KULAK TÜPÜ NEDİR, NEDEN TAKILIR?
Sekretuar otitis media (veya diğer adıyla kronik effüzyonlu otitis media), genel ve lokal enfeksiyon belirti ve bulguları olmadan sağlam kulak zarı arkasında, yani orta kulakta sıvı toplanmasıdır. Bu durum, başta orta kulak iltihabı olmak üzere, kulakla burun arasında yer alıp orta kulağın havalanmasını sağlayan öztaki tüpünün çalışma mekanizmasını bozan basınç travması, geniz eti vb. kitleler, allerji ve vücut bağışıklık sistemindeki bozukluklardan da kaynaklanabilir.
Orta kulak iltihabının iyileşmesinden sonra biriken sıvının %50’si 4 hafta içinde, %80’i ise 8 hafta içinde kaybolmaktadır. Ancak orta kulak iltihabı iyileşip üstünden 3 ay geçmesine rağmen sıvı birikimi devam etmekteyse bunun ileri tedavisi gerekmektedir. Bu durum öztaki tüpü fonksiyonlarını uzun süreli olarak bozan diğer hastalıklar için de geçerlidir. Tanı yapılan kulak muayenesi ve gerekirse doktorunuzun isteyeceği işitme testleri (tonal odiyometri ve timpanometri) ile konur.
Tıbbi tedaviye rağmen düzelmeyen ve işitme kaybına yol açan sekretuar otitis media’da seçilen tedavi yöntemi kulak zarına tüp yerleştirilmesidir. Amacı öztaki borusunun koruyuculuk ve drenaj fonksiyonlarını geri kazandırmak üzere orta kulağa iki yönlü hava giriş çıkışını sağlamak, oksijenlenmeyi arttırarak orta kulaktaki hücrelerin yenilenmelerini sağlamaktır.

Ventilasyon tüpü olarak adlandırılan bu kulak tüpleri silikon, polietilen, teflon ya da altından yapılan, çapları 1-1.5 mm olan, makara gibi iki ucunda deliği olan özel tüplerdir. Özel aletlerle tutulup bir ucu orta kulağa, diğer ucu dış kulak yoluna bakacak şekilde kulak zarına yerleştirilir.
Ventilasyon tüplerinin kalış süreleri 2 ay ile 2 sene arasında değişmektedir. Sıklıkla 6. ayda dış kulak yoluna atılmaktadırlar. Bu dış kulak yoluna atılan tüpler özel aletlerle poliklinik şartlarında dışarı çıkarılabilmektedir. Yeterli orta kulak iyileşmesi sağlandıktan sonra atılmayan tüpler, yabancı cisim reaksiyonu yapıp enfeksiyon ve et oluşumuna yol açmaması için özel aletlerle yerinden alınmaktadır.
Sekretuar otitis media tedavisinde ventilasyon tüpü takılması ile tedavinin tamamlandığı düşünülmemelidir. Bu tüplerin takibi en az takılması kadar önemlidir.
- Bu ameliyat genellikle pek ağrılı değildir. Sadece lokal anestezi yapılan bölgelerde ilk gün hafif ağrı olabilir.
- Kulak zarına tüp takılması ameliyatı sırasında ve sonrasında ilk 1 hafta kulaktan kan veya kanlı sıvı gelmesi sık görülen bir durumdur, zamanla azalmaktadır.
- Özellikle tüp düşene kadar ve kulak zarı iyileşip tamamen kapanana kadar kulağa su kaçmasından şiddetle kaçınılmalıdır. Bu duruma dikkat edilmediğinde orta kulakta iltihaplanma ve buna bağlı bir akıntı gelişebilmektedir. Bu akıntı genellikle tıbbi tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. Nadiren tüpün erken çıkarılması gerekebilmektedir.
- Tüpün ağzı kulak kiri veya deri döküntüleri ile tıkanabilmektedir. Bu nedenle tüp takıldıktan sonraki 1. hafta ve sonrasında ayda bir kontrolü gerekir.
- Tüp etrafında et (granülasyon dokusu) oluşumu nadiren de olsa görülebilmektedir. Bu durumda verilecek kulak damlalarıyla tedavi edilmeye çalışılmakta, başarılı olunamadığı taktirde tüpün çıkarılıp etlerin yakılması (gümüş nitrat koterizasyonu) gerekebilmektedir.
- Tüp kendiliğinden düştüğünde veya alındığında kulak zarında oluşan tüpe ait delik çok büyük olasılıkla kendiliğinden iyileşecektir. 30 hastadan 1’inde, nadiren tüpe ait delik kendiliğinden iyileşmemekte ve deliği onarmak için ek cerrahi girişimler gerekebilmektedir.
- Eğer tüp erken düşer veya istenmeyen sebeple erken alınması gerekirse ileride tekrar yerleştirilmesi gerekebilir.
- Nadiren orta ve iç kulakta gelişen ek başka problemler nedeni ile işitme kaybında düzelme olmayabilir. Bu durumda işitme testleri ve gerekirse bilgisayarlı tomografi gibi ileri inceleme yöntemleriyle problemin nereden kaynaklandığı saptanıp buna yönelik çözümler aranabilir.
*Bu yazının hazırlanmasında Türk Kulak Burun Boğaz ve
Baş Boyun Cerrahisi Vakfı’na ait web sitesindeki
Hasta Bilgilendirme metninden yararlanılmıştır.
Comments are closed.
