2009 H1N1 GRİBİ-SEMİNER ANAHATLARI (24 KASIM 2009)

Posted on November 21, 2009 by admin.
Categories: DOMUZ GRİBİ.

Domuz gribi nedir?

 H1N1 (alt tip Influenza A) yani halk arasındaki adıyla “Domuz gribi”   insan gribi, domuz gribi ve kuş gribinin karışımından oluşan yeni bir virüs türüdür.

 ↔

İnsan gribi ile H1N1 gribi arasındaki farklar?

İNSAN GRİBİ:

●      Yüksek ateş

●      Kas ağrısı

●      Öksürük

●      Boğaz ağrısı

●      Baş ağrısı

●      Üşüme-titreme

●      Burun akıntısı

H1N1 GRİBİ:

●      Yüksek ateş

●      Kas ağrısı

●      Öksürük

●      Boğaz ağrısı

●      Baş ağrısı

●      Üşüme-titreme

●      Burun akıntısı

●      Bazen karın ağrısı, kusma, ishal

 ↔

Hastalık insanlara nasıl bulaşır?

Başlangıçta hasta domuzlardan

Artık insandan insana

Öksürme, hapşırma esnasında direkt damlacık yoluyla ya da kapı kolu, kafeterya masaları vb. mikrobun 2-8 saat kadar canlı kalabildiği yüzeylerle temasla 

 ↔

Hasta olan kişiler ne kadar süre bulaştırıcıdır?

Şikayetler ortaya çıkmadan 1 gün önce ve çıktıktan sonra ise 7 gün sonrasına kadar

Çocuklarda bu süre daha uzun olabilir.

Enkübasyon süresi  2-3 gün, ancak 7 güne kadar çıkabiliyor.

 ↔

Dünyada son durum (13 Kasım 2009 itibariyle-WHO verileri):

Tüm dünyada laboratuar teyitli toplam 526,060 vaka saptanmış, 6770 ölüm gerçekleşmiştir. (WHO) (%1.2….Mevsimsel gribe bağlı ölüm oranı ile benzer) 

Avrupa’da dolaşan Influenza A virüsünün % 99′dan fazlası pandemik H1N1 2009. Tek istisna Rus Federasyonu’nda % 10 kadarı mevsimsel influenza H3N2 ve mevsimsel H1N1.

 ↔

Türkiye’de son durum (23 Kasım 2009 itibariyle-Sağlık Bakanlığı verileri)

●       Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 112 olmuştur. 

●       Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 301′dir. Bunların 59′unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 31 hasta solunum cihazına bağlı olarak takip edilmektedir. Hayatını kaybedenlerden 63 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 2 kişide gebelik olduğu tespit edilmiştir.

●       Ülkemizdeki ölümlerle ilgili yapılan değerlendirmeye göre; hastalığa bağlı olarak hayatını kaybetme riski toplumun geneline kıyasla kronik hastalığı olanlarda yaklaşık 5 kat, okul öncesi çocuklar ve gebelerde ise yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu anlaşılmıştır.

 ↔

TANI:

Nazal hızlı test (16 Kasım 2009′da S.B. Tarafından yasaklandı) , PCR

NUMUNE ALMA KRİTERLERİ:

(29.10.2009 S.B.)

 

●      Yatan hasta

●      Kümelenme durumunda salgın incelemesi amacıyla ilk birkaç vaka …..Artık uygulanmıyor (10 Kasım 2009′dan itibaren)

 ↔

VAKA YÖNETİMİ (01.11.2009-S.B.)

Ağır Hastalık için Risk Grupları:

●       Gebeler ile doğum veya düşük yapmış ilk 15 gündeki kadınlar

●       2 yaş altı çocuk

●       Kronik akciğer hastalığı (aktif akciğer tbc hariç)

●       Kardiyovasküler hastalık (hipertansiyon hariç)

●       Kronik (renal, hepatik, hematolojik ve metabolik)

hastalık

●       Nöromüsküler hastalık 

●       İmmün süpresyon (HIV, malignite, steroid kullanımı vb.) 

●       Morbid obez (Vücut Kitle İndeksi>40) 

●       19 yaş altı sürekli aspirin kullanması gereken hastalar 

●       65 yaş üstü kişiler

 

Solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ciddi ve persistan kusma, genel durumunda kötüleşme, 3 günden fazla süren ateş yoksa:

●      Hasta ağır hastalık için risk grubunda değilse:

    Belirtilerin başlangıcından itibaren 48 saat içinde antiviral tedavi BAŞLANABİLİR! Ancak genel durumu iyi olan, alt solunum yolu enf. bulguları olmayan veya 48 saat içinde klnik durumu iyiye giden hastalarda antiviral tedavi verilmesine gerek yoktur. Semptomatik tedavi verilebilir (çocuklara aspirin vermeyiniz!), bulaştırmayı engellemek üzere gereken kişisel temas izolasyonu önlemleri alınır, ciddi hastalık belirtileri hastaya öğretilir ve geliştiğinde acil başvuru önerilir. 

●      Hasta ağır hastalık için risk grubunda ise:

   AYAKTAN antiviral tedaviye hemen başlanıp bildirim yapılır.

    Primer hastalığı için gerekirse uzman konsültasyonu istenir.

    Ciddi hastalık belirtileri hastaya öğretilir ve bunlar ortaya çıktığında acil başvuru önerilir.

 Solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ciddi ve persistan kusma, genel durumunda kötüleşme, 3 günden fazla süren ateş  varsa:

●  Hasta ağır hastalık için risk grubunda olsun olmasın!:

       Hasta yatırılır ya da bir üst basamağa 112 Acil ile sevk edilir!

    Antiviral tedaviye hemen başlanıp bildirim yapılır.

  Hastanın durumuna uygun klinik numune alarak uygun koşullarda laboratuara ulaştırılır.

   Temas ve damlacık izolasyon önlemleri alınır.

 ↔

TEDAVİ:

●      Semptomatik tedavi ve diyet

●      Oseltamivir (Tamiflu®) ve Zanamivir (Relenza®) içeren ilaçlara duyarlı olduğu, ancak Amantadin ve Rimantadin’e dirençli.İlaçlar, hastalığın ilk 2 gününde kullanıldığında fayda etmekte. Çocuklarda 2. günden sonra da etkili olabileceği belirtiliyor.

  • İlaçlar gelişigüzel, doktor reçete etmeden alınmamalı! Şu anda tüm dünyada Oseltamivir’e direnç gelişim oranı %0,2 ve her geçen gün oran artıyor!!!

●      Önemli olan virüsün yarattığı immünite zayıflığında ortaya çıkan ek hastalıkların (zatürre, vb.) erken tanı ve tedavisi!

Mevsimsel gripten korunmada aşı algoritması (CDC)

●       Her sene mevsimsel grip aşısı hazırlanırken 3 tür grip virüsünden yararlanılır. Biri Influenza A subtip H3N2, diğeri Influenza A subtip H1N1 (domuz geribiolan değil!) ve üçünsüsü Influenza B’dir.

●       Aşıdaki virüs tipleri her sene bir önceki grip sezonuna ait ülkelerarası verilere ve bilim adamlarının öngörülerine dayanılarak belirlenir. Muhtemel tüm virüs tiplerinden parçalar içeren bir referans virüsü tavuk yumurtası ya da tavuk böbrek hücrelerinde çoğaltılarak 2 tür aşı yapılır. Birincisi ölü virüsten alınan bir proteine karşı üretilen aşı (ki kas içine yapılır), diğeri ise yarı canlı aşı (ki burundan uygulanır)

●       Kuzey yarımküre için planlanan aşı için WHO her sene Şubat ayında, Güney yarımküre içinse Eylül ayında önermede bulunur. Sonrasında her ülke kendi bünyesinde hangi 3′lü kombinasyonu seçeceğine karar verir.

●       FDA bunu onayladıktan sonra aşı üreten firmalar üretime başlar ve en az 6 ay içinde aşılar üretilip grip sezonuna yetiştirilir. (Kuzey yarımküre için Eylül-Ekim dönemi) 

●       Aşılama sonrası 2 hafta içinde bağışıklık sağlanmış olur.

●       Aşının etkinliği seçilen virüs tiplerinin o sene dolaşan grip virüsüne genetik olarak ne kadar benzer olduğuna bağlı olarak değişir. 

Bu seneki mevsimsel grip aşısının içeriği?

Novartis firması tarafında üretilen Fluvirin adlı aşıda bu sene WHO’nun önerisi üzerine:

●      A/Brisbane/59/2007, IVR-148 (H1N1-domuz gribi olan değil!)

●      A/Uruguay/716/2007, NYMC X-175C (H3N2) (an A/Brisbane/10/2007-like virus)

●      B/Brisbane/60/2008[4]

 virüsleri bulundurulmuş ve FDA tarafından onaylanmıştır.

23.11.2009 tarihli CDC raporuna göre, bu sene gribe yol açan virüslerin genetiği incelendiğinde, 1 Eylül 2009′dan itibaren toplanılan hasta örmeklerinde 1 Influenza A H1N1(Brisbane) , 3 Influenza A H3N2 (Uruguay), 1 İnfluenza B (Victoria tip!) ve 348 Influenza A 2009 H1N1 saptanmıştır. Bu durumda bu seneki mevsimsel grip aşısında ilk 2 virüsün antijenik yapısına uygun aşılama yapıldığı ve bu sayede bu virüslerden 2’sine koruyuculuğun sağlanmış olduğu görülmüştür.

Bu seneki mevsimsel grip aşısı 2009 H1N1′den korumamaktadır!!!

Seneye bu aşı içindeki virüslerden biri 2009 H1N1 olacaktır!

H1N1 aşısının hazırlanma algoritması (S.B.)

●      Hazırlanma şekli mevsimsel grip aşısı ile tıpatıp aynı, hatta şu anda ülkemizde uygulanan Novartis firmasına ait aşıda sadece H1N1 virüsü antijeni mevcut (monovalan).  Bu nedenle koruyuculuğun %90 olduğu belirtiliyor.

●      Focetria aşısı adjuvanıyla birlikte 10 dozluk flakonda sunulmakta, 1 doz 0,5 ml’dir.

●      Tüm yaş gruplarında 0,5 ml olarak 90º açı ile kas içine (intramusküler) olarak uygulanır.

●      Flakon açıldıktan sonra 8 saat içinde kullanılmalı!

 ↔

2009 H1N1 AŞISI (S.B. Web sitesinden)

 ●      H1N1 aşılarının ülkemize gelen ilk partisinden alınan numunelerin Hıfzıssıhha Laboratuarlarımızdaki ön ve son kontrolleri tamamlanmış ve bütün sonuçlar olumlu olarak çıkmıştır.

●      Aşı için herhangi bir zorunluluk bulunmayıp tamamen gönüllülük esasına göre uygulanmaktadır.

●      Aşı önce sağlık çalışanlarına yapıldı.  Daha sonra 6 ay-5 yaş arası çocuklar ile kronik hastalığı olan tüm yaş gruplarına yapılmaktadır.

●      Aralık 2009 tarihinden itibaren okul çocukları ve diğer yaş gruplarında da aşılama başlayacaktır.

●      Nisan 2010 tarihine kadar aşılamalara devam edilmesi planlanmıştır.

 ↔

2009 H1N1 Aşı şeması (S.B.)

Focetria aşısı;

●      10 yaş ve üzerindeki kişilere tek doz  olarak uygulanacaktır.

●      9 yaş ve altında olan kişiler ile immun suprese kişilerde iki doz uygulanması gerekmektedir. İki doz arasındaki süre en az 3 hafta olmalıdır.

●      6 ay ve altındaki bebeklere aşı uygulanmamalıdır.

●      Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı konusundaki uzmanlar komitesi (SAGE) tarafından halen dünyadaki ruhsatlı pandemik A (H1N1) 2009 aşılarının gebelerde uygulanabileceğine ilişkin bir karar alınmıştır. Aşının 20. haftadan ileri gebeliklerde güvenilir olduğu gösterilmiştir. 20. haftadan erken gebeliklerde de herhangi bir istenmeyen etki görülmemiştir. Bu nedenle; 20. haftadan sonraki gebeliklerde aşının önerilmesi, 20. haftadan önceki gebeliklerde ise kişinin yazılı onamı ile aşının uygulanması gerekmektedir.

●      Emzirme döneminde aşının uygulanması için bir sakınca yoktur.  

 ↔

AŞI YAN ETKİLERİ

● Sık görülen yan etkiler (1/100-1/10): Aşı uygulanan bölgede kızarıklık, şişlik, sertlik, morarma, ağrı, vücut kırıklığı, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, titreme, eklem ağrısı, kas ağrısı. Bu yan etkiler genellikle aşıdan sonraki birkaç günde içerisinde kendiliğinden düzelir.

● Yaygın olmayan yan etkiler (1/1.000-1/100): Yaygın cilt reaksiyonu (ürtiker/kurdeşen dahil).

● Nadir görülen yan etkiler(1/10.000-1/1.000): Tansiyonda düşme, şok, sinirlerin geçtiği yol boyunca ağrı, pıhtılaşma hücrelerinde azalma nedeniyle kanama.

● Çok nadir görülen yan etkiler (<1/10.000): Vaskülit (damar iltihabı), nörit (sinir iltihabı), ensefalomiyelit (beyin-omurilik dokusu iltihabı), Guillain-Barre Sendromu (1976′da milyonda 1 vakada görüldü.)

● Ülkemizde bugüne kadar yapılan sağlık çalışanlarındaki yaygın aşılama sonrasındaki erken sonuçlara göre beklenmeyen önemli bir yan etki tespit edilmemiştir.

● Aşı sonrası görülen bazı yan etkiler mevsimsel grip aşılarında görülen sıklıktadır.

● Görülebilen bu yan etkilere rağmen, aşının yararı olumsuz etkileri ile kıyaslandığında çok daha yüksektir. (hastalıktan ölüm %1 !!!)

  ↔

AŞININ ÖZELLİKLERİ (S.B. Web sitesinden)

Mikrobiyolojik bulaşmayı engellemek üzere aşı flakonlarına eklenen koruyucu madde Thiomersal  (Etil Cıva) maddesi. 1930′lu yıllardan bu yana birçok aşı ve ilaçta koruyucu olarak kullanılmaktadır. Çoklu doz aşılarda halen yaygın olarak kullanılmaktadır. Etil cıvanın metil cıva gibi vücutta birikici özelliği yoktur ve güvenli olduğu bilinen bir maddedir.

Aşı için kontrendikasyonlar:

● Yumurtaya karşı anafilaksi öyküsü,

● Önceki grip aşılaması sonrası anafilaksi öyküsü

● Guillian Barré Sendromu geçirme öyküsü

● Latekse karşı anafilaksi öyküsü (aşının tıpasından kaynaklanabilecek)

  ↔

NASIL KORUNALIM?

●       Öksürme ve hapşırma sonrasında ağız tek kullanımlık

kağıt mendillerle ya da kolun üst kısmıyla kapatılmalı! 

●       Kullanılan kağıt mendil tekrar kullanılmak için saklanmadan çöp kutusuna atılmalı, bez mendil kullanımından kaçınılmalı!

●       Ele öksürüldü/hapşırıldıysa eller sabunla yıkanmalı! 

●       Kirli ellerle göz-ağız-buruna dokunulmamalı! 

●       Öksürme ve hapşırma sonrası, tokalaşma sonrası (hatta öpüşmeyin ve tokalaşmayın!) zamanınız kısıtlı ise el dezenfektanı alkollü ıslak mendiller ya da jeller kullanılmalı!

●  SAĞLIĞINIZI KORUYUN !

Grip olan insanlardan uzak durun! Hasta insanlara 1 metreden yakın durmanız gerekli ise maske kullanın!

C vitaminli sebze ve meyve tüketin!

Alkol ve sigara kullanımını en az seviyeye düşürün (hatta kullanmayın!).

Sıcak bitki çayı ve C vitamininden zengin

 doğal meyve suları tüketin!

Bol su için!.

Uykunuzu tam alın ve düzenli spor yapın!

  ↔

Hastalanmışsam evdekileri ve çevremdekileri nasıl koruyabilirim?

HASTAYKEN KALABALIK ORTAMLARDAN MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZAK DURULMALI ! 

Gerekmedikçe toplu taşıma araçları kullanılmamalı, alışveriş merkezlerine, sinemalara, eğlence mekanlarına girilmemeli!

İşe/okula 1 hafta süre ile gidilmemeli, evde dinlenilmeli!

Yakındakilerle teması en aza indirmeli, öpüşülmemeli, ziyaretçi kabul edilmemeli!

Eller sık sabunlanmalı!

Kirli ellerle ortak kullanım alanlarındaki eşyalara dokunulmamalı!

Hastanın bakımını yapan kişi maske ve cerrahi eldiven kullanmalı!

Ev sık sık havalandırılmalı!

 

KATILIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER…

 

Kaynaklar:

  1. http://www.grip.gov.tr/

  2. http://www.cdc.gov/flu/weekly/

  3. http://www.who.int/csr/disease/swineflu/updates/en/

Bu slayt metinleri Op. Dr. Seçil Totan tarafından hazırlanmış olup izin almadan kullanılamaz.  

 

 

H1N1 GRİBİ- AYLIK GÜNCELLEME (TEMMUZ 2009)

Posted on July 2, 2009 by admin.
Categories: DOMUZ GRİBİ.

TEMMUZ 2009:

TÜRKİYE’DE DURUM: 

20 Temmuz 2009 tarihinde tespit edilen yeni vakalarla birlikte ülkemizdeki pandemik (H1N1) 2009 vaka sayısı toplam 124 e ulaşmıştır. Bu vakaların 30 u yerli vakadır.

Halen 25 vaka ayaktan, 4 vaka ise hastanede takip edilmekte olup, genel durumları iyidir. Vakaların temaslıları da tespit edilerek takip altına alınmaktadır. Diğer bütün vakalar şifa ile sonuçlanmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. (T.C. Sağlık Bakanlığı verileri)

H1N1 GRİBİ (ESKİ ADIYLA DOMUZ GRİBİ) İLE İLGİLİ YAZIYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

SAĞLIK BAKANLIĞININ BU KONUDAKİ GÜNCELLEME BİLGİLERİNE http://www.grip.saglik.gov.tr/domuz-gribi-ik2.html SİTESİNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ. 

 

DOMUZ GRİBİ (SWINE INFLUENZA)

Posted on April 29, 2009 by admin.
Categories: DOMUZ GRİBİ.

 

Domuz gribi nedir?

Bu grip türü domuzlar arasında oldukça bulaşıcı olan ve domuzlarda akut solunum yetmezliğine yol açan “Influenza A” virüsünün bir tipidir. Domuzlarda ölüm oranı yüksektir (%1-4). Domuzlar arasında hava yoluyla, direkt ya da indirekt (ortak kullanılan malzemelerle) temasla ve taşıyıcı olan ancak semptomu olmayan domuzlar yoluyla bulaşır. Yıl içinde herhangi bir zaman görülebilse de genellikle sonbahar ve kış aylarında salgınları en sıktır. Pek çok ülkede bu nedenle domuzlara özel grip aşısı yapılmaktadır.

H1N1 alt tip Influenza A genellikle en sık görülen tiptir, ancak H1N2, H3N1, H3N2 gibi tipleri de görülmektedir. Domuzlar ayrıca kuş gribi hatta insan gribi ile de hasta olabilmektedir. Bazen insan gribi ile domuz gribi, hayvanı aynı anda hasta edebilmekte ve hayvanın vücudunda üreyen bu virüsler birbiriyle gen birleşimi yaparak “reassortant=üretilmiş yeni cins” virüs haline gelebilmektedir. Bu durumda, aslında sadece domuzlarda hastalık yapabilen domuz gribi insanları da hasta edebilir hale gelmektedir.

Domuz gribinin görülme sıklığı nedir?

Günümüzde yaşanan salgınlara benzer salgınlar ya da birkaç kişiyle sınırlı enfeksiyonlar eskiden de görülmüştür. Örneğin 2005-Ocak 2009 tarihleri arasında Amerika’da 12 kişinin bu hastalığa yakalandığı, ancak hiçbir ölüm olmadığı saptanmıştır. Eylül 1988’de Wisconsin’de yaşayan 32 yaşında hamile bir kadın, domuz gribine yakalandıktan 8 gün sonra zatürre nedeniyle vefat etmiştir. 1976’da New Jersey’de 200’den fazla insan bu gribe yakalanmış ve sadece 1 kişi ölmüştür.

Genellikle belirtileri insan gribindekine çok benzediği için, hasta olan kişilerin domuz gribi olduğu tesadüfen yıllık grip denetimleri sırasında anlaşılmıştır. Hastalığı hafif atlatanlar ya da semptomsuz olanlara tanı koymak çok güçtür, bu nedenle bu gribin insanlarda görülme sıklığını saptamak pek mümkün değildir.

Hastalık insanlara nasıl bulaşır?

İnsanlar genellikle mikrobu hasta domuzlardan almaktayken, domuzlarla hiçbir teması olmayan insanlarda da bu hastalığın bulunması insandan insana bulaşın da olduğunu düşündürmektedir. Yayılımı aynı insan gribindeki gibi öksürme, hapşırma esnasında direkt damlacık yoluyla ya da kapı kolu, kafeterya masaları vb. mikrobun 2 saat kadar canlı kalabildiği yüzeylerle temasla olmaktadır.

Domuz eti ya da ürünlerini tüketmekle mikrop bulaşır mı?

Domuz gribi virüsü 160-170 derecede yok olmaktadır, bu nedenle iyi pişirilmiş bir eti tüketmekle bulaşmaz.

Domuz gribi hangi ülkeleri etkilemiştir?

Domuzları etkileyen gripten bahsedersek Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa (İngiltere, İsveç, İtalya), Afrika (Kenya) ve Çin ile Japonya’da salgınlar görülmektedir.

İnsanları etkileyen domuz gribi için konuşacak olursak, son güncelleme olarak 27 Nisan 2009 tarihli WHO (Dünya Sağlık Örgütü) raporlarına göre Amerika’da laboratuar tetkiki ile ispat edilmiş Influenza A Tip H1N1 ile enfekte 40 kişi saptanmış, şu ana kadar herhangi bir ölen olmamıştır. Meksika’da 26 kişi saptanmış, 7 kişi ölmüştür. Kanada’da 6 hasta saptanmış, ölen olmamış; İspanya’da ise 1 hasta görülmüş, ölen olmamıştır. Ancak hastalık hızla yayılmaktadır.

Domuz gribine karşı herhangi bir aşı var mıdır?

Maalesef henüz insanlarda uygulamaya uygun bir aşı bulunmamaktadır. Her sonbahar başında yapılan insan grip aşısının koruyucu olup olmadığı da bilinmemektedir. Çünkü influenza virüsleri çok çabuk genetik yapılarını değiştirebilmektedir. Ancak bilinen tiplere karşı hızla aşı geliştirme çalışmaları başlamıştır.

Hastalığın belirtileri nedir?

İnsan gribinde ortaya çıkanla oldukça benzer şekilde ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücutta yaygın ağrı, baş ağrısı, üşüme-titreme ve halsizliktir. Bazı kişilerde bulantı, kusma ve ishal şikayetleri de olduğu görülmüştür. Önceden kronik bir hastalığı olan (kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, kanser, bağışıklık eksikliği vb) kişilerde zatürre ve akciğer yetmezliğine yol açabilmekte ve buna bağlı ölüm riski artmaktadır.

Tedavisi mümkün müdür?

Yukarıda bahsedilen, daha önceki yıllarda görülen domuz gribi vakalarında herhangi bir özel tedavi uygulanmadan kişiler hastalığı atlatabilmiştir. Şu anda var olan salgına yol açan virüsler üzerinde yapılan çalışmalarda, mikrobun Oselatmivir (Tamiflu®) ve Zanamivir (Relenza®) içeren ilaçlara duyarlı olduğu, ancak Amantadin ve Rimantadin’e dirençli olduğu saptanmıştır. Ancak bu ilaçlar, hastalığın ilk 2 gününde kullanıldığında fayda etmektedir.

Hasta olan kişiler ne kadar süre bulaştırıcıdır?

Domuz gribi olan kişiler, şikayetler ortaya çıkmadan 1 gün önce ve çıktıktan sonra ise 7 gün sonrasına kadar hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Çocuklarda bu süre daha uzun olabilir.

Hasta kişilerden domuz gribi kapmamak için ne yapmalıyım?

İnsan gribinde nasıl önlemler almak gerekiyorsa, aynı şekilde davranılmalıdır. Yani:
- Ateş, öksürük, burun akıntısı olan hasta görünümlü kişilerle yakın temastan kaçınılmalı.
- Eller sık sık sabunla yıkanmalı, kirli ellerle göz-ağız-buruna dokunulmamalı.
- Yeterli uyku, düzgün beslenme, fiziksel aktivite, sigara ve alkolden mümkün olduğunca kaçınma önemli.
- Evde hasta birinin varlığında, kişi ailenin diğer fertlerinden ayrı bir odada tutulmalı, kişinin bakımı sırasında ağız-burun maskeyle kapatılmalı ve eldiven takılmalı, sonrasında eller iyice sabunlanmalı, oda sık sık havalandırılmalı, temizlik malzemeleriyle evde dezenfeksiyon sağlanmalıdır.

Hastalanmışsam evdekileri ve çevremdekileri nasıl koruyabilirim?
- Öksürme ve hapşırma sonrasında eller iyice yıkanmalı, kullanılan kağıt mendil tekrar kullanılmak için saklanmadan atılmalı, bez mendil kullanımından kaçınılmalı
- İşe/okula 1 hafta süre ile gidilmemeli, evde dinlenilmeli
- Yakındakilerle teması en aza indirmeli, öpüşülmemeli, ziyaretçi kabul edilmemeli
- Eller sık sabunlanmalı
- Kirli ellerle ortak kullanım alanlarındaki eşyalara dokunulmamalıdır.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Domuz gribi vakalarının görüldüğü alanlarda yaşıyorsanız ve grip şikayetleriniz varsa (ateş, öksürük, yaygın vücut ağrıları, burun akıntısı, boğaz ağrısı, bulantı, kusma, ishal vb.) mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.Çocuklarda acil tıbbi tedavi gerektiren önemli bulgular şunlardır:
- Hızlı solunum ya da solunum zorluğu
- Ciltte mavimsi renk değişikliği
- Yeterli sıvı alamama
- Sözlü uyarılara yanıt verememe ya da uyanamama
- Aşırı hırçın olma
- Grip şikayetleri tam geçmişken ateş ve yoğun bir öksürük başlamış olması
- Döküntü ve ateş
Erişkinlerde acil tıbbi tedavi gerektiren önemli bulgular şunlardır:
- Solunum zorluğu, nefes darlığı
- Göğüs ya da karında ağrı-basınç
- Ani baş dönmesi ve sersemlik
- Zihin bulanıklığı
- Şiddetli ve durmayan kusma

Yurtdışına seyahate gideceğim, iptal edeyim mi?

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) henüz H1N1 virüsü grip salgını nedeniyle uluslararası seyahate kısıtlama getirilmesine gerek duymamıştır. Dünyanın pek çok ülkesinde bu virüse bağlı salgınlar görülmektedir. Şu anda hasta kişilerin hızla tanımlanması ve izolasyonu için büyük çaba harcanmaktadır. Ancak kişide semptomlar çıkmadan önce insandan insana bulaştırıcılığın gerçekleşebilmesi nedeniyle kişisel hjyen önlemleri çok daha büyük önem kazanmaktadır. 

Seyahate çıkacak olan kişilerin kendilerini ve başkalarını koruyabilmesi için çok basit önlemler bulunmaktadır. Özellikle hasta olan kişilerin, toplum sağlığını düşünerek yolculuk etmemesi gerekir. Yolculuk sonrası hastalanan kişilerin ise en yakın sağlık kurumuna başvurması gerekir. 

Hastalanmamak için yolcuların mümkünse kalabalık ortamlara girmemesi, hasta olan kişilerle temas etmemesi, temas durumunda ellerin iyice sabunlanması önerilir. Hasta kişiler 1 kez kullanılıp atılacak şekilde kağıt mendille ağızlarını kapatarak öksürmeli ve söksürme-sümkürme sonrası da mendili hemen çöpe atıp ellerini iyice yıkamalıdırlar.

Yolcuların hastalanmamak için ortak kullanılan eşyalarla temas sonrasında ellerini alkol bazlı jellerle ya da sabunlayarak temizlemeleri, ellerini yıkamadan ağıza-buruna-göze götürmemeleri önerilir.

Yolculuk öncesi grip ilacı alayım mı enfeksiyondan koruması için?

Yolculuk öncesi koruyucu olarak antiviral ilaç alımı konusunda henüz netleşmiş veriler yoktur. Bu tür ilaçlara direnç gelişimini önlemek adına, koruyucu amaçlı kullanımından çok ilk şikayetlerin ortaya çıkmasından sonra alınması önerilmektedir.

KAYNAKLAR:

1. WHO’nun web sitesi ilgili sayfası (http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.html)

2. CDC’nin ilgili web sayfası (http://www.cdc.gov/h1n1flu/)