SİNÜSTE KİST

Pek çok kişi başağrısı şikayetiyle başvurduğu doktorun, istediği beyin tomografisi ya da MR’ı incelerken şu cümleyi söylediğini duymuştur: “Beyinde bir şey yok ama sinüste kist var, bir KBB doktoruna başvursanız iyi olur.” Bunu duyan kişi beyinde kötü bir şey yok diye rahatlar önce, ancak kist lafını duyunca panikle KBB doktoruna başvurur. Halbuki sokaktan geçen herhangi 100 kişiye sinüs filmi çektirseniz, 10′unda sinüs kisti dediğimiz, tıbbi adıyla “sinüs retansiyon kisti”ni görmeniz mümkündür.

Bu kadar sık görülen, zararsız, herhangi bir şikayete yol açmayan (başağrısı, geniz akıntısı vb. yapmaz!), herhangi bir tıbbi/cerrahi tedavi gerektirmeyen ufak kistlerin yanısıra bazen gerçekten de müdahale edilmesi gereken “mukosel” adı verilen büyük kistler de yok değildir hani! O zaman bu ikisi nasıl ayırt edilir, onu bir inceleyelim.

Sinüs retansiyon kistleri, sinüs içindeki salgı bezlerin birinin ağzının tıkanması ve içi sümük dolu bir kesecik haline gelmesi ile oluşur. Çoğunlukla yanakta yer alan “maksiller sinüs”te görülürler. Çok ileri derecede büyüyüp sinüsün tavanında yer alan sinüs ağzını kapatmadıktan sonra hiçbir şikayete neden olmazlar ve iyi huyludurlar. Saptanması çoğunlukla tesadüfen olur, düz fimlerle görünebileceği gibi sinüs tomografisi ile en iyi tanı konulur. Tipik görüntüsü kistin üst kısmında hava olmasıdır. Tedavisinde sadece 2-3 yılda bir kontrol önerilir, hiçbir tıbbi ya da cerrahi tedaviye gerek yoktur. Dalgıçların “dalarak patlattım” dedikleri kistler genellikle bunlardır.

Mukoseller ise sinüs ağzının enfeksiyon, polip vb. nedenlerle tıkanması sonrasında, sinüs içinde yapılan salgıların dışarı atılamayıp etrafı kemik çerçeve ile çevrili sinüs boşluğunu giderek doldurması, iltihaplı sıvının eritici etkisi ve dışarı boşalmak için kemiğe baskı yapması sonucunda kemiğin genişlemesi, buna bağlı başağrısı, göze vuran şiddetli ağrı, yanakta şişme, gözün yukarı itilmesi ile giden bir patolojidir. Sinüs retansiyon kisti gibi masum ve zararsız değildir. Çoğunlukla frontal ve etmoid (alın ve göz çevresi) sinüsleri tutar. Tanı bilgisayarlı tomografi ile konur. Sinüs retansiyon kistinden tipik ayırıcı bulgu, sinüsün tamamen homojen sıvı ile tepesine kadar dolu olup sinüs içinde hiç hava olmamasıdır. Sinüs duvarları normal olabileceği gibi genişlemiş, incelmiş veya kalınlaşmış, yer yer erimiş olabilir. Tedavi edilmediğinde, sinüs kemiğini eritip göz, beyin gibi dokulara açılarak enfeksiyon vb. komplikasyonlara yol açabilir. Tedavisi cerrahi olarak tüm kistin çıkarılması ve sinüs içini kaplayan mukozanın temizlenmesi, sinüs ağızlarının endoskopik olarak genişletilmesi şeklindedir. Hastanın yıllık kontrol edilmesi gerekir, çünkü yıllar içinde tekrar edebilir.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Comments are closed.