BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA BURUN TIKANIKLIĞI

 

Bebek ve çocuklarda burun tıkanıklığına yol açabilecek pek çok neden bulunmaktadır. Erişkinlerde en sık nedeni burnun yapısal bozuklukları (deviasyon vb.) iken çocuklarda en sık neden genizeti büyüklüğü, üst solunum yolu enfeksiyonları, burunda yabancı cisim ve alerjidir.
GENİZETİNE BAĞLI BURUN TIKANIKLIĞI:

Her bebek, geniz bölgesinde yerleşen ve boğazdaki halka şeklindeki bağışıklık sistemi dokularından biri olan geniz eti (adenoid) ile doğar. Bu doku bebek büyüdükçe büyümekte, 6-12 ay arasında görünür hale gelmekte, 3-7 yaş arasında en büyük boyutuna ulaşmakta ve 11 yaşından itibaren de gerilemeye başlamaktadır. İltihaplandığında boyutunda büyüme olması nedeniyle burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, bazen uykuda nefes durması; artan salgı ve iltihaba bağlı olarak özellikle çocuk sabah kalktığında ve gece uykuya daldığında yoğunlaşan gıcık öksürüğü, geniz akıntısına bağlı zaman zaman balgamlı öksürük, ağız kokusuna neden olur. Pek ateş yapmaz, sekonder olarak orta kulak iltihabına yol açtıysa ateş başlayabilir. Bu durumun uzun sürmesi ve sık tekrarlaması gelişmede gerilik, ağız ve diş yapısında bozulma ve kulaklarda sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve sıvı birikimine bağlı işitme kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Tedavide ilk olarak tıbbi tedavi seçilir. Burnun günde en az 2 kez serum fizyolojik içeren damla ve spreylerle yıkanması, aspire edilmesi veya daha büyük çocukların hafifçe kesik kesik sümkürtülmesi önemlidir, gerekirse antibiyotik tedavisi başlanabilir. 3 aylık tıbbi tedaviye rağmen şikayetlerin devam etmesi, özellikle tekrarlayan/geçmeyen orta kulak sıvısı ve/veya uykuda nefes durması varlığında, 6 aylıktan büyük çocuklarda geniz etinin alınması  gerekebilir.

 ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINA BAĞLI BURUN TIKANIKLIĞI: 

“NEZLE” ve “GRİP” başlıkları altında ayrıntısıyla okuyacağınız üzere, bebek ve çocuklarda virüslerin üst solunum yolunu tutmasına bağlı mukozada ödem, burun ve genizetinde büyüme, burun salgısında artış ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, burun soluduğumuz havayı nemlendirip, vücut sıcaklığına getirip akciğere göndermekle görevli olduğu ve bunu sırasıyla sağlı-sollu büyüyüp küçülen burun etleriyle (konka) gerçekleştirdiği için, klima, aşırı sıcak ve kuru hava, sigara dumanı, kimyasallara maruz kalma (çamaşır suyu vb.) burun etlerini daha çok şişirip solunumu zorlaştıracaktır, çocuğu bu nedenle nezle/gripken özellikle bu tür tahrişlerden korumak gerekir. Nezle/grip tedavisinde burnun günde en az 2 kez serum fizyolojik içeren damla ve spreylerle yıkanması, aspire edilmesi veya daha büyük çocukların hafifçe kesik kesik sümkürtülmesi önemlidir. Beraberinde 2 yaş üstü çocuklarda nazal dekonjestan burun damla/spreyleri ( kullanım süresi 5 günü geçmeyecek şekilde!), 6 yaş üstü çocuklarda- 1 haftadan uzun kullanmamak kaydıyla- oral dekonjestan ilaçlar verilebilir. Sinüzit, orta kulak iltihabı gibi sekonder bakteriyel bir enfeksiyon eklenmedikçe tedavide antibiyotiğin yeri yoktur.

BURUNDA YABANCI CİSİM VARLIĞINA BAĞLI BURUN TIKANIKLIĞI:

Amerika’da yılda ortalama 80.000 kişinin (19 yaş ve altı yaş gurubunda) yabancı cisim yutma nedeniyle çeşitli merkezlere başvurduğu bildirilmektedir. 1500 aileyle yapılan bir anket çalışmasında, %4′ü çocuklarının hayatında en az 1 kez yabancı cisim yuttuğunu ifade etmiştir. Bu durumun en sık görüldüğü yaş grubu ise 6 ay-4 yaş arasıdır.

Kiraz çekirdeği, fasülye, nohut, çerez, patlamamış mısır tanesi, saat pili, oyuncak parçaları, üzüm, oyun hamurları, kağıt mendil parçası, ufak taşlar, düğme ve daha niceleri çocukların sıklıkla burunlarına sokabildikleri ufak cisimlerdir. Burundaki yabancı cisim uzun süreli olarak orada kalırsa, o taraftan kötü kokulu, bazen kanlı akıntı ve burun tıkanıklığı başlar.

Ne yapılmalı?

BURUNDAKİ YABANCI CİSİMLER ASLA EVDE ÇIKARILMAYA ÇALIŞILMAMALI, ÇOCUK PANİK EDİLİP AĞLATTIRILMADAN EN KISA ZAMANDA BİR HASTANENİN ACİL SERVİSİNE BAŞVURULMALIDIR!!! Çünkü, burundaki yabancı cisim ağlarken burun çekme ile ya da cımbızla tutulmaya çalışılırken geriye ittirilmekle kolayca soluk yoluna düşüp, çocuğun anlık boğulmasına, sonrasında nefes alma çabası ile cismin akciğerlere çekilmesine neden olabilir.

Bilye, ufak taşlar, çerez, oyuncak parçaları, üzüm, düğme, meyve çekirdekleri (özellikle ülkemizde karpuz!), saat pili, madeni para gibi ufak cisimlerin, çocuğun ulaşabileceği yerlerde olmamasına çok dikkat edilmesi gerekir.

Yine, 4 yaş altı çocuklara yüzük, kolye, bilezik, küpe gibi koparak küçük parçalara ayrılabilecek süs eşyaları takmayınız, nazar boncuklarını çocuğun ulaşamayacağı kürek kemiği hizasına takınız!

ALERJİYE BAĞLI BURUN TIKANIKLIĞI: 

Alerji  yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı vücutta oluşan aşırı reaksiyondur. Bazen besinler de buna yol açabilmektedir. Polenler ilkbaharda veya sonbaharda çocukta sorun yaratırlar. Ev tozu ise bütün bir yıl boyunca çocuğu rahatsız edebilir. Çocuk tipik olarak devamlı burnunu kaşır, hapşırır, sulu burun akıntısı vardır ve eliyle burnunu alttan alına doğru devamlı sildiği için burun ucunda hafif bir kıvrılma izi ortaya çıkar ki bu “alerjik selam bulgusu” tipiktir.

Alerjik hastalarda, burun tıkanıklığı ve burun akıntısının nedeni bu yabancı partiküllerin burun yoluyla vücuda girip vücutta “histamin” salgılanmasına neden olması ve bunun yarattığı zincirleme reaksiyondur.

Alerjinin ideal tedavisi , bazı durumlarda mümkün olamasa da (tatilde gittiğiniz oteldeki halıyı kaldırtamazsınız, güneş alerjiniz varsa çocuğunuzu eve hapsedemezsiniz!) şikayetlere neden olan şeylerden uzak durmak ve buna rağmen vücutta histamin salınması durumunda bunun etkilerini azaltmaktır.

Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırabilir. 6 yaşından sonra kullanılabilen sistemik dekonjestanlar (ki 1 haftadan uzun kullanımı önerilmez!) genişlemiş kan damarlarını büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Nazal steroidler de çocuğun burun şikayetlerini azaltmada oldukça yardımcıdır, ancak uzun dönem kullanılamaz.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

 

Comments are closed.