DOMUZ GRİBİ (SWINE INFLUENZA)

Posted on April 29, 2009 by admin.
Categories: DOMUZ GRİBİ.

 

Domuz gribi nedir?

Bu grip türü domuzlar arasında oldukça bulaşıcı olan ve domuzlarda akut solunum yetmezliğine yol açan “Influenza A” virüsünün bir tipidir. Domuzlarda ölüm oranı yüksektir (%1-4). Domuzlar arasında hava yoluyla, direkt ya da indirekt (ortak kullanılan malzemelerle) temasla ve taşıyıcı olan ancak semptomu olmayan domuzlar yoluyla bulaşır. Yıl içinde herhangi bir zaman görülebilse de genellikle sonbahar ve kış aylarında salgınları en sıktır. Pek çok ülkede bu nedenle domuzlara özel grip aşısı yapılmaktadır.

H1N1 alt tip Influenza A genellikle en sık görülen tiptir, ancak H1N2, H3N1, H3N2 gibi tipleri de görülmektedir. Domuzlar ayrıca kuş gribi hatta insan gribi ile de hasta olabilmektedir. Bazen insan gribi ile domuz gribi, hayvanı aynı anda hasta edebilmekte ve hayvanın vücudunda üreyen bu virüsler birbiriyle gen birleşimi yaparak “reassortant=üretilmiş yeni cins” virüs haline gelebilmektedir. Bu durumda, aslında sadece domuzlarda hastalık yapabilen domuz gribi insanları da hasta edebilir hale gelmektedir.

Domuz gribinin görülme sıklığı nedir?

Günümüzde yaşanan salgınlara benzer salgınlar ya da birkaç kişiyle sınırlı enfeksiyonlar eskiden de görülmüştür. Örneğin 2005-Ocak 2009 tarihleri arasında Amerika’da 12 kişinin bu hastalığa yakalandığı, ancak hiçbir ölüm olmadığı saptanmıştır. Eylül 1988’de Wisconsin’de yaşayan 32 yaşında hamile bir kadın, domuz gribine yakalandıktan 8 gün sonra zatürre nedeniyle vefat etmiştir. 1976’da New Jersey’de 200’den fazla insan bu gribe yakalanmış ve sadece 1 kişi ölmüştür.

Genellikle belirtileri insan gribindekine çok benzediği için, hasta olan kişilerin domuz gribi olduğu tesadüfen yıllık grip denetimleri sırasında anlaşılmıştır. Hastalığı hafif atlatanlar ya da semptomsuz olanlara tanı koymak çok güçtür, bu nedenle bu gribin insanlarda görülme sıklığını saptamak pek mümkün değildir.

Hastalık insanlara nasıl bulaşır?

İnsanlar genellikle mikrobu hasta domuzlardan almaktayken, domuzlarla hiçbir teması olmayan insanlarda da bu hastalığın bulunması insandan insana bulaşın da olduğunu düşündürmektedir. Yayılımı aynı insan gribindeki gibi öksürme, hapşırma esnasında direkt damlacık yoluyla ya da kapı kolu, kafeterya masaları vb. mikrobun 2 saat kadar canlı kalabildiği yüzeylerle temasla olmaktadır.

Domuz eti ya da ürünlerini tüketmekle mikrop bulaşır mı?

Domuz gribi virüsü 160-170 derecede yok olmaktadır, bu nedenle iyi pişirilmiş bir eti tüketmekle bulaşmaz.

Domuz gribi hangi ülkeleri etkilemiştir?

Domuzları etkileyen gripten bahsedersek Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa (İngiltere, İsveç, İtalya), Afrika (Kenya) ve Çin ile Japonya’da salgınlar görülmektedir.

İnsanları etkileyen domuz gribi için konuşacak olursak, son güncelleme olarak 27 Nisan 2009 tarihli WHO (Dünya Sağlık Örgütü) raporlarına göre Amerika’da laboratuar tetkiki ile ispat edilmiş Influenza A Tip H1N1 ile enfekte 40 kişi saptanmış, şu ana kadar herhangi bir ölen olmamıştır. Meksika’da 26 kişi saptanmış, 7 kişi ölmüştür. Kanada’da 6 hasta saptanmış, ölen olmamış; İspanya’da ise 1 hasta görülmüş, ölen olmamıştır. Ancak hastalık hızla yayılmaktadır.

Domuz gribine karşı herhangi bir aşı var mıdır?

Maalesef henüz insanlarda uygulamaya uygun bir aşı bulunmamaktadır. Her sonbahar başında yapılan insan grip aşısının koruyucu olup olmadığı da bilinmemektedir. Çünkü influenza virüsleri çok çabuk genetik yapılarını değiştirebilmektedir. Ancak bilinen tiplere karşı hızla aşı geliştirme çalışmaları başlamıştır.

Hastalığın belirtileri nedir?

İnsan gribinde ortaya çıkanla oldukça benzer şekilde ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücutta yaygın ağrı, baş ağrısı, üşüme-titreme ve halsizliktir. Bazı kişilerde bulantı, kusma ve ishal şikayetleri de olduğu görülmüştür. Önceden kronik bir hastalığı olan (kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, kanser, bağışıklık eksikliği vb) kişilerde zatürre ve akciğer yetmezliğine yol açabilmekte ve buna bağlı ölüm riski artmaktadır.

Tedavisi mümkün müdür?

Yukarıda bahsedilen, daha önceki yıllarda görülen domuz gribi vakalarında herhangi bir özel tedavi uygulanmadan kişiler hastalığı atlatabilmiştir. Şu anda var olan salgına yol açan virüsler üzerinde yapılan çalışmalarda, mikrobun Oselatmivir (Tamiflu®) ve Zanamivir (Relenza®) içeren ilaçlara duyarlı olduğu, ancak Amantadin ve Rimantadin’e dirençli olduğu saptanmıştır. Ancak bu ilaçlar, hastalığın ilk 2 gününde kullanıldığında fayda etmektedir.

Hasta olan kişiler ne kadar süre bulaştırıcıdır?

Domuz gribi olan kişiler, şikayetler ortaya çıkmadan 1 gün önce ve çıktıktan sonra ise 7 gün sonrasına kadar hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Çocuklarda bu süre daha uzun olabilir.

Hasta kişilerden domuz gribi kapmamak için ne yapmalıyım?

İnsan gribinde nasıl önlemler almak gerekiyorsa, aynı şekilde davranılmalıdır. Yani:
- Ateş, öksürük, burun akıntısı olan hasta görünümlü kişilerle yakın temastan kaçınılmalı.
- Eller sık sık sabunla yıkanmalı, kirli ellerle göz-ağız-buruna dokunulmamalı.
- Yeterli uyku, düzgün beslenme, fiziksel aktivite, sigara ve alkolden mümkün olduğunca kaçınma önemli.
- Evde hasta birinin varlığında, kişi ailenin diğer fertlerinden ayrı bir odada tutulmalı, kişinin bakımı sırasında ağız-burun maskeyle kapatılmalı ve eldiven takılmalı, sonrasında eller iyice sabunlanmalı, oda sık sık havalandırılmalı, temizlik malzemeleriyle evde dezenfeksiyon sağlanmalıdır.

Hastalanmışsam evdekileri ve çevremdekileri nasıl koruyabilirim?
- Öksürme ve hapşırma sonrasında eller iyice yıkanmalı, kullanılan kağıt mendil tekrar kullanılmak için saklanmadan atılmalı, bez mendil kullanımından kaçınılmalı
- İşe/okula 1 hafta süre ile gidilmemeli, evde dinlenilmeli
- Yakındakilerle teması en aza indirmeli, öpüşülmemeli, ziyaretçi kabul edilmemeli
- Eller sık sabunlanmalı
- Kirli ellerle ortak kullanım alanlarındaki eşyalara dokunulmamalıdır.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Domuz gribi vakalarının görüldüğü alanlarda yaşıyorsanız ve grip şikayetleriniz varsa (ateş, öksürük, yaygın vücut ağrıları, burun akıntısı, boğaz ağrısı, bulantı, kusma, ishal vb.) mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.Çocuklarda acil tıbbi tedavi gerektiren önemli bulgular şunlardır:
- Hızlı solunum ya da solunum zorluğu
- Ciltte mavimsi renk değişikliği
- Yeterli sıvı alamama
- Sözlü uyarılara yanıt verememe ya da uyanamama
- Aşırı hırçın olma
- Grip şikayetleri tam geçmişken ateş ve yoğun bir öksürük başlamış olması
- Döküntü ve ateş
Erişkinlerde acil tıbbi tedavi gerektiren önemli bulgular şunlardır:
- Solunum zorluğu, nefes darlığı
- Göğüs ya da karında ağrı-basınç
- Ani baş dönmesi ve sersemlik
- Zihin bulanıklığı
- Şiddetli ve durmayan kusma

Yurtdışına seyahate gideceğim, iptal edeyim mi?

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) henüz H1N1 virüsü grip salgını nedeniyle uluslararası seyahate kısıtlama getirilmesine gerek duymamıştır. Dünyanın pek çok ülkesinde bu virüse bağlı salgınlar görülmektedir. Şu anda hasta kişilerin hızla tanımlanması ve izolasyonu için büyük çaba harcanmaktadır. Ancak kişide semptomlar çıkmadan önce insandan insana bulaştırıcılığın gerçekleşebilmesi nedeniyle kişisel hjyen önlemleri çok daha büyük önem kazanmaktadır. 

Seyahate çıkacak olan kişilerin kendilerini ve başkalarını koruyabilmesi için çok basit önlemler bulunmaktadır. Özellikle hasta olan kişilerin, toplum sağlığını düşünerek yolculuk etmemesi gerekir. Yolculuk sonrası hastalanan kişilerin ise en yakın sağlık kurumuna başvurması gerekir. 

Hastalanmamak için yolcuların mümkünse kalabalık ortamlara girmemesi, hasta olan kişilerle temas etmemesi, temas durumunda ellerin iyice sabunlanması önerilir. Hasta kişiler 1 kez kullanılıp atılacak şekilde kağıt mendille ağızlarını kapatarak öksürmeli ve söksürme-sümkürme sonrası da mendili hemen çöpe atıp ellerini iyice yıkamalıdırlar.

Yolcuların hastalanmamak için ortak kullanılan eşyalarla temas sonrasında ellerini alkol bazlı jellerle ya da sabunlayarak temizlemeleri, ellerini yıkamadan ağıza-buruna-göze götürmemeleri önerilir.

Yolculuk öncesi grip ilacı alayım mı enfeksiyondan koruması için?

Yolculuk öncesi koruyucu olarak antiviral ilaç alımı konusunda henüz netleşmiş veriler yoktur. Bu tür ilaçlara direnç gelişimini önlemek adına, koruyucu amaçlı kullanımından çok ilk şikayetlerin ortaya çıkmasından sonra alınması önerilmektedir.

KAYNAKLAR:

1. WHO’nun web sitesi ilgili sayfası (http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.html)

2. CDC’nin ilgili web sayfası (http://www.cdc.gov/h1n1flu/)

 

 

 

 

 

KULAKTAKİ KRİSTALLER VE BAŞDÖNMESİ (BPPV)

Posted on April 26, 2009 by admin.
Categories: BAŞDÖNMESİ, KULAK HASTALIKLARI.

 

Benign (gidişatı iyi) Paroksismal (aniden başlayan) Pozisyonel (baş hareketleri ile tetiklenen) Vertigo (baş dönmesi) yani baş harfleriyle  ”BPPV” erişkinlerde en sık baş dönmesi nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. En tipik bulgusu pozisyon değişikliği sonrasında oluşan ve 1-2 sn süren etrafın fıldır fıldır döndüğü bir baş dönmesi atağı yaşanmasıdır.  Bu durum genellikle yataktan kalkma ya da  yatağa yatma anında, yatakta sağdan sola dönerken, yerden eğilip ya da yukarı uzanıp bir şey alma sırasında ortaya çıkar.  Kişi birden bu şekilde bir dönme yaşayınca korkar ve bir yerlere tutunma ihtiyacı hisseder. Bazen tutunamayıp düşebilir. Bulantı ve kusma da eklenebilir. Kişinin gözlerine dikkatli bakıldığında göz bebeklerinin bir tarafa doğru döner gibi hızlı hızlı hareket ettiği görülür(nistagmus).
BPPV’nin nedeni iç kulakta denge sağlayan organların içinde yer alan mikroskopik taşların/kristallerin (otokonya)  yerlerinden kopup iç kulak sıvısında serbest yüzmesi ve yarım daire kanallarının içine kaçmalarıdır. Yarım daire kanallarının görevi yatay, dikey ve çapraz düzlemdeki hareketleri algılayıp beyne sinyal göndermek ve bu sayede kişinin dengesini sağlamaktır. Yanlışlıkla bu kanalların içine giren bu taşların hareketi sanki kişi bu düzlemlerden birinde devamlı hareket ediyormuş gibi bir yanlış algılamaya neden olur. Bu da baş dönmesi şikayetlerini açığa çıkarır. (Bkz. Dizziness (sersemlik hissi), Vertigo (baş dönmesi) ve Taşıt tutması)

Tanı, bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından detaylı bir anamnez alma sonrasında yapılacak ayrıntılı KBB muayenesi ve otonörolojik muayene ile ayırıcı tanılar ekarte edilerek konulur.

(more…)