa, özellikle de genizden bol miktarda geliyorsa, zaman kaybetmeden bir hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.
-
EFSANE: Kulak bir kez temizlendi mi, alışkanlık yapar, devamlı temizlenmesi gerekir.
DOĞRUSU: Normalde kulak kiri denen kulak salgısı, kulak zarı yakınındaki salgı bezleri tarafından yapılıp dış kulak yolu derisinde yer alan kıllar tarafından içeriden dışarıya doğru taşınarak vücut dışına atılır. Bu salgı, dış kulak yolunu kaplayıp hem bariyer etkisi ile, hem de hafif asidik olması nedeniyle, dıştan orta ve iç kulağa gidebilecek enfeksiyon ajanlarını, kir vb. yabancı materyalleri girişte tutmaya yarar.
Ancak dış kulak yolu doğuştan dar olan ya da geçirilen kaza/ameliyat vb. nedeniyle daralan, kulak salgısını yoğun üreten yağlı tip cilde sahip olan, egzema vb. nedeniyle dış kulak yoluna kepekler dökülmesine bağlı kulak kiri ağırlaşan ve nitelik değiştiren kişilerde bu işlem yavaşlar. Q-tips vb. cisimlerle kulak temizleme alışkanlığı olanlarda ise bu mekanizma bozulup kiri dışarı yönlendiremez ve tıkaç oluşumuna yol açar.
Sık sık kulak temizletenlere sorulsa, mutlaka hepsi Q-tips vb. kullanan ve tıkaç oluşumuna kendileri yol açan kişilerdir. Yani kulak temizletmek bir alışkanlığa yol açmaz, tam tersi yanlış bir alışkanlık sık kulak temizletme ihtiyacını doğurur!
- EFSANE: Bademcik ameliyatı sonrası sık sık farenjit olunur.

DOĞRUSU: Bademciği alınmış ya da alınmamış insanlarda farenjit görülme oranı yapılan bilimsel yayınlarla da ispatlanmış şekilde aynı sıklıktadır. Bademciklerin alınması farenjit olma oranını arttırmamaktadır.
- EFSANE: Bademcikler alındıktan sonra, bademciklerin süzgeç görevi ortadan kalkar ve mikroplar kolaylıkla boğazdan akciğerlere iner.
DOĞRUSU: 2 yaşına kadar bademciklerin görevi, bakteri ve virüslerle temas durumunda bağışıklık sisteminin uyarılıp gerekli reaksiyonların gösterilmesini sağlamaktır. 2 yaşından sonra bu görev artık kemik iliğine geçer, bu nedenle önemleri azalır. Bademcikleri alınmak zorunda kalınan çocukların/kişilerin dirençlerinde azalma olmaz. Yani bademcikler bir “süzgeç” değildir.
- EFSANE: Ağız kokusunu gidermek için naneli sakız çiğnemek gerekir.
DOĞRUSU: Mentollü ve naneli sakızlar hem reflü dediğimiz mideden yukarı doğru asit kaçağını tetikleyerek, hem de tam tersine tükrük salgısı miktarını azaltarak ağız kuruluğuna yol açarak ağız kokusunu arttırabilmektedir. Bunların yerine tükrük salgısını arttırmak için şekersiz sakız çiğneyebilirsiniz.
- EFSANE: 6 yaşından önce genizeti ameliyatı yapılmaz.
DOĞRUSU: Genizeti ameliyatı, 10 kilonun üstünde ve sağlıklı olmak kaydıyla her yaş grubunda -gerekli ise- yapılabilen bir ameliyattır. Son yıllarda uyku apnesi adı verilen uykuda nefes durması olan ileri derecede büyük genizeti-bademciği olan çocuklarda, yaş için bir alt sınır konulmamaktadır, çünkü uykuda nefes durması ve oksijensiz kalmanın geri dönüşümsüz pek çok riskleri vardır ve neden olan bu faktörler en erken zamanda ortadan kaldırılmalıdır. - EFSANE: Her büyük genizeti ameliyat edilmelidir.
DOĞRUSU: Boğazımızın gerisinde ve burnumuzun arkasında bulunan geniz eti, boğazdaki halka şeklindeki bağışıklık sistemi dokularından biridir ve yerleşimi nedeniyle özel aletlerle veya grafilerle değerlendirilebilir. Doğuştan itibaren var olan bu doku başlangıçta çocuk büyüdükçe büyümekte, 6-12 ay arasında görünür hale gelmekte, 3-7 yaş arasında en büyük boyutuna ulaşmakta ve 11 yaşından itibaren de gerilemeye başlamaktadır. O nedenle yılda 4 kezden fazla orta kulak iltihabı yapmadıkça, tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonuna ve uyku apnesine yol açmadıkça her büyük genizeti alınmaz, doğal süreci boyunca takip edilir.
- EFSANE: Acı kavun burna sıkılınca sinüsler boşalır, sinüzit geçer.

DOĞRUSU: Acı kavun (acı dülek), özellikle ülkemizde sinüzit hastalarının çok fazla kullandıkları bir maddedir. Hastalar bu bitkinin suyunu burunlarına sıktıklarında başlangıçta burun salgıları artmakta ve sinüs içindeki iltihap boşalmaktadır, bu bitkinin bu etkisi yadsınamaz. Ancak oldukça alerjik olan bu bitkinin burun mukozasında yaptığı harabiyete bağlı geri dönüşsüz zararları görülmüştür. (müzmin sinüzit, burun tıkanıklığında artış, burun içinde ya da sinüs ağzında yapışıklıklar vb.)
*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
