KESİLMEYEN ÖKSÜRÜK
Bir türlü kesilmeyen öksürük şikayetiyle başvuran hasta doktor için tam bir muammadır. Halkın % 40′ında görülen bu şikayet, belli bir nedene bağlı olabileceği gibi, ayrıntılı muayene ve tüm tetkiklere rağmen tanı konamayan öksürük tipleri de mevcuttur. Bu durumda tedaviden tanıya gidilmeye çalışılmaktadır.
Geleneksel olarak, ses kutusu (larinks) ve üstündeki, üst solunum yolu adı verilen saha Kulak Burun Boğaz uzmanlarının ilgi alanına girmekteyken, larinksten itibaren aşağıya inen alt solunum yollarını içeren saha ise Göğüs Hastalıkları uzmanlarını ilgilendirmektedir. Ancak bu şekilde tanı konulamayan ve uzun süren öksürüklerde iki branşın beraber çalışıp sonuca ulaşması en doğrusudur.
Öksürük refleksi, solunum yolundaki fazla salgının ve hava yoluyla giren materyallerin atılması için vücudun yarattığı normal bir koruyucu reflekstir. Öksürük 8 haftadan uzun sürdüğü zaman “kronik(müzmin) öksürük” adını alır.
Kronik öksürüğe yol açabilen üst ve alt solunum yollarına ait pek çok patoloji bulunmaktadır. Kişinin öyküsü sorgulandığında sigara tüketimi gibi bir neden ile hipertansiyonu olanlarda tansiyon düşürücü olarak verilen ACE inhibitörü içeren ilaçların yan etkisi olarak öksürük olduğu daha baştan saptanabilir. Öyküsünde bu 2 faktör yok, kişi sağlıklı, akciğer filmi normal ise doktor için zor kısım başlamış demektir. Acaba bu kişi neden bu kadar öksürüyor???
Bu tür hastalarda “kronik öksürüğün bermuda üçgeni” adı verilen 3 ana neden akla gelmelidir:
- Üst havayolu öksürük sendromu (ÜÖS) (eskiden geniz akıntısına bağlı öksürük sendromu olarak adlandırılırdı.)
- Astım
- Reflü (özellikle ses teli reflüsü olarak basitleştirilebilecek Laringofaringeal reflü=LFR)
Aslında son zamanlarda eklenen 4. bir neden daha vardır: Nonastmatik esozinofilik bronşit (NAEB)
- Üst havayolu öksürük sendromu (ÜÖS):
Kronik öksürüğün %87′sinin nedenidir. ÜÖS, burun ve/veya sinüslerden genize akan salgıların kişide yarattığı sık boğaz temizleme ve öksürük ile gider. Hastaların %20′si bu akıntının farkında değildir. Muayenede geniz veya boğaz bölgesinde koyulaşmış salgı görülmesi ve farinkste kaldırım taşı görüntüsü (kronik farenjit) saptanır.
Geniz akıntısına yol açabilen nedenler şunlardır: (ayrıntılı bilgi için tıklayınız!)
- Sinüzit
- Alerjik rinit
- Non-alerjik rinit
- Mesleksel rinit
- Enfeksiyon sonrası akıntı
- Anatomik bozukluklara bağlı geniz akıntısı
- Kimyasal irritanlara bağlı geniz akıntısı
- Rinitis medikomentoza (burun damlası bağımlılığı)
- Hamileliğe bağlı geniz akıntısı
- Vazomotor rinit
Tedavisinde belli bir neden saptanmışsa (sinüzit, alerji vb.) antibiyotik, antihistaminik, dekonjestan ilaçlar verilebilir. Neden saptanamayan ancak geniz akıntısı olduğu muayene ile görülen kişilerde 2 hafta süreyle özellikle yeni çıkanlardan çok ilk kuşak antihistaminiklerden deksbromfeniramin + dekonjestan (psödoefedrin) içeren ilaçlar kullanmalıdır (ancak kişide glokom, prostat hipertrofisi veya hipertansiyon, ritm bozukluğu, epilepsi olmaması gerekir!).
- Astım:
Havayolu obstrüksiyonu + havayolunun aşırı duyarlılığı olarak tanımlanabilen astımda, nefes darlığı, ötme ve öksürük görülmektedir. Tanısı ve tedavisi Göğüs Hastalıkları uzmanlığına girer.
- Reflü:
Kronik öksürüğü olan ve net tanı konamayan kişilerde, tedaviden tanıya gitme yöntemi ile ÜÖS, astım ve NAEB tedavileri yapılmış, ancak başarı sağlanamamışsa, tanı %92 reflüdür.
Reflü kaynaklı öksürükte 2 mekanizma bulunmaktadır: 1. Mideden yemek borusuna kaçan asitin alt solunum yollarıyla ortak sinir olan Vagus sinirini uyararak öksürüğe yol açması (Gastroözofageal reflü=GÖRS), 2. Yemek borusu içeriğinin mikroskopik boyutta da olsa soluk borusuna kaçmasına bağlı koruyucu refleks yaratması (Laringofaringeal reflü=LFR)
LFR’de, GÖRS’ün aksine göğüste yanma, yatar pozisyonda ağıza acı su gelmesi vb. yoktur. LFR, kronik öksürüğü olanların %75′inde görülmektedir. Kişide sık boğaz temizleme, seste kalınlaşma ve boğazda yabancı cisim hissi olur. Tedavisinde, diyet (ayrıntılı bilgi için tıklayınız!) ve günlük hayatın düzenlenmesi başta olmak üzere, 2. hafta sonunda kişinin şikayetlerinde azalma görülse de minimum 6-8 hafta günde 2 kez proton pompa inhibitörü ve prokinetik ilaçların kullanımı önerilmektedir. Bazen tedavinin 6 aya kadar uzatılması gerekebilir.
- Nonastmatik esozinofilik bronşit (NAEB):
Kronik öksürüğü olan hastaların %13-33′ünde görülmektedir. Havayolu dokusunun eozinofil adı verilen alerji hücreleri tarafından zedelenmesi sonucu oluşur. Balgamda yüksek oranda eozinofil saptanması ve akciğerlerden dışarı atılan havada nitrik oksit seviyesinin artması ile tanı konulur. Tedavide solunum yoluyla verilen kortizon spreylerine iyi yanıt alınır.
- Diğer nedenler:
Kronik öksürüğe yol açan diğer nedenler %5-10′dur. Bunlar:
- Bronşektazi
- Bronşiolit
- Bronkojenik karsinom
- Kronik aspirasyon
- KOAH
- Konjestif kalp yetmezliği
- Havayolunda yabancı cisim (ayrıntılı bilgi için tıklayınız!)
- İnterstisyel akciğer hastalığı
- Nöromuskuler hastalıklar
- Boğmaca
- Psikojenik öksürük
- Sarkoidoz
- Trakeoözofageal fistül
- Verem
- Zenker divertikülü olarak sayılabilir.
Bu
nedenleri ayırt etmek adına, muayene dışında akciğer filmi, tomografi, gerekirse bronkoskopi, biopsi ve balgam tetkikine gidilebilir.
Tedavide, nedene yönelik bir tedavi yapılamıyorsa, öksürük kesici kodein, dekstrometorfan vb. içeren ilaç ve şuruplar seçilmemelidir, çünkü bunların fazla da etkili olmadığı saptanmıştır.Varsa sigaranın bırakılması, 4 hafta içinde öksürükte azalma sağlayacaktır. ACE inhibitörü ilaca bağlı öksürüklerde, ilaç değiştirildikten sonra 2 hafta içinde, genellikle de 26. günden sonra şikayet azalmaktadır.
KAYNAK: Chronic Cough-eMedicine Otolaryngology and Facial Plastic Surgery- Henry H Chen, MD, MBA, STaff Physician, Department of Otolaryngology, University of Colorado Health Sciences Center, et all.Updated at Jun 4, 2010
Comments are closed.
