<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>www.seciltotan.com &#187; TÜKRÜK BEZİ HASTALIKLARI ve BOYUNDA KİTLE</title>
	<atom:link href="http://www.seciltotan.com/category/5-boyun-ve-tukruk-bezi-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seciltotan.com</link>
	<description>Bu web sitesi KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Seçil TOTAN tarafından hazırlanmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jan 2012 14:37:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>TÜKRÜK BEZİNDE TAŞ</title>
		<link>http://www.seciltotan.com/2010/07/tukruk-bezinde-tas/</link>
		<comments>http://www.seciltotan.com/2010/07/tukruk-bezinde-tas/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 10:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TÜKRÜK BEZİ HASTALIKLARI ve BOYUNDA KİTLE]]></category>
		<category><![CDATA[boyunda şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[çenede şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[dilaltında iltihap]]></category>
		<category><![CDATA[dilaltında taş]]></category>
		<category><![CDATA[sialoadenit]]></category>
		<category><![CDATA[sialoadenitis]]></category>
		<category><![CDATA[sialolithiasis]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük bezi]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük bezi iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük bezinde taş]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük taşı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yerken şişlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seciltotan.com/?p=1657</guid>
		<description><![CDATA[Tükrük bezi taşı, ağız tabanında yer alan tükrük bezleri içindeki salgının pek çok nedene bağlı olarak göllenmesi sonrası zamanla oluşmaktadır. %80&#8242;i çenenin hemen altında yer alan submandibüler tükrük bezlerinde oluşmaktadır, çünkü bu bezin salgısı diğerlerine nazaran daha koyudur ve ağız içine tükürüğü, yukarı doğru yerleşmiş olan kanalıyla yerçekiminin tersi yönünde iletmektedir.   Taşın oluşumunu başlatan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p lang="tr-TR">Tükrük bezi taşı, ağız tabanında yer alan tükrük bezleri içindeki salgının pek çok nedene bağlı olarak göllenmesi sonrası zamanla oluşmaktadır. %80&#8242;i çenenin hemen altında yer alan submandibüler tükrük bezlerinde oluşmaktadır, çünkü bu bezin salgısı diğerlerine nazaran daha koyudur ve ağız içine tükürüğü, yukarı doğru yerleşmiş olan kanalıyla yerçekiminin tersi yönünde iletmektedir.</p>
<p> </p>
<p lang="tr-TR">Taşın oluşumunu başlatan faktörler tükrük bezi iltihabı, batın ameliyatı sonrası uzun bir süre ağızdan sıvı-gıda alımının kesilmesi, az su içme (günde 1 litreden az) olarak belirtilebilir.</p>
<p lang="tr-TR">Tükrük bezi taşı olan kişilerde bu taşın kanal içine ilerleyip sıkışması durumunda, tipik olarak gıda alımı sonrasında çene altında aniden beliren ağrılı şişlik ortaya çıkar. Şişlik zamanla inebilir ya da kalıcı olabilir. Şişliğin var olma süresi uzadıkça, taşın arkasında göllenen salgıya ağız içindeki mikropların ulaşıp tükrük bezi iltihabı yapması riski artmaktadır. Bu durumda kişide şişlikte artış, üzerindeki deride hafif kızarıklık, sıcaklık, dil altında acı ve bazen ekşimsi, acımsı tatta bir akıntı ortaya çıkar.</p>
<p lang="tr-TR"> Tanısı öykü, muayene ve bazı radyolojik tetkiklerle (ultrason, bilgisayarlı tomografi vb.) konmaktadır.</p>
<p lang="tr-TR">Tedavisinde tükrük bezi taşı mevcut, ancak enfeksiyon bulguları yoksa bol sıvı alımı, tükrük bezine hafif masaj, sakız çiğneme gibi yöntemlerle şişlik azaltılmaya çalışılır. Ancak bunlarla şişlik azalmıyorsa,bezin üstündeki deri kızarık ise taşın tükrük bezi kanalında sıkıştığı düşünülerek antibiyotik ve antienflamatuar ilaçlar verilmelidir. Tedavi sonrası yapılan ultrasonda taş kanal içinde, tükrük bezi yapısı bozuk veya olay tekrarlamaya başlarsa ameliyatla o taraf tükrük bezi ve taşın alınması gerekmektedir. Tek taraflı alındığı için ağız kuruluğuna neden olmaz.</p>
<p lang="tr-TR"> Tükrük taşı, bezin dil altında yerleşen kanal ağzında sıkışıp kalmışsa, kanal ağzını lokal anestezi yapıp minik bir kesiyle hafifçe genişleterek taş çıkarıldığında, şikayetlerin hızla gerilediği görülecektir.</p>
<p lang="tr-TR"> Ultrasonik tükrük taşı kırma pek etkili bir yöntem değildir ve fazla önerilmemektedir.</p>
<p lang="tr-TR"> </p>
<p lang="tr-TR"><span style="color: #ff0000;">*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan&#8217;a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seciltotan.com/2010/07/tukruk-bezinde-tas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLARDA BOYUNDA BEZE</title>
		<link>http://www.seciltotan.com/2010/06/cocuklarda-boyunda-beze/</link>
		<comments>http://www.seciltotan.com/2010/06/cocuklarda-boyunda-beze/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 12:25:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TÜKRÜK BEZİ HASTALIKLARI ve BOYUNDA KİTLE]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[beta enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[büyük lenf bezi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta boyunda beze]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta boyunda şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta lenf bezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kawasaki hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kedi tırmığı hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[mikobakteri iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[stafilokok enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tüberküloz]]></category>
		<category><![CDATA[verem]]></category>
		<category><![CDATA[viral lenfadenit]]></category>
		<category><![CDATA[virüs enfeksiyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seciltotan.com/?p=1624</guid>
		<description><![CDATA[1 yaş altı çocukların yaklaşık olarak % 40&#8242;ında, tüm çocuk yaş gruplarına bakıldığında ise % 55&#8242;inde herhangi bir belirgin hastalık bulgusu yokken boyunda ele gelen beze/bezeler olabilir. Bu bezelerin çoğunluğu enfeksiyon sonrası, az bir kısmı doğumsal, çok az bir kısmı ise malign (kötü huylu) kaynaklı olabilmektedir. Bezeler değerlendirilirken, aileye bazı önemli sorular sorulmalıdır: Eşliğinde ateş oldu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1 yaş altı çocukların yaklaşık olarak % 40&#8242;ında, tüm çocuk yaş gruplarına bakıldığında ise % 55&#8242;inde herhangi bir belirgin hastalık bulgusu yokken boyunda ele gelen beze/bezeler olabilir. Bu bezelerin çoğunluğu enfeksiyon sonrası, az bir kısmı doğumsal, çok az bir kısmı ise malign (kötü huylu) kaynaklı olabilmektedir.</p>
<p>Bezeler değerlendirilirken, aileye bazı önemli sorular sorulmalıdır:</p>
<ol>
<li>Eşliğinde ateş oldu mu?</li>
<li>Üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları veya boğazda beyaz zarlar var mı?</li>
<li>Kilo kaybı ya da yorgunluk var mı?</li>
<li>Beze giderek büyüyor mu? Öyleyse ne kadar sürede büyüdü?</li>
<li>Antibiyotik kullanımına yanıt verdi mi?</li>
<li>Hayvan tırmalaması ya da böcek ısırması var mı?</li>
<li>Verem aşısı yapıldı mı? Yakınlarında verem geçiren var mı?</li>
<li>Yurtdışına yolculuk öyküsü var mı?</li>
<li>Çiğ gıda (iyi pişmemiş et, çiğ köfte, çiğ yumurta kullanılan gıdalar, vb.) tüketimi var mı?</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Bezeleri muayene ederken hekimin kendisine sorması gereken bazı sorular vardır:</p>
<ol>
<li>Tek mi birden fazla beze mi var?</li>
<li>Bezeler 1 cm&#8217;den küçük mü, büyük mü?</li>
<li>Beze dokunmakla ağrılı mı?</li>
<li>Beze dokunmakla hareketli mi?</li>
<li>Beze sert mi yumuşak mı?</li>
<li>Beze ve üzerindeki deri sıcak mı?</li>
<li>Bezeler ayrı ayrı mı birleşip yumak mı yapmış?</li>
<li>Bezeler tek taraflı mı çift taraflı mı?</li>
<li>Boynun önünde, yanında veya arkasında mı?</li>
<li>Bezenin üzerindeki deride renk değişikliği, akıntı var mı?</li>
<li>Karaciğer-dalak büyüklüğü var mı?</li>
<li>Kan tahlil sonuçları (hemogram, beyaz küre, sedimentasyon, CRP, ASO) nasıl?</li>
</ol>
<p>Bu sorulara alınan yanıtlara göre hekimin kafasında bazı ön tanılar oluşur. Sırasıyla örnek verirsek:</p>
<ul>
<li>Beze sayısı 1&#8242;den fazla, 1 cm&#8217;den küçük, yumuşak, hareketli, boynun iki tarafında yerleşimli, üstündeki deri normal ise <strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">viral lenf bezi iltihabı</span></span></strong> akla gelmelidir. Bu bezeler genellikle 1 ay, maksimum 3 ay içinde küçülüp kendi kendine ortadan kaybolur. EBV enfeksiyonu, yani bilinen adıyla Öpücük Hastalığı&#8217;nda bezeler 6 aya kadar kalabilir, beraberinde karaciğer ve dalak büyüklüğü olabilir. </li>
<li>Beze sayısı 1&#8242;den fazla, hızla büyüyor, ağrılı, sıcak, yumuşak, hareketli, tek/iki taraflı, boğaz ağrısı-öksürük-ateş eşlik ediyor, özellikle çene altı ve boyun ön üst kısmında yerleşimli ise stafilokok veya beta hemolitik streptokok gibi <strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">bakteriyel lenf bezi enfeksiyonları</span></span></strong> akla gelir. Tedavisi antibiyotiktir. 2-3 gün içinde bezeler küçülmeye başlar ve haftalar içinde normal boyutuna iner. </li>
<li>Beze hafif hassas, kısmen yumuşak ve ek şikayetleri yok, antibiyotiklere yanıt vermiyorsa akla ilk gelmesi gereken <strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">Mycobacterium enfeksiyonu</span></span></strong>dur, çocuklardaki boyun bezelerinin %10&#8242;unu oluştururlar. İki türü vardır: 1. Tüberküloz (Verem), 2. Atipik mikobakteri</li>
</ul>
<p style="padding-left: 30px;"> Atipik mikobakteriler toprak, su ve sütte bulunur. Çocukların kirli objeleri ağzına koymasıyla ya da çürük diş yoluyla boğaza ulaşırlar. İnsandan insana bulaş yoktur. Genellikle bu bezeler haftalar boyunca var olur ve antibiyotiklere yanıt vermezler. Muayenede hassas değildirler ve hafif yumuşaktırlar, tek taraflı ve çene altı yerleşimlidirler. Üstteki deride de hafif şişlik ve bazen mor-kırmızı renk, hatta tedavi edilmezse dışa iltihaplı akıntı olabilir. Verem deri testinde tüberküloz bakterisiyle akrabalık nedeniyle hafif pozitiflik olabilir (5-15 mm), akciğer filmi normaldir. Tedavisinde klaritromisin verilebilir ancak dirençli vakalarda tedavi bezenin cerrahi olarak çıkarılmasıdır.</p>
<ul>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Tüberküloz</span></strong>  </span>yani vereme bağlı bezeler genellikle boynun arka tarafında yerleşir, çoğunlukla iki taraflı, yumuşak ve dışarı akmaya meyillidir. Hastaların % 85&#8242;inde verem deri testi pozitiftir (15 m&#8217;den fazla). %40-60 çocukta akciğer filmi normal çıkabilir. Ailede ya da yakın birisinde verem olması tipiktir. Vereme özgü kombine, 6-8 aylık ilaç tedavisi gerektirmektedir. Bezeler bu tedavi ile genellikle 3 aydan sonra küçülmeye başlar.</li>
<li><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kedi tırmığı hastalığı</span>, </strong></span>ılıman iklimlerde ve özellikle sonbahar-kış aylarında görülür. Hastaların %90&#8242;ında kedi ile temas bulunur, bunların sadece %75&#8242;inde tırmalama vardır, %25&#8242;inde kesinlikle tırmalanma yoktur. Yapılan bilimsel bir çalışmada 12 aylıktan küçük bir kedi beslerseniz bu hastalığa yakalanma riskiniz 15 kat, kedi sizi ısırır ya da tırmalarsa 27 kat artmaktadır. Hastaların sadece üçte birinde , tırmıklama ya da temastan 3-10 gün sonra ateş olur. Tırmalanan alanda sivilce gibi bir papüler püstül çıkar, günler-aylar boyunca sürer, hatta böcek ısırığı sanılır. 2 hafta sonra o bölgenin drene olduğu yerdeki (çocuklarda genellikle koltuk altı ya da dirsek üstü) lenf bezleri şişer ve 60-70 gün şiş kalır. Tanısı özel testlerle konur. Spesifik bir tedavisi yoktur. Bezeler düzenli olarak takip edilir.</li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">Kawasaki Hastalığı</span></span></strong>, birden açığa çıkan, kendi kendine kaybolan bir hastalıktır. Uzamış ateş, dudak ve yanaklarda enflamasyon, deri değişiklikleri, boyunda lenf bezi büyüklüğü ve yaygın küçük damar iltihabı ile gider, tedavi edilmeyen hastaların %20&#8242;sinde kalp damarlarını tutup anevrizma yapabilir (bu durum genellikle hastalığın 10. gününde saptanabilir ancak 4 haftada iyice oturur. Bu anevrizmaların %50&#8242;si kendiliğinden ortadan kaybolur). Genellikle Japonya&#8217;da yaygın olsa da tüm dünyada görülebilir. Günümüzde çocukluk çağı kazanılmış kalp hastalıklarının en sık nedeni olarak romatizmal ateşin yerini almıştır. Hastaların %8&#8242;i 4 yaş altındadır ve çoğu 1 yaşındadır. Nedeni bilinmemektedir. Tanısında 6 kritere dikkat edilir:  </li>
</ul>
<ol>
<li>1-2 hafta süren, 40 derecelere varan yüksek ateş</li>
<li>Her iki gözde konjunktivit (ağrısız, iltihapsız, ateşten sonra ortaya çıkan)</li>
<li>Dudaklarda çatlama, kuruma, kızarıklık, bazen çilek dil</li>
<li>Vücutta ve kol-bacaklarda makülopapüler döküntü, kol-bacaklarda kızarıklık ve hafif şişlik, şişlik ortadan kaybolurken tırnak etrafındaki deride soyulma</li>
<li>Boyunda lenf bezi büyüklüğü (%50-75): Yumuşak değil, çoğunlukla tek taraflı</li>
<li>Kan tahlilinde sola kayma ile giden lökositoz, sedimentasyon yüksekliği, trombosit sayısında artış (1 milyondan fazla)</li>
</ol>
<p style="padding-left: 30px;">Bu 6 kriterin 5&#8242;i mevcutsa veya 4&#8242;ü mevcut ve kalp damar anevrizması da varsa tanı konulmuş olur. Tedavide yüksek doz immunglobulin ve aspirin kullanılır. Anevrizma gelişen çocukların hayat boyu aspirin kullanması gerekir.</p>
<p>  </p>
<p>KAYNAK: Benign Pediatric Cervical Lymphadenopathy, Jayson Greenberg M.D., Nov. 16, 2000</p>
<p>BCM Otolaryngology-Head and Neck Surgery Grand Rounds Archive</p>
<p lang="tr-TR"><span style="color: #ff0000;">*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan&#8217;a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seciltotan.com/2010/06/cocuklarda-boyunda-beze/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOYUNDA KİTLE</title>
		<link>http://www.seciltotan.com/2008/03/boyunda-kitle/</link>
		<comments>http://www.seciltotan.com/2008/03/boyunda-kitle/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2008 08:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TÜKRÜK BEZİ HASTALIKLARI ve BOYUNDA KİTLE]]></category>
		<category><![CDATA[aids]]></category>
		<category><![CDATA[aktinomikoz]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[boyunda beze]]></category>
		<category><![CDATA[boyunda kitle]]></category>
		<category><![CDATA[boyunda şişlik]]></category>
		<category><![CDATA[brankial kist]]></category>
		<category><![CDATA[brusella]]></category>
		<category><![CDATA[bruselloz]]></category>
		<category><![CDATA[diş absesi]]></category>
		<category><![CDATA[dişeti iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[ele gelen kitle]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyoz mononükleoz]]></category>
		<category><![CDATA[fokal myozitis]]></category>
		<category><![CDATA[frengi]]></category>
		<category><![CDATA[fronkül]]></category>
		<category><![CDATA[guatr]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak]]></category>
		<category><![CDATA[karotid tümör]]></category>
		<category><![CDATA[Kawasaki hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kedi tırmığı hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kistik higroma]]></category>
		<category><![CDATA[laringosel]]></category>
		<category><![CDATA[leishmaniasis]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[ludwig anjini]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[öpücük hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[parotis bezi]]></category>
		<category><![CDATA[pleomorfik adenom]]></category>
		<category><![CDATA[ranula]]></category>
		<category><![CDATA[sarkoidoz]]></category>
		<category><![CDATA[sifiliz]]></category>
		<category><![CDATA[Sjögren sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[tatarcık]]></category>
		<category><![CDATA[tiroglossal kist]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[toksoplazmozis]]></category>
		<category><![CDATA[tonsillit]]></category>
		<category><![CDATA[tüberküloz]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük bezi iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük bezi taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tularemi]]></category>
		<category><![CDATA[verem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seciltotan.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[  Krem sürerken ya da traş olurken elinizi boynunuza attınız ve elinize bir şişlik geldi. Endişelenmeli misiniz? Öncelikle kafanızı bir toparlayıp düşünün. Son 1 ay içinde nezle-grip-boğaz iltihabı geçirdiniz mi? Dişiniz ağrıdı mı, dişetiniz şişti mi? Ya da kulak küpe deliğiniz iltihaplandı mı? Yüzünüzde sivilce ya da uçuk çıktı mı? Şişlik ağrılı mı? Boyutları 1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p style="text-align: left;">Krem sürerken ya da traş olurken elinizi boynunuza attınız ve elinize bir şişlik geldi. Endişelenmeli misiniz? Öncelikle kafanızı bir toparlayıp düşünün. Son 1 ay içinde nezle-grip-boğaz iltihabı geçirdiniz mi? Dişiniz ağrıdı mı, dişetiniz şişti mi? Ya da kulak küpe deliğiniz iltihaplandı mı? Yüzünüzde sivilce ya da uçuk çıktı mı? Şişlik ağrılı mı? Boyutları 1 cm&#8217;den küçük mü? Hareketli mi, yapışık mı? Bu yazıda boyun kitleleri için genel bir bilgilendirme bulacaksınız. Burada yazılanlar ve öneriler belki endişelerinizi gidermede yardımcı olabilir. Ancak her zaman için en doğrusu bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurup ayrıntılı bir muayeneden geçip kafanızdaki şüpheleri gidermektir. </p>
<p>Boyunda kitle şikayetiyle karşımıza gelen hastalarda pek çok ön tanı akla gelir. Temel olarak bunları 3 ana başlıkta inceleyebiliriz:</p>
<ol>
<li>Konjenital (doğumsal) ve gelişimsel (sonradan oluşan) kitleler</li>
<li>İnflamatuar (iltihap kaynaklı) kitleler</li>
<li>Neoplastik (tümöral) kitleler</li>
</ol>
<table style="height: 317px;" border="1" cellspacing="1" cellpadding="4" width="499">
<tbody>
<tr>
<td width="33%" valign="top">Konjenital/Gelişimsel</td>
<td width="33%" valign="top">İnflamatuar</td>
<td width="33%" valign="top">Neoplastik</td>
</tr>
<tr>
<td width="33%" valign="top">Sebase kistler (yağ kisti)Brankial yarık kistleriTiroglossal kistler</p>
<p>Lenfanjiom/hemanjiom</p>
<p>Dermoid kist</p>
<p>Ektopik tiroid dokusu</p>
<p>Laringosel</p>
<p>Faringeal divertikül</p>
<p>Timik kist</td>
<td width="33%" valign="top">Lenfadenit (lenf bezi iltihabı)</p>
<ul>
<li>Bakteriyel</li>
<li>Viral</li>
<li>Granülomatöz (verem, kedi tırmığı hastalığı, mantar vb.)</li>
</ul>
<p>Sialoadenit (tükrük bezi iltihabı)</td>
<td width="33%" valign="top">Primer</p>
<ul>
<li>Tiroid tümörü</li>
<li>Lenfoma</li>
<li>Tükrük bezi tümörü</li>
<li>Lipom</li>
<li>Anjiom</li>
<li>Karotid tümör</li>
<li>Rabdomyosarkom (kas tümörü)</li>
</ul>
<p>Metastatik (tümörün asıl oluştuğu yerden başka yere atlaması)</p>
<ul>
<li>Epidermoid karsinom</li>
<li>Malign melanom</li>
<li>Adenokarsinom</li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #3366ff;">Boyunda kitle hastasına yaklaşım:</span></p>
<p>Boyunda kitle şikayeti ile gelen hastanın ilk olarak bulunduğu yaş grubuna bakılır. Pediatrik (15 yaş ve altı) hastalarda genellikle iltihap kaynaklı ve doğumsal kitleler daha yaygınken, geç erişkinlerde (40 yaş üstü) ise neoplastik kitleler daha sık görülmektedir.</p>
<p>İkinci olarak dikkat edilecek konu kitlenin yeri ve özellikleridir. Bu kitleleri boyun yan-arka kısımlarında ve ön kısmında olmak üzere iki ana başlıkta inceleyelim.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">Boyunda lateralde (yanda) yerleşen kitleler:</span></span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;">Boyunda orta hatta yer almayıp çene altı, kulak arkası, kulak altı, ense vb. yanlarda yer alan kitlelerdir.</span></strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Lenfadenopati (lenf bezi kaynaklı)</strong></span></p>
<ul>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">Öpücük hastalığı-Enfeksiyoz Mononükleoz</span><span style="color: #ff0000;">:</span> </strong>Epstein-Barr adı verilen bir virüsle meydana gelen, yüksek ateş, boğaz ağrısı, vücudun pek çok yerinde lenf bezlerinde şişme, karaciğer ve dalakta büyüme ile giden bir tür bulaşıcı hastalıktır. Ateş 10-14 gün sürebilir, boğaz ağrısı 7-10 gün devam eder. %80-90 hastada boyun arka kısmında ensedeki bezler büyümüştür. Tanı muayene, kan tahlilleri (CRP, Sedimentasyon, Tam kan sayımı, Periferik yayma, Anti-VCA IgM ve IgG ) ile konulur. Tedavisi destek (ateş düşürücü ilaçlar, yağsız-dengeli beslenme, istirahat) şeklindedir, ek bakteriyel enfeksiyon varlığında antibiyotik verilebilir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Bademcik iltihabı (tonsillit), farenjit, üst solunum yolu enfeksiyonu, dişeti iltihabı-absesi, kulak iltihabı-absesi, dış kulak yolunda sivilce (fronkül), dış kulak yolu iltihabı (otitis externa), küpe deliği iltihabı vb. : </strong></span>Tedavisi nedene yöneliktir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>AİDS:</strong> </span>Etkeni HIV virüsüdür. Boyunda birden fazla lenf bezi büyümesi, parotis (yanakta yerleşen tükrük bezi) kitleleri, der-ağız,boğaz kaposi sarkomu, saçlı hücreli lösemi, ağız-boğaz-yutak-yemek borusu mantarı ile gider.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Kawasaki Hastalığı:</strong></span> Nedeni bilinmeyen, genellikle 2 yaş altı çocuklarda görülen küçük damar iltihaplanması (vaskülit) hastalığıdır. Ateş 5 gün veya daha uzun sürmüşse, avuç ve ayak tabanlarında kızarıklık, iyileşme döneminde parmak uçlarında soyulma, değişik boyutlarda döküntüler, her iki gözde kızarıklık, dudaklarda kızarma, çilek dili görüntüsü, ağız-boğaz mukozasında yaygın kızarıklık, boyunda lenfadenopati kriterlerinden 5&#8242;inin bir arada varlığında bu tanı konulur. Tedavisinde aspirin verilmektedir.<strong> </strong></li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">Tüberküloz (Verem) lenfadeniti:</span></strong>Akciğer vereminin boyundaki lenf bezlerini tutması sonucu karşımıza çıkar. Genellikle tek taraflı, birden fazla, köprücük kemiği üstünde daha çok yerleşen bezeler yapar. Başlangıçta sert, ağrısız ve hareketli iken zamanla deriye yapışık, hareketsiz, düzensiz hale gelir ve hatta derdi dışına açılıp akabilir. Tanı ve tedavi vereme özgüdür.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Sifiliz (frengi):</strong> </span>Erken evresinde <span style="color: #3366ff;">&#8220;şankr&#8221;</span> denen önce sivilce, sonra yuvarlak/oval, pembe renkli yaraya dönüşen lezyon oluştuktan 1 hafta sonra sert, ağrısız, az sayıda bölgesel bezeler karşımıza çıkar. Özel testlerle tanı konulur. Tedavisinde penisilin kullanılır.<strong> </strong></li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Toksoplazmozis:</strong></span> Çiğ veya az pişirilmiş etten, kedi dışkısından ve yıkanmamış sebze ile meyvelerden bulaşma ihtimali olan su, toz ve topraklarda bulunan zararlı bir parazitin yarattığı iltihaptır. Ateş, halsizlik, yorgunluk, en sık boyunda olmak üzere pek çok yerde bezelerle gider. Bu lenf bezleri hareketli, ağrısızdır. Tanısı özel testlerle konulur. Tedavisinde uzun süreli özel antibiyotikler kullanılır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Oral-servikofasiyal aktinomikoz:</strong> </span>15-35 yaş arasında en sık görülen, daha çok erkekleri tutan, dişeti ve bademciklerdeki bakterilerin travması veya diş çevresi dokunun iltihabı sonucu doku içine giren Actinomyces denen bir tür mantarın yol açtığı bir enfeksiyondur. En çok mandibula köşesindeki sert şişlikle karşımıza çıkar, bu şişlik zamanla büyür ve dışarı akmaya başlar. Ateş ve ağrı olabilir. Tanısı özel incelemesi ile konulur, antibiyotiklerle tedavi edilir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Kedi tırmığı hastalığı:</strong> </span>Genellikle kedi tırmalaması sonrasında ortaya çıkan, çocuklarda sık görülen bir lenf bezi iltihabıdır. &#8220;Bartonella&#8221; adı verilen mikrop nereden vücuda girdiyse o bölgede bezeler yapar. Abseleşme ve lenf bezi kapsülünü yırtıp çevre dokulara yayılma eğilimindedir. Tanı özel tekniklerle konulur, kendi kendini sınırlayan bir hastalık olması nedeniyle tedavisi destek tedavi şeklindedir. Yayılan veya dirençli vakalarda bazı antibiyotikler önerilebilir.<strong> </strong></li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Tularemi:</strong> </span>İnsanlara tavşan vb. enfekte hayvanla direkt temasla veya etini yemekle, kene vb. taşıyıcılarla, toz inhalasyonu veya kirlenmiş sularla bulaşır. Özellikle İskandinav ülkelerinde görülür. 4 farklı tipi olan tulareminin tifoid formunda titreme ile yükselen ateş, ba-boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları, bulantı, kusma, öksürük gibi diğer enfeksiyon bulguları ortaya çıkar. 1-2 gün içinde enfeksiyon yerinde bir sivilce oluşur, zamanla büyüyüp ülsere dönüşür. Boyun, koltukaltı ve kasıkta çoğunlukla çıkan bezeler sert, basmakla ağrılıdır, bir kısmından da dışarı iltihap akar. Tanısı özel tetkiklerle konulur, tedavisinde antibiyotik verilir.</li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">Leishmaniasis (Kala-Azar):</span></strong>Batı Afrika&#8217;da, Orta ve Güney Amerika&#8217;da, Hindistan, Çin ve Sudan&#8217;da çok görülür. Yurdumuzun Marmara ve Ege bölgelerinde de görülmektedir. Hastalığın etkeni olan parazit, tatarcıkların ısırması ile insana geçmektedir. Bu paraziti taşıyan tatarcık en çok köpeklerin üzerinde yaşamaktadır. Düzensiz ateş, kilo kaybı, boyunda beze ve karaciğer-dalak büyümesi olur. Tedavisi özel tetkiklerle konur, tedavisinde bazı özel ilaçlar verilir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Bruselloz:</strong></span> Brucella adı verilen bakteriyle oluşan, enfekte hayvanlardan insanlara bulaşabilen bir hayvan hastalığıdır. En sık bulaşma nedeni kaynatılmamış, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin kullanımıdır. Çiğ etle de bulaşması mümkündür. Brusella bakterileri hamile birine bulaştığında annenin hastalığı sırasında anne kanında bulunup, bazen anne karnındaki bebeğe de bulaşır. Bu bulaşma düşük ve anne karnında bebek ölümü ile sonuçlanabilir. Halsizlik, iştahsızlık, hafif ateş, kas ve eklem ağrıları, daha çok öğleden sonra yükselen ateş olur. Geceyarısı bol terleme ile bu ateşin düşmesi bu hastalık için tipiktir. Lenf bezlerinde, karaciğer ve dalakta büyümeler olur. Tedavisi özel tetkiklerle konur, tedavisi antibiyotiklerle yapılır<strong>.</strong></li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Tümörler:</span></strong></p>
<blockquote><p>Lenfoma, lenf bezlerine metastaz gibi durumlarda boyunda sert, ağrısız, yer yer düzensiz, başta hareketli, daha sonra hareketsiz şişlikler ortaya çıkar. Özel yöntemlerle (ince iğne aspirasyon biyopsisi, kitlenin çıkarılıp incelenmesi vb.) tanı konulduktan sonra tedavi nedene göre yapılır.</p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Sarkoidoz:</span></strong></p>
<blockquote><p>Nedeni bilinmeyen, sistemik bir hastalıktır. Akciğer boşluğunda lenf bezi büyümeleri, akciğer tutulumu, karaciğer-dalak büyüklüğü, deride eritema nodosum denen lezyonlar, ağız çevresi-kulak-göz ve boyunda koyu renkli sivilceler, gözde üveit, eklem iltihapları ile gider. Özel tetkiklerle tanı konulur, tedavisi semptomatiktir.</p></blockquote>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Brankial yarık kisti:</strong></span></p>
<blockquote><p>Geç çocukluk ve genç erişkinlikte görülür. Anne karnındaki gelişim sırasında boyun içi organların boyun dışı derisi ile olan bağlantılarının kapanmayıp ince kanallar şeklinde açık kalması sonucu oluşur. Sinüs, fistül ya da kist şeklinde olabilirler. Genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında boyunda kırmızı, sıcak, ağrılı, hassas kitleler şeklinde ortaya çıkarlar. Uygun antibiyotik kullanımı sonrasında kitle yok olabilse de genellikle yumuşak, hamur kıvamında kitlelerdir. Tanısında boyun ultrasonu vb. radyolojik tetkikler kullanılır, tedavisi enfeksiyon giderildikten sonra kistin ve kanalının cerrahi olarak çıkarılmasıdır.</p></blockquote>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Laringosel:</strong></span></p>
<blockquote><p>Yalancı ve gerçek ses telleri arasındaki gırtlak dokusunun, havayolundaki artmış basınç nedeniyle fıtıklaşması ve boyunda içi hava dolu bir kitle haline gelmesidir. Genellikle orta yaşlı erkeklerde, özellikle nefesli çalgı çalan müzisyenlerde görülür ve genellikle tek taraflıdır. Horlama, ötme, yutma zorluğu, öksürük veya yabancı cisim hissine yol açar. İltihaplanırsa boyunda abse şeklini alır. Tanısı gırtlağın özel bakısı ve boyun tomografisi ile konulur. Tedavisi cerrahidir.</p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Anevrizmalar ve Karotid tümör</span>:</strong></p>
<blockquote><p>Anevrizma, boyun atardamarının zayıf olan bir kısmından balonlaşmasıdır. Elleyince nabız şeklinde attığı farkedilir. Karotid tümör, aort denen ana atardamarın boyun kısmında yerleşen bir kitledir, yutakta şişlik yapar, elleyince nabız atışı vermez. BT ve anjiografi ile tanı konulur. Tedavisi cerrahidir.</p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Parotis bezi (yanakta yer alan tükrük bezi) hastalıkları</span></strong>:</p>
<blockquote><p>Kabakulak, bakteriyel parotis iltihabı, abse, iyi huylu tümörler (pleomorfik adenom, whartin tümörü, hemanjiom, lipom), kötü huylu tümörler, Sjögren sendromu (tek veya çift taraflı tekrarlayıcı parotis büyümesi, ağızda ve gözlerde kuruma) sayılabilir. Tedavisi ve tanısı özeldir.</p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Submandibüler bez (çene altı tükrük bezi) hastalıkları</span>:</strong></p>
<blockquote><p>Tükrük bezi taşı, iltihabı, absesi, tümörleri şeklindedir. Tükrük bezi taşlarının %85&#8242;i bu bezde görülür, tipik olarak yemek sırasında veya sonrasında boyunda ağrılı şişlik meydana gelir ve tipik olarak tekrarlayıcıdır. Muayene ve radyolojik tetkiklerle tanısı konulur, tedavisi iltihap durumunda antibiyotiklerle bunun gerilemesinden sonra taşın ağızdaki kanal ucuna yakınsa ağız içinden çıkarılması ya da bezle birlikte boyun ameliyatı ile çıkarılmasıdır.</p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Kas kaynaklı hastalıklar</span></strong>:</p>
<blockquote><p>Fokal myozitis(çizgili kaslarda yerleşen, iyi sınırlı, inflamatuar kitle), boyunda ağrılı şişlik, ateş, boyunda o tarafa eğrilme ile giden bir hastalıktır. Tanı ve tedavisi özeldir.</p></blockquote>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Boyunda önde yerleşen kitleler:</strong></span></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #3366ff;"><strong>Tiroid:</strong></span></li>
</ul>
<blockquote><p>Tüm yaş gruplarında ön yerleşimli boyun kitlelerini en sık yerleştiği dokudur. Guatr, tiroid nodülü-kisti, tiroidit, lenfoma, iyi ve kötü huylu tümörleri gibi hastalıkları içerir. Boyun USG, tiroid sintigrafisi ve tiroid fonksiyon testleri ile tanı konulur, tedavi buna göre planlanır.</p></blockquote>
<ul>
<li><strong><span style="color: #3366ff;">Tiroglossal duktus kisti</span>:  </strong></li>
<p>Anne karnında gelişim sırasında normalde dil kökü-boyun arasındaki kanaldan aşağıya inmesi gereken tiroid dokusunun bunu gerçekleştirmeyip kist şeklinde orta hatta kalmasıdır. Çocuklarda en sık görülen orta hat kitledir. Dili dışarı çıkarınca veya yutkunurken yukarı doğru yer değiştirmesi tipiktir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında büyüdüğünde tıbbi tedavi verilir. Tanısı muayene, ultrason ve BT ile konulur. Tedavisinde cerrahi önerilir.</p>
<li><strong><span style="color: #3366ff;">Boyuna uzanan ranula</span>: </strong></li>
</ul>
<blockquote><p>Dil altı tükrük bezinin kistleşip boyuna doğru uzanması sonucu ortaya çıkar. Tanı muayene ve BT ile konur. Tedavisi cerrahidir.</p></blockquote>
<ul>
<li><strong><span style="color: #3366ff;">Dermoid kist:</span> </strong></li>
</ul>
<blockquote><p>Sert veya kistik orta hat kitlesi şeklinde, çene altı bölge ile sternum (iman tahtası kemiği) arasında önde yerleşir. Ağrısız şişlik oluşturur. Tedavisi cerrahidir.<strong> </strong></p></blockquote>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">Boyunda yaygın şişlik oluşturan hastalıklar:</span></span> </strong></p>
<ul>
<li><span style="color: #3366ff;"><strong>Ludwig anjini:</strong></span></li>
</ul>
<p style="padding-left: 30px;">En sık görülen derin boyun enfeksiyonudur. Genellikle diş kökü enfeksiyonunun boyuna doğru yayılması ile hızla ilerler. Hastanın genel durumu kötüdür, çenenin altında boyun oldukça şiş ve kızarıktır, ateş yüksektir. Ağrı dil hareketleriyle artar, sıvı-katı gıda alımı kısıtlıdır. Ağız açık, dil yukarı arkaya kalkmış ve buna bağlı solunum sıkıntısı vardır. Tanı kliniğe dayanır. BT ile enfeksiyonun yaygınlığı saptanabilir. Tedavide hasta hastaneye yatırılmalı, havayolu kontrol altına alınmalı, damardan ikili antibiyotik verilmelidir.</p>
<ul>
<li><span style="color: #3366ff;"><strong>Kistik higroma:</strong></span></li>
<p style="text-align: justify;">Lenf damarı kaynaklı oluşumlardır. Çoğu doğum sonrası farkedilir veya kısa süre sonra kendini belli eder. En çok boyun arka kısmında yerleşir, ağrısız, yumuşak şişliklerdir. Tanı muayene ve tomografi ile belirlenir. Tedavide lazer, kriyoterapi uygulanabilir, çünkü tamamen çıkarılması imkansızdır. Uygulanacaksa boyun kısmı dikkatlice çıkarılmalı, çocuğun yaşı büyüyüp yüz sinirleri kalınlaşıp belirginleştikten sonra yanak ve yüze yayılan kısımları daha güvenle çıkarılabilir.</p>
<p> </ul>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><script type="text/javascript">// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
// < ![CDATA[
                            var pageTracker = _gat._getTracker("UA-xxxxxx-x");  pageTracker._initData();  pageTracker._trackPageview();
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seciltotan.com/2008/03/boyunda-kitle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

