ORTA KULAK İLTİHABI (OTİTİS MEDİA)

 

Fotoğraf tarafıma ait olup izinsiz kullanılamaz.

Fotoğraf tarafıma ait olup izinsiz kullanılamaz.

Orta kulak iltihabı çocuklarda en sık doktora başvurma nedenlerinden biridir. Genellikle küçük çocuklarda sık görülmekle birlikte erişkinleri de etkileyebilmektedir. 6 yaş altı tüm çocuklar 1 ya da 2 kez orta kulak iltihabı geçirir. Sıklıkla kışın ve ilkbaharın ilk aylarında karşımıza çıkar.

Etkeni: Pek çok üst solunum yolu enfeksiyonu etkeni virüs ile Pnömokok, H. influenza, Moraxella cataralis gibi bakteriler. Grip ve RSV sonrası sıklıkla ikincil bakteriye bağlı kulak enfeksiyonu görülür.

Kuluçka dönemi: Viral etkenlerde genellikle 3-7 gündür. Bakteriler virüslerin üzerine ilave oldukları için tam bir kuluçka döneminden söz edilemez.

Süresi: Genellikle 10 gün sürer.

Bulaş: Orta kulak iltihabı tek başına bulaşıcı değildir, buna yol açan nezle-grip virüsü burun salgıları yoluyla hapşırmakla, enfekte ellerle temas etmekle bulaşır. Bunların bulaştığı kişide eğer bağışıklık yetersizse, geniz eti, deviasyon gibi burun tıkanıklığına yol açan anatomik bir sorunu var ise, nezle-grip iken uçak yolculuğu yapmış ise östaki tüpünün (orta kulakla burun  arasında genizde yer alan ince bir kanal) enfeksiyona bağlı olarak şişip kapanması nedeniyle orta kulak iyi havalanamaz ve bu kişi de dolaylı olarak orta kulak iltihabı yaşayabilir. 

Seyri: Şiddetli kulak ağrısı, ateş, bebekse huzursuzluk ve devamlı ağlama, kulakta tıkanıklık, işitmede azalma, bazen bulantı, kusma ile gider.

Komplikasyonlar: Kulak zarı şişmiş olduğu için ve arkasında hareket etmesini önleyen yoğun bir sıvı olduğu için bazen bu baskıya ve enflamasyona dayanamayıp bir yerinden delinip akmaya başlayabilir. Bu durumda çocuğun ağrısı geçer, ateşi düşer ancak bu sefer de orta kulak dışarısıyla temasa geçer ve müzmin orta kulak iltihabına dönüşebilir. Bu nedenle herhangi bir kulak akıntısı olduğunda bir uzmana başvurulması gerekir. Ayrıca tedavi edilmediğinde, özellikle bebeklerde kafada bazı önemli yapılara yayılabilir. Bu nedenden dolayı bebeğinizde huzursuzluk, devamlı o kulağını çekiştirme, kusma, ateş varsa, kulak arkasında şişlik ve kızarıklık ortaya çıkmışsa (mastoidit!) hemen bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmanız gerekir. Bazen kulak enfeksiyonu sonrası orta kulakta sıvı birikebilir. Bu duruma “seröz otit” adı verilir ve doktorunuz tarafından sık kontrollerle takip edilmesini gerektiren bir durumdur. Bu sıvı çoğu çocukta 3-6 haftada kendiliğinden kaybolmaktadır. En az 3 aylık takip sonrasında kulaktaki sıvının kaybolmadığı durumlarda, kulağa tüp takılması (ventilasyon tüpü) gerekebilmektedir.

Tanı: Çocuk Hastalıkları Uzmanı veya Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından kulak zarı ve orta kulağın muayenesi ile konulur.

Tedavi: Son yıllarda dünyanın pek çok yerinde 2 yaşın üstünde ve hasta görünmeyen çocuklarda, etken çoğunlukla virüsler olduğu için, 2 gün antibiyotiksiz bekleme seçeneği kabul görmüştür. Çocuk günaşırı kontrol edilerek, 48-72 saatte düzelme olmazsa antibiyotiğe geçilmektedir. 2 yaşın altında ya da kulak ağrısı-ateşi olan çocuklarda ise ilk aşamada antibiyotikler seçilmelidir. Uygun bir antibiyotik seçimi ve gerekli sürede (en az 7 gün, ideali 10 gün)  kullanımı ile orta kulak iltihabı tedavi edilebilir. Beraberinde var olan patolojiye göre ateş düşürücü-ağrı kesici, 2 yaş üstünde gerekirse dekonjestan, antihistaminik (alerji ilacı) ilaçlar, burun damlaları verilebilir. 

Korunma: Grip aşısı, pnömokok aşısı ve karma aşılar önemli koruma sağlar. Nezle-grip olan çocuğun burnunu serum fizyolojiklerle günde2-3 kez yıkamak önemlidir. Ancak kuvvetli sümkürtme ya da burnu içeri doğru çekme orta kulak iltihabını davet edecektir. Olabildiğince çocuk hastayken uçak yolculuğu yapılmamalı, el temizliği ve hjyene özen gösterilmeli, hasta çocuklarla bir araya getirilmemeli, vücut direncini yüksek tutmak için dengeli beslenme, yeterli uyku ve dinlenme sağlanmalıdır. 

Bebek ve çocuklarda östaki tüpünün erişkinlere göre kısa ve geniş olması, genize kaçması durumunda mikropların ve yutulan sıvıların rahatça burundan orta kulağa geçmesine yol açar. Özellikle bebeklerin biberonla beslenmesi sırasında ve sonrasında bu konuya çok dikkat edilmesi gerekir. Bebek düz yatırılarak ya da yatağında beslenmemeli, beslenme sonrası 1-2 saat yatırılmamalı, yatağın başı yükseltilerek yatırılmalıdır.

Nezle-grip-orta kulak iltihabı olan çocukların tam iyileşene kadar kreşe/okula gönderilmemesi gerekir.

Ayrıca çocukların yanında sigara içilmemelidir (çocuk odasındayken salonda içiyoruz, sonra havalandırıyoruz gibi açıklamalar yetersizdir, çünkü sigaranın irritan partikülleri oda içindeki eşyalara sinmekte ve ne kadar havalandırılırsa havalandırılsın çocuğu etkilemektedir!!!), yapılan çalışmalarda sigara dumanına maruz kalan çocukların daha sık hasta olduğu görülmüştür.  

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

KRUP (AKUT VİRAL LARENJİT)

Etkeni: Parainfluenza tip 1 (en sık), parainfluenza tip 2, İnfluenza A ve B, RSV, adenovirüs. Bir bakteri olan mycoplasma pneumoniae ise genellikle 5-6 yaş üstünde krupa yol açar. 

Kuluçka dönemi: 1-3 gün 

Süresi: 5-7 gün 

Bulaş: Öksürme, hapşırma esnasında direkt damlacık yoluyla burun-boğazdan girerek veya virüslerin 2 saat kadar canlı kalabildiği yüzeylerle temasla 

Seyri: 6 ay-3 yaş arası sıktır. Üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla (sulu burun akıntısı, hafif öksürük, hafif ateş, boğaz ağrısı) başlayıp zamanla çocukta ses kısıklığı, ötme, köpek havlaması gibi arka arkaya gelen öksürüklerle devam eder. 

Komplikasyonlar: Enfeksiyonun alt solunum yollarına yayılmasına bağlı bronşit, bronşiolit ve zatürre görülebilir. Sekonder bakteriyel enfeksiyona bağlı (H. influenza tip B, Stafilokok, A grubu streptokok) olarak gelişen akut bakteriyel krupta çocuk belirgin hastadır, yüksek ateş, koyu sarı-yeşil balgam çıkarma, hızla ilerleyen solunum yetmezliği ortaya çıkar. Acil antibiyotik tedavisi gerektirir. 

Tanı: Özel bir tetkik yoktur, tanı anamnez ve muayene ile konulur. 

Tedavi: Soğuk buhar uygulaması, gerekirse kortikosteroid, komplike ise antibiyotikler

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

KABAKULAK

Etkeni: Rubulavirüs 

Kuluçka dönemi: 16-18 gündür, 25. güne kadar uzayabilir. 

Süresi: Belirtileri 10 gün kadar sürer. 

Bulaş: Hasta ile yakın temasla, özellikle solunum yoluyla, öpmeyle, ortak bardak- çatal-kaşık-pipet kullanımı ile bulaşır. Bulaşıcı dönem, şişliğin ortaya çıkmasından 1 gün başlar, 9 gün sonrasına kadar sürer. Hasta ile temastan 2-3 hafta sonra, mikrobu alan diğer kişide de belirtiler başlar. Aşılı çocuklarda da hastalık oldukça hafif seyredebilir. 

Seyri: Genellikle 38,5- 39 oC ateş, iştahsızlık, halsizlik ile başlar. Ardından tükürük bezinin şişmesiyle yanakta tek veya iki taraflı dolgun bir görünüm ortaya çıkar. Çocuk çene hareketlerinde ağrıdan, yutma güçlüğünden, ağız kuruluğundan yakınır. Bazen başağrısı, karın ağrısı, kusma eklenebilir. Mikrobu almış kişilerin 1/3′ ü ise herhangi bir belirti olmadan hastalığı gizlice geçirip bağışıklık kazanabilir. 

Komplikasyonlar: Nadiren menenjit, orşit (testislerde iltihap) pankreatit 

Tanı: Klinik ve muayene ile konulur. 

Tedavi: Gerekirse ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Yumuşak, kolay çiğnenen, asitli olmayan gıdalar tercih edilmeli ve beslenme sonrası ağız içi güzelce çalkalanmalıdır. Bol sıvı tüketilmelidir. Eğer şiddetli başağrısı, yüksek ateş, kesilmeyen kusma atakları, uyku hali, testislerde ağrı varsa hemen doktorunuza başvurmalısınız. 

Korunma: Hasta olan okul çocuğunun 10 gün süreyle evde izole edilmesi, sık el yıkamaya önem verilmesi gereklidir. 

Kabakulak aşısı MMR (kızamık kızamıkçık kabakulak ) aşısı şeklinde karma aşının içinde yapılmaktadır. İlk dozu 12-15. ay, ikinci dozu ise 4-6 yaş arası yapılır. Enfeksiyon başladıktan sonra etkili değildir, ancak henüz çocuk mikropla enfekte olmamışsa korumada etkili olabilir. Çevrede ya da okullarda kabakulak vakaları görüldüğünde aşılandırmanın hızlandırılması ve 4 yaş üstü tüm çocukların iki doz aşı olduklarından emin olunması gerekir.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.