KULAK BURUN BOĞAZ’DA ACİLLER

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, genel cerrahi veya ortopedi gibi travma ağırlıklı branşlardaki kadar olmasa da pek çok branşla karşılaştırıldığında oldukça önemli acilleri olan bir bölümdür. Özellikle havayolunun kapanması ve yüz-boyun bölgesi travmaları çok acil müdahale gerektiren durumlardır. Trafik kazası, yüz-boyun bölgesinde ateşli silah yaralanması vb. büyük volümlü ve pek çok hayati organı etkileyen durumlarda bazen acil trakeotomi (soluk borusuna boyun derisi üzerinden girerek delik açıp buradan tüp yerleştirerek solunumu sağlama işlemi) gerekebildiği için, ihtisas yaptığım dönemde acil serviste genel cerrahi, ortopedi, dahiliye, anestezi dışında bize de oda ayırmışlardı acile uzak olan kliniğimizden yetişemeyiz diye!

KBB’yi ilgilendiren acilleri şöyle sınıflandırabiliriz:

  1. Havayolu obstrüksiyonları ve aspire edilen ya da yutulan yabancı cisimler
  2. Yüksek ateşli boğaz iltihapları
  3. Burun kanaması
  4. Kulak şikayetleri
  5. Baş-boyun bölgesi enfeksiyonları
  6. Ses kutusu ya da soluk borusuna travma
  • HAVAYOLU OBSTRÜKSİYONLARI:

ERİŞKİNLERDE: Aspirasyon (yenilen-içilen şeylerin soluk yoluna kaçması), travma, alerjik reaksiyon, enfeksiyon (gırtlak kapağı iltihabı=epiglottit, bademcik absesi=peritonsiller abse, derin boyun absesi vb.), mekanik nedenlerle (kusma, soluk borusuna kanama veya yabancı cisim ile) ve tümör (gırtlak kanserinin kitle etkisi) nedeniyle oluşabilir. Kişi nefes alamaz ya da çok zorlanır, sesi çıkmaz, morarır, öter, göğüs kafesi nefes alma çabasıyla yukarı doğru çekilir, bayılabilir ve önlem alınmazsa ölebilir.

Ne yapılmalı?

Yabancı cisim nedeniyle oluşmuşsa Heimlich manevrası uygulanmalı. Ağız içinde birikmiş olan kan, kusmuk, yiyecek artıkları dişler arasına yan taraftan düz, uzun, sert bir cisim sokulup ağız açılarak (parmağınızın ısırılmaması için) parmaklarla temizlenmeli. Alerjik reaksiyon nedeniyle soluk yolunda şişme olmuşsa, kortizon ya da adrenalin iğneleri yapılmalı, oksijen maskesi takılmalıdır. Tüm bu önlemlere rağmen, travma, gırtlak kanseri vb. soluk yoluna tüp yerleştirmeyi zorlaştırıcı bir faktör yok ise kişi entübe edilmeli, edilemeyenlere acil trakeotomi açılmalıdır.

ÇOCUKLARDA: Doğumsal, yabancı cisim aspirasyonu, enfeksiyon (epiglottit, ileri derecede bademcik iltihabı, peritonsiller abse, krup, viral enfeksiyonlar ve papillom yani soluk yolu siğilleri),alerjik reaksiyon (arı sokması vb.), travma nedeniyle olabilir. Çocukta ateş, ötme, nefes alamama, kürek kemiği etrafı dokularda içeri çökme, morarma, bayılma, acil önlem alınmazsa ölüm görülebilmektedir.

Ne yapılmalı?

Yabancı cisim nedeniyle oluşmuşsa Heimlich manevrası uygulanmalı. Ağız içinde birikmiş olan kan, kusmuk, yiyecek artıkları dişler arasına yan taraftan düz, uzun, sert bir cisim sokulup ağız açılarak (parmağınızın ısırılmaması için) parmaklarla temizlenmeli. Heimlich manevrası başarısız ise acilen en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalı, bronkoskopi yapılıp cisim çıkarılmalıdır. (bu konuda ayrıntılı bilgi için tıklayınız!)  Alerjik reaksiyon nedeniyle soluk yolunda şişme olmuşsa, kortizon ya da adrenalin iğneleri yapılmalı, oksijen maskesi takılmalıdır. Tüm bu önlemlere rağmen, travma vb. soluk yoluna tüp yerleştirmeyi zorlaştırıcı bir faktör yok ise çocuk olabildiğince entübe edilmelidir, nadiren acil trakeotomi gerekir.

  • YÜKSEK ATEŞLİ BOĞAZ İLTİHAPLARI:

Çocuk veya erişkin pek çok hasta hastanelerin acil servislerine, kışın ağırlıklı olmak üzere yılın herhangi bir döneminde yüksek ateş, şiddetli boğaz ağrısı, yutkunmada güçlük, halsizlik, iştahsızlık, üşüme-titreme nedeniyle başvurabilir. Tanı çoğunlukla beta hemolitik streptokoklara bağlı bademcik iltihabıdır. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için tıklayınız!)

Ne yapılmalı?

Ayrıntılı KBB muayenesi ve gerekirse bazı tetkikler sonrasında tanı konulup en kısa zamanda gerekirse damar yoluyla tıbbi tedaviye başlanmalıdır. Ateşi 38,5 ve üstünde olan çocuklar, ateşi düşürülüp sabitlenene kadar gözetim altında tutulmalıdır. Beslenemeyen erişkinlere ve sıvı alamayan çocuklara damar yoluyla sıvı ve besin takviyesi yapılması gerekebilir.

  • BURUN KANAMASI:

Her yıl 100 kişiden 10′u burun kanaması ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu kişilerin ancak %10′u doktora başvuracak kadar yoğun kanama yaşamaktadır. Buruna darbe gelmesinden tutun burun içini kurcalamaya, kuvvetli sümkürmeden sıcak çarpmasına ya da yüksek tansiyondan kan sulandırıcı ilaç kullanımına, gebelikteki hormonal değişikliklerden sinüzite, burun ve sinüs tümörlerinden geniz tümörüne kadar pek çok nedenle kanama olabilir. Kurcalama, sümkürme ve sıcak çarpmasına bağlı kanamalar genellikle kendi kendine durabilen, burun ön kısmından kaynaklanan hafif tipte kanamalar iken travma, ani tansiyon yükselmesi ve pıhtılaşma fonksiyonundaki bozulmaya bağlı kanamalar oldukça yoğun, bazen durdurulması zor kanamalardır.

Ne yapılmalı?

Burun kanaması durumunda ilk yapılması gereken, her 2 burun kanadını baş ve işaret parmakla tutup 5 dakika boyunca eli hiç kaldırmadan sıkmaktır. Mümkünse küçük parmak büyüklüğünde ve kalınlığında bir pamuk parçasını dekonjestan (damar büzücü) burun spreyi ile ıslatıp kanayan tarafa burun ön kısmından yerleştirip ondan sonra burnu 5 dakika boyunca sıkmak daha etkili olacaktır. Kişi dik oturmalı, boynunu sıkan kravat, gömlek yakası, boyunlu kazak vb. çıkarılmalı, kişi ve yakınları sakin olmalı, durum kontrol altına alındıktan sonra mümkünse kişinin tansiyonu ölçülmeli ve yüksekse tansiyon düşürücü ilaç verilmeli, olay sıcakta kalmaya bağlıysa kişi serin ve gölge bir alana alınıp bol su içmesi sağlanmalıdır.

Tüm bu önlemlere rağmen kanama devam ediyorsa, özellikle de genizden bol miktarda geliyorsa, zaman kaybetmeden bir hastanenin acil servisine başvurulmalıdır. Acil serviste, varsa KBB hekimi, yoksa ilk karşılayan hekim tarafından kanamayı durdurmak amacıyla burun içine tampon uygulanabilir. Kanama ilk anda durdurulduktan sonra, kişinin buna yol açabilen yüksek tansiyon, pıhtılaşma bozukluğu vb. var ise bunlara yönelik tedaviler uygulanır. Kanamanın burun ön tamponu ile durdurulamaması halinde, KBB hekimi tarafından burun arka tamponu (geniz bölgesine konan özel bir tampon)+ burun ön tamponu uygulanabilir. Burun ön tamponu genellikle 2-3. gün alınmaktayken, arka tampon 4-5 gün kalabilmekte, bu süre zarfında da arka tamponu olan hastanın yatırılarak takip edilmesi gerekir.

Tampon çekildikten sonra KBB hekimi burun içini ve geniz bölgesini endoskoplarla ayrıntılı muayene edip sorunun nerede olduğunu saptayacak ve gerekirse kanayan yerin koterizasyonu (düşük doz elektriksel akım ya da gümüş nitrat ile yakılması), kanayan damarın bağlanması vb. müdahalelerle tedavi edecektir. Burun içi ya da genizde kitle varlığında biopsi ile tanıya gidilip ileri cerrahi ve tedavi metodlarına geçilebilmektedir.

  • KULAK ŞİKAYETLERİ:

Çocuk veya erişkin, kulak şikayetiyle acil servislere başvuru oranı oldukça yüksektir. Kış aylarında çoğunlukla neden orta kulak iltihabı iken, yazın hjyenik olmayan havuzlardan kapılan mikroplar nedeniyle dış kulak yolu iltihabıdır.

KULAK ENFEKSİYONLARI:

  •  Dış kulak yolu iltihabı (mantara bağlı veya değil): Dış kulak yolu, kısmen kıkırdak ve kısmen kemikten oluşur, üzeri deri ile örtülüdür. Bu deri vücudun dış yüzünü örten derinin devamıdır. Banyo, deniz veya havuz sonrası kulağın ıslak kalması, pamuklu çubukla kurcalama sonrası kulak kirinin temizlenip koruyucu bariyerin ortadan kaldırılması, yine temizleme veya kaşıma amaçlı dış kulak yoluna sokulan yabancı cisimlerin yaptığı travmaya bağlı deride zedelenme, kulak kirinin itilip birikmesi ve suyla şişmesi sonucu mikropların yerleşimi için zemin oluşturması vb. pek çok hazırlayıcı etken nedeniyle patojen bakterilerin ve mantarların üremesine ve dış kulak yolu iltihabına yol açar.

Dış kulak yolu iltihabı geliştiğinde hastanın en temel şikayeti şiddetli kulak ağrısıdır. Kulağa dokunmakla, kulak memesini aşağı doğru çekmekle, yemek yeme sırasında çene hareketleriyle ağrı artar. Bunun yanı sıra dış kulak yolunun şişmesine bağlı kulakta tıkanma, enfeksiyon şiddetine göre akıntı, bazen şiddetli enfeksiyonlarda kulak kepçesinde kızarıklık ve şişme görülebilmektedir. Tedavisi, bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından dış kulak yolunun dikkatlice temizlenmesi, günlük pansumanlar veya damlalarla şişliğin indirilip ek olarak antibiyotik verilerek enfeksiyonun geriletilmesi ve sonrasında kulağın kuru tutulması şeklindedir.

Otomikoz, yani mantar enfeksiyonun ilk bulguları ise kulakta siyah, gri, mavimsi-yeşil, sarı veya beyaz renkte akıntı ile şiddetli kaşıntıdır. Tedavisi ise yine bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından dış kulak yolunun dikkatlice temizlenmesi, günlük pansumanlar veya mantara karşı damlalarla enfeksiyonun önüne geçilmesi şeklindedir.

  • Orta kulak iltihabı: Özellikle çocuklarda en sık acil servise başvurma nedenlerinden biridir. Genellikle küçük çocuklarda sık görülmekle birlikte erişkinleri de etkileyebilmektedir. 6 yaş altı tüm çocuklar 1 ya da 2 kez orta kulak iltihabı geçirir. Sıklıkla kışın ve ilkbaharın ilk aylarında karşımıza çıkar.  Orta kulak iltihabı tek başına bulaşıcı değildir, buna yol açan nezle-grip virüsü burun salgıları yoluyla hapşırmakla, enfekte ellerle temas etmekle bulaşır. Bunların bulaştığı kişide eğer bağışıklık yetersizse, geniz eti, deviasyon gibi burun tıkanıklığına yol açan anatomik bir sorunu var ise, nezle-grip iken uçak yolculuğu yapmış ise östaki tüpünün (orta kulakla burun  arasında genizde yer alan ince bir kanal) ve enfeksiyona bağlı şişip kapanması nedeniyle orta kulak iyi havalanamaz ve bu kişi de dolaylı olarak orta kulak iltihabı yaşayabilir.  Tedavisinde antibiyotikler, gerekirse bazı kulak damlaları, ağrı kesici ilaçlar, burun tıkanıklığını açıcı ilaç ve spreyler kullanılır. Kulak zarının ileri derecede bombe olduğu ve iyileşmesi zor olan bir sahadan kendiliğinden delinmesi riski olduğu durumlarda, kulak zarı lokal anestezik spreylerle uyuşturulup uygun yerinden delinerek iltihap boşaltılabilir.

  • Kulak zonası: Herpes Zoster Oticus (Ramsey Hunt Syndrome) adı verilen durumda, Herpes Zoster virüsü kulağı tutarak, kulak kepçesinde uçuk tarzında yaralar, şiddetli kulak ağrısı, o tarafta yüz felcine yol açmaktadır. Acilen antiviral ve kortizon tedavisi yapılması gerekir.

  • Kulak önünde veya arkasında enfekte kist:  Bazı çocuklarda veya erişkinlerde dş kulak yolu girişindeki tragus adı verilen ufak çıkıntının 1 cm kadar önünde yer alan ufak doğumsal deliklere “brankial fistül” adı verilir. Bu fistül ağızlarının zaman zaman tıkanıp iltihaplanarak oluşturdukları kistlere de brankial kist adı verilir. Tedavisi antibiyotik ve özel pansumanlarla iltihabın giderilmesi sonrasında fistülün gerisinde yer alan kanalı ile birlikte cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Daha çok erişkinlerde görülen, tam kulak memesi arkasındaki girintide yerleşen, zaman zaman şişip iltihaplanan epidermal kistlerde de aynı tedavi protokolü uygulanır.

KULAK TRAVMALARI:

  1. Kulak kepçesinde hematom: Kulak kepçesine herhangi bir nedenle gelen darbe vb. nedeniyle, kulak kıkırdağı ile deri arasında kan birikmesidir. Mutlaka kanın en kısa zamanda drene edilmesi gerekir, yoksa zamanla orada organize olan kan kıkırdağı kemikleştirir ve güreşçilerde gördüğümüz “karnıbahar kulak deformitesi” karşımıza çıkar.
  2. Kulak kepçesinde yırtık: Travmaya bağlı kulak kepçesinde ya da uzun, sallantılı küpe takanlarda küpenin bir yere takılıp çekmesi sonucu kulak memesinde oluşan yırtıkların cerrahi olarak tamir edilmesi gerekir.

  3. Dış kulak yolunda yabancı cisim: Kiraz çekirdeği, fasülye, nohut, patlamamış mısır tanesi, saat pili, oyuncak parçaları, üzüm, oyun hamurları, kağıt mendil parçası vb. çocukların sıklıkla kulaklarına soktukları cisimlerdir. Erişkinler de çoğunlukla pamuklu çubukların pamuğunun çıkıp dış kulak yolunda kalması nedeniyle başvururlar. İşitme kaybı, ağrı, kulakta tıkanıklık, ufak çocuksa kulak memesini çekiştirme gibi şikayetlerle karşımıza gelebilir. Bazen de ufak sinekler, kurtçuklar, sivrisinek vb. de kulak yoluna girip orada kalabilir, böcek canlı ise kişi vızıltı sesi, kırt kırt sesleri duyduğunu ifade edebilir.

Farkedildiğinde mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalı, çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Çünkü özellikle yuvarlak yabancı cisimler, cımbız vb. aletlerle çıkarılmaya çalışıldığında daha ileri itilip, dış kulak yolunun dar alanlarına sıkıştırılabilir, hatta çok itilirse kulak zarını yırtabilir.  Kulak girişinde olduğu farkedilen metalik cisimleri kuvvetli mıknatıslarla ittirmeden alabilirsiniz. Böcek şüphesi varsa, kulağa zeytinyağı damlatılabilir.

  • BAŞ-BOYUN BÖLGESİ ENFEKSİYONLARI:

Sinüzitin, özellikle etmoid denen göz içi sinüslerinin iltihabının göze doğru yayılmasına bağlı gözde şişme, kızarıklık, görme kaybının başlaması en acil tıbbi ve gerekirse cerrahi tedavi gerektiren durumlardan biridir.

Bademcik iltihabının, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde boyuna yayılması sonucu oluşan derin boyun enfeksiyonları, oradan hızla akciğerler arası bölgeye yayılması riski nedeniyle yine acil tedavi gerektirir.

  • SES KUTUSU YA DA SOLUK BORUSUNA TRAVMA:

İster hafif, ister ağır olsun, tüm boyun ön ve yan kısım yaralanmalarında kişinin bir KBB hekimi tarafından da muayene edilmesi gerekir, çünkü büyük damarların yanısıra ses tellerine giden sinirler, tiroid, yemek borusu ve üst solunum yolunu oluşturan kıkırdaklardaki zedelenme hemen tanı konulup tedavi edilmesi gereken durumlardır. Kişide ses kısıklığı olması, boyunda şişlik ve nefes almada zorluk olması aciliyet göstergeleridir. En kısa sürede solunum kontrol altına alınmalı, vücudun gerekli sıvı ve kan ihtiyacı sağlandıktan sonra acilen zedelenen alanlar tamir edilmelidir.

*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

 

Comments are closed.