TİNNİTUS (ÇINLAMA)
Tinnitus nedir?
Tinnitus, Latince çınlamak anlamına gelen tinnire kelimesinden türetilmiş bir tıbbi terimdir ve Türkçe karşılığı “Çınlama” dır. Kişinin bir ve/veya her iki kulağında ya da kafasında, ara ara ya da devamlı duyduğu cırcır böceği sesi, kuş sesi, ıslık sesi, metale vurulurmuş gibi bir ses veya zil sesi olarak tanımladığı, bazen dışarıdan da duyulabilen anormal bir ses duymasıdır. Çınlamanın görülme sıklığı nedir? Genellikle kaç yaş grubunda görülür?
Popülasyonun %10-15′inde çınlama şikayeti mevcuttur. Çınlama her yaştan insanda görülebilmektedir ancak daha çok erişkinlerde görülmektedir. Yüksek gürültüye maruz kalan çocuklarda da erken dönemde çınlama ortaya çıkabileceği için ailelerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. Çocuklarını bu tür gürültülere maruz kalabilecekleri ortamlara (araba yarışı, futbol maçları, konserler) fazla götürmemeli, götürdüklerinde ise hoparlörden mümkün olduğunca uzakta tutmalıdırlar.
Çınlama nasıl sınıflandırılır?
Objektif ve subjektif olarak ikiye ayrılarak sınıflandırılır. Objektif tinnitusta kişinin hissettiği çınlamayı çevresindekiler ve hatta muayene ederken bizler de duyabiliriz. Subjektif tinnitus ise sadece hastanın duyabildiği çınlamadır.
Çınlama bir hastalık mıdır?
Çınlama bir hastalık değil, şikayettir. Buna yol açan bir hastalığın varlığını işaret eder.
Çınlamaya yol açan hastalıklar nelerdir?
Bu hastalıkları şu şekilde sıralarsak:
1. Kulak kiri (buşon): En basitinden dış kulak yolunu tıkayan kulak kiri kulakta uğultu şeklinde çınlama yapabilir. Tedavisi kiri temizlemektir.
2. Gürültüye bağlı çınlama: Ani veya uzun süreli yüksek gürültü sonrası iç kulaktaki işitme hücrelerindeki zedelenmeye bağlı ortaya çıkar. Ani olarak ortaya çıkmışsa hiç vakit kaybetmeden bir KBB doktoruna başvurup tedavi almak gerekir, tedavi ile kısmen de olsa düzelme şansı olabilir. Uzun süreli gürültüye maruz kalmaya bağlı olan çınlamalarda ise tedavi ile düzelme pek beklenemez.
3. Bazı ilaçların kullanımına bağlı çınlama: Ototoksik (iç kulağı zedeleyici) ilaçların kullanımına bağlıdır. Bunlar aspirin ve aspirin türevi ilaçlar, bazı idrar söktürücüler (doza bağlı olmak kaydıyla), bazı kanser veya romatizma ilaçları, bazı antibiyotikler(gentamisin, vb.) olarak sıralanabilir.Yine tedavi ile düzelme şansı düşüktür.
4. Kulak enfeksiyonları: Orta kulak iltihabı ya da kulakta sıvı birikimi (seröz otit) gibi durumlarda ortaya çıkan çınlama, eğer iç kulağı etkilememişse, tıbbi tedavi ile çok büyük oranda düzelmektedir.
5. Çene eklem problemleri: Kulakla çok yakın temasta olan çene kasları ve sinirlerinin etkilendiği çene hastalıklarında, işitme sinirinin de dolaylı yoldan etkilenmesine bağlı çınlama ortaya çıkabilmektedir. Bu hastaları Diş Doktoru ve Çene Cerrahları’na yönlendirmek gerekir.
6. Presbiakuzi: Yaşlanmaya bağlı işitme sinirindeki giderek artan kalıcı kayıplara bağlıdır. Çınlamayı tamamen geçirmek günümüz şartlarında hala mümkün değildir ama daha sonra bahsedeceğim bazı yöntemlerle en azından çınlamanın kişide yarattığı rahatsızlığı azaltmaya çalışmaktayız.
7. Kardiyovasküler hastalıklar: Tinnitus hastalarının ortalama %3′ü pulsatil tinnitus hastasıdır, yani bu kişiler genellikle kalp atışlarıyla eş zamanlı giden ritmik, nabız sesi gibi bir ses duyarlar. Bu durum yüksek tansiyon, damar sertliği, boyundaki ana atardamarın anormal kıvrım yapması, boyundaki toplardamarın kafatabanına girerken kulağa yakın kısmının orta kulağa çok yakın geçmesi (juguler bulbus) gibi damarsal kaynaklı olabilir.
8. Kafa ya da boyun travması: Bu gibi durumlarda beraberinde başağrısı, başdönmesi, hafıza kaybı vb. de görülebilir. İşitme sinirinde harabiyet varsa çınlama kalıcı kabul edilir.
9. Meniere Hastalığı: Ataklar halinde başdönmesi, ara ara çınlama ve işitme kayıplarıyla giden bir hastalıktır. Yıllar içinde çınlama kalıcı hal alabilir.
10. Otoskleroz: Kulak kemikçiklerinden stapeste kireçlenme ile giden bir kulak hastalığı olan otosklerozda hastada işitme kaybı, kendi sesini o kulakta toplanırmış gibi hissetme olur. Tedavisi cerrahidir. Ancak beraberinde çınlama da varsa bu kireçlenme işitme sinirini de tutmuş demektir, o zaman kireçlenen kemik cerrahi olarak çıkarılsa bile çınlama büyük oranda geçmeyebilir.
11. Bazı tümörler: Çok çok nadiren iyi huylu ve yavaş büyüyen işitme siniri veya denge sinirini tutan tümörler de çınlamaya yol açabilirler. Bu gibi bir durumda genellikle tek taraflı bir çınlama, belirgin tek taraflı işitme kaybı, dengesizlik, başdönmesi de olmaktadır.
Çınlama şikayeti ile gelen hastalarda ne gibi tetkikler istiyorsunuz?
Öncelikle ayrıntılı KBB muayenesi yapıyoruz. Orta kulak enfeksiyonu, çene problemi vb. var mı fizik muayenede bunu değerlendiriyoruz. Sonrasında işitme testlerini(odyometri, timpanometri, akustik refleks vb.) istiyoruz. Gerekirse beyin MR, MR anjiografi gibi ileri tetkikler de istenebilir.
Çınlama tedavisinde neler uygulanmaktadır?
Çınlama tedavisinde zeminde orta kulak iltihabı vb. organik bir neden saptandıysa ona yönelik bir tedavi başlanıyor. Ancak işitme sinirinde herhangi bir harabiyet oluşmuşsa, çınlamanın kişide yarattığı rahatsızlığı azaltmaya yönelik yardımcı tedavi ve teknikleri uygulamaktan başka birşey yapamıyoruz ne yazık ki günümüzde. Belki ileride işitme sinirini yenileyebilecek DNA ve hücre çalışmaları ile sinir tamiri mümkün olur ve biz de hastalarımıza daha çok yardımcı olabiliriz.
Bahsettiğiniz yardımcı tedavi ve teknikler nelerdir?
Seçeneklerden biri olan tıbbi tedavide (trimetazidine, betahistidine, ginkgo biloba) gibi tablet şeklinde kullanılan ilaçların en az 12 hafta süreyle uygulanması gerekmektedir. Çınlama derecesi kişiden kişiye nasıl değişmekteyse tıbbi tedaviden fayda görme derecesi de aynı şekilde değişmektedir. Bazı hastalar bu tedaviyle çınlamalarının belirgin azaldığını söylemekteyken, bazıları da hiçbir fayda görmediklerini belirtmektedir. Bunun yanısıra çınlamanın eşlik ettiği depresyon vb. psikiyatrik bozuklukların tedavi edilmesinin de çınlama şiddetini azaltmada oldukça faydalı olduğu görülmüştür.
Diğer bir tedavi seçeneği “Tinnitus Maskelemesi”dir. Kulak içi ya da kulak arkasına takılan ve işitme cihazına benzeyen bu cihazlar hastanın çınlayan kulağına düşük seviyede beyaz gürültü dediğimiz sabit bir ses vererek kişinin varolan çınlamasının bir nevi maskelenmesini yani duyulmamasını sağlar. Bu şekilde bir cihaz takmak istemeyen ve çınlamasına takılıp gece uykuya dalmakta zorlanan hastalar yataklarının başucuna zaman ayarlı bir radyo koyup, fm kanalını cızırtı duyulacak şekilde ayarlayıp yatarlarsa, benzer etkiyle çınlamaları maskelenecek ve daha rahat uykuya dalacaklardır.
Biofeedback denen bir başka yöntemde çınlamaya eşlik eden stres ve anksiyetenin azaltılması hedeflenmektedir. Kişiye rahatlama teknikleri öğretilir ve çınlamanın derecesini azaltmada bu teknikleri kullanması öğütlenir. Aylar boyunca bir psikolog eşliğinde haftalık seanslar halinde terapi gerektirir. Yapılan bilimsel çalışmalarda hastaların %80′ninde çınlamada azalma olduğu saptanmıştır.
“Tinnitus feedback retraining terapi” adı verilen son zamanlarda popüler olan bir başka teknikte, biofeedback terapisi esnasında kişinin çınlayan kulağına beyaz gürültü veren özel programlanmış bir işitme cihazı takılır, kişinin çınlamasıyla başedebilmesi öğretilmeye çalışılır. 1-2 yıl süren bu tedavi çınlama şiddetine göre minimum haftada 1 saat ile ayda bir saat arası değişen sıklıkta uygulanır. Yapılan bilimsel çalışmalarda %82 başarı elde edildiği görülmüştür.
Geleneksel Çin Tıbbında, çınlamanın karaciğer ya da böbreğe “chi” denen enerji akışındaki bozukluktan kaynaklandığına inanılmaktadır. Belirli bölgelere uygulanan Akupunktur tedavisi, çınlamanın şiddetini azaltmada kısmen de olsa yardımcı olabilmektedir.
Son zamanlarda ülkemizde de uygulanmaya başlanan bir diğer yöntem Tinnimed denen düşük seviyeli lazer uygulamasıdır. Fiberoptik bir kablo ve yumuşak silikon başlıklı bir adaptör ile kulağa takılarak en az 10 hafta günde 1 kez 20 dakika süreyle düşük doz lazer ışını kulak zarı içinden geçirilerek kokleaya gönderilmektedir. Amacı zedelenmek üzere olan sinir hücrelerinin tamiri için gerekli hücresel yanıtın uyarılmasıdır.
*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Comments are closed.
