GERİATRİK KBB HASTALIKLARI-YUTMA BOZUKLUKLARI:
Yutma, 4 ana fazdan oluşan, oldukça yüksek koordinasyonlu bir süreçtir: ağızda hazırlık fazı, ağız, yutak ve yemek borusu fazları. Normal yutma oldukça hızlı ve dina
mik bir işlemken, yutma bozukluğu yani “disfaji” bu fazlardan herhangi birinde bir sorun ortaya çıkmasına bağlı olarak bu dinamiğin bozulması durumudur. Ağız-yutak veya mide içeriğinin yanlış yöne yani larinks (ses kutusu) ve alt solunum yollarına yönelmesi durumunda da “aspirasyon” (yenilen veya içilen maddelerin soluk yoluna kaçması) adı verilir. Bu durumun yarattığı en büyük risk, “aspirasyon pnömonisi” yani bu yabancı cisimlerin akciğerde yol açtığı ağır zatürre halidir. Maalesef ki bu sorun ileri yaş kişilerde oldukça sık görülmektedir.
İleri yaşta yutma bozuklukları ve risk faktörleri:
Yaşın ilerledikçe yaşamın doğal bir süreci olarak mı yutma güçlüğü ortaya çıkar yoksa bu durum daima patolojik midir? Yaşlanmanın yanısıra şeker hastalığı, kalp hastalıkları vb. gibi ek sağlık sorunları olan kişilere oranla bu sorunları olmayan yaşlı kişilerde yutma güçlükleri ve buna bağlı komplikasyonlar daha sıktır.
İleri yaşta yutma güçlüğünün en sık nedeni serebrovasküler ataktır. Akut bir atak sonrası disfaji gelişme oranı % 40-70′dir. Bu hastaların yaklaşık % 50′si yediklerini soluk borusuna kaçırmakta ve bunların da % 25′i 1 yıl içinde aspirasyon pnömonisi nedeniyle kaybedilmektedir.
Parkinson hastalığı da ileri yaşta kişilerde en sık görülen sinir-kas hastalığı olarak yutma fonksiyonlarını oldukça bozan bir patolojidir.
Çoklu ilaç kullanımı da ileri yaş kişilerde yutma fonksiyonları
nı bozup aspirasyon riskini arttıran bir faktördür. Benzodiazepin içeren anksiyolitikler sakinleştirici etkileriyle ve santral sinir sisteminin baskılanması ile buna yol açmaktadırlar. Antihistaminikler(alerji ilaçları), nöroleptikler, fenotiazin bazlı bulantı kesiciler, antikonvülsanlar, antipsikotikler, opiyatlar ve lityum bilinç ve farkındalığı bozarak etki etmektedirler. Antikolinerjik ilaçlar ağız kuruluğu yaparak yiyeceklerin yutağa iletilmesinde gecikmeye yol açmaktadır.
İleri yaşta sıvı alımının azalması, efektif ağız bakımının azalması ve şeker hastalığı vb. ek sağlık sorunları nedeniyle, ağız içi florasında değişiklikler meydana gelmektedir. Normalde her insanın ağız mukozasında miktar olarak baskılanmış zararsız kabul edilebilir bazı mikroplar bulunmaktadır. Bunların sayıca çoğalması ve patojen etkilerinin ortaya çıkması, farenjit, bademcik iltihabı, diş eti iltihabı vb. pek çok enfeksiyona yol açmaktadır. İleri yaşta özellikle bu mikroplardan stafilokokların ve gram negatif aeropların artışı aspirasyon pnömonisi gelişiminde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Dişleri olmayan ileri yaş kişilerde, bakımsız, çürük dişleri olanlara göre bu risk azalmaktadır.
İleri yaş kişilerde hepimizin tanık olduğu şekilde giderek gıda alım miktarı ve su tüketiminde azalma olur. Bunun nedeni yaşa bağlı olarak tat tomurcuklarının ve koku hücrelerinin fonksiyonlarındaki bozulmanın kişinin tat ve koku duygusunu değiştirmesi, buna bağlı olarak da yedikleri yiyeceklerden keyif almanın azalıp kişinin beslenme miktarı ve şeklini değiştirmek zorunda kalmasıdır. Bu da kişinin genel durumunu, bağışıklığını, kas gücünü ve bunun gibi pek çok faktörü etkileyerek kişiyi hastalıklara açık bırakmaktadır. Bu nedenle bu kişilerin diyetlerinin tüm bu yukarıda sayılan faktörler de göz önüne alınarak kişiye özel belirlenmesi gerekir.
Yaşa bağlı değişiklikler ve disfaji:
Yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan kas iskelet sistemindeki değişiklikler, yüz kaslarının gücünde azalmaya bağlı çiğneme fonksiyonlarında azalma, dil kaslarındaki zayıflığa bağlı yiyeceklerin yutağa iletilmesinde zorlanma, dil bağ dokusunun kalınlaşmasına bağlı dili ağız içinde rahat döndürememe ve bunun sonucu olarak yiyeceklerin ağız içinden temizlenememesi, yutağa yeterli hız ve miktarda iletilemeyen gıdaların, ağız içinde birikerek dil kökünden yutağa kontrolsüz taşması olarak sayılabilir.
İleri yaş kişilerde yutmanın hemen arkasından nefes alma-verme döngüsünün bozulması, soluk borusuna yiyecek kaçması riskini arttırmaktadır.
Özet:
İleri yaş kişilerde yutma bozukluğu (disfaji) aslında çok üstünde durulmayan ancak önemli bir konudur. Özellikle aspirasyon pnömonisi gibi sonuçları ağır olabilecek bir sorunu, çok basit önlemlerle ortaya çıkmadan engellemek mümkündür.
KAYNAK:
- American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery
Donna S. Lundy, PhD, Adjunct Asst. Professor, Department of Otolaryngology, University of Miami School of Medicine, http://www.entnet.org/mktplace/geriatricOtolaryngology.cfm
Comments are closed.
