METROBÜSTE BANGIR BANGIR MÜZİK DİNLEYEN ARKADAŞIM, SÖZÜM SANA!
Siz de metrobüste, otobüste, vapurda “çıstım çıstım” şeklinde sesler duyup acaba kimden geliyor diye bakanlardan mısınız? Peki benim gibi, kaç kere müziği o kadar yüksek sesle dinleyen kişiyi uyarmak geçti içinizden ya da uyardınız? İnanın bana, bir erken yaşta sağırlar ordusu yetişiyor!!!
Peki, gürültü veya yüksek sesle müzik dinlemenin zararları nedir? Aşağıda okuyacağınız yazı, soru-cevap şeklinde bu konuyu açıklamaktadır.
Gürültüye maruz kalmak kulaklarımı nasıl etkiler?
Yeterince yüksek ya da yeterince uzun süre gürültüye maruz kalmak işitmenizi bozabilir. Bu durumda işitmeyi sağlayan iç kulaktaki hassas hücrelerin yapısında bozulmalar ortaya çıkmakta ve bu da “Sinirsel tip işitme kaybı”na (nörosensoriyel tip işitme kaybı) yol açmaktadır. Canlılığını kaybetmiş hücrelerin kendini yenileme şansı, aklınıza gelebilecek her tür tedavi yapılsa bile, maalesef yoktur. Bu nedenle bu tür işitme kayıpları kalıcı olmaktadır.
Ne tür gürültüler kulağım için zararlıdır?
Kişilerin farklı gürültü tiplerine verdikleri tepkiler ve hassasiyetleri farklıdır. Genel bir kural olarak, eğer zeminde yer alan gürültüde kendi sesinizi duyurabilmek için bağırmanız gerekiyorsa bu gürültü size zarar verebilecek boyutta demektir.
Ses bilimsel olarak 2 şekilde ölçülür. 1-Ses yüksekliği (ses şiddeti-intensity) Desibel (dB) olarak ölçülür. 2-Sesin perdesi (tını-pitch) yani sesin saniyedeki titreşim frekansı Hertz (Hz) ile ölçülür. Düşük perdeli seslere kalın ses tonu veya tuba (bir tür müzik aleti) sesi örnek verilebilir. Yüksek perdeli sese ise keman sesi iyi bir örnektir.
Sesin titreşim sıklığının işitme kaybıyla bağlantısı nedir?
İşitmesi en iyi olan küçük yaş çocuklar genellikle 20 Hz (örn. borulu orgun en düşük sesi) -20.000 Hz (örn. köpek çağırma düdüğünün en tiz sesi-ki çoğu insan duyamaz) arası sesleri ayırt edebilir.
İnsan sesi genellikle 300-4000 Hz arasında bir tınıya sahiptir. İşitme kaybı ortaya çıktığında öncelikle ince seslerde kayıp başlar, bu da yüksek frekanstaki kadın ve çocuk seslerinin duyulmasını zorlaştırır. Ayrıca yüksek frekansı algılayan hücrelerin kaybında duyulan seste deformasyon ortaya çıkar ve bu da kişi sesleri duysa bile konuşmayı algılamada zorlanır.
Desibeli incelersek, insan kulağının duyabileceği en düşük ses şiddeti 0 dB, en yükseği ise 180 dB (örn. uzay mekiğinin kakış anındaki gürültü) civarıdır. dBA ise insan işitme sisteminin en çok duyarlı olduğu orta ve yüksek frekanslara daha fazla ağırlık veren bir ses düzeyi ölçütünü gösterir. A ağırlıklı ses düzeyi olarak tabir edilen dBA, gürültünün etkilenim değerlendirilmesi ve kontrolünde yaygın olarak kullanılır.
Aşağıda çevremizde yer alan bazı seslerin dB olarak karşılıkları listelenmiştir:
0 dB İnsan sesinin duyabileceği en düşük ses şiddeti
30 dB Fısıltı sesi
60 dB Günlük konuşma sesi, dikiş makinesi, daktilo sesi
90 dB Çim biçme makinesi sesi, kamyon sesi-Bunlara korunmadan maruz kalma süresi günde maksimum 8 saat olmalı!
100 dB Testere, matkap, kar aracı sesi-Bunlara korunmadan maruz kalma süresi günde maksimum 2 saat olmalı!
115 dB Kum püskürtme arabası, rock konseri, araba kornası-Bunlara korunmadan maruz kalma süresi günde maksimum 15 dakika olmalı!
140 dB Silah atışı, jet motoru gürültüsü- Mutlaka kulak koruyucu takmalı, yoksa şiddetli ağrı ve kısa süre maruz kalınsa bile işitme sinirinde harabiyet ortaya çıkabilir.
Uzmanlar devamlı olarak 85 dB ve üstü şiddette sese maruz kalmanın tehlikeli olduğunu belirtmektedir.
Gürültüye maruz kalma süresi değişince işitme kaybının miktarı da değişir mi?
Tabii ki! Ne kadar uzun süre yüksek gürültüye maruz kalınırsa, hasar o kadar fazla olur. Bir de gürültüyü yaratan şeye ne kadar yakınsanız hasar o kadar artar.
Her silah atışı, yakın planda duran herhangi birinin kulaklarını zedeleyecek bir gürültü yaratır. Geniş kalibreli silahlar ve topçu sınıfı ağır silahlar ses şiddetleri en fazla olduğu için en kötü olanlarıdır. Ancak mantar tabancası ve maytaplar bile kulağınıza yakın patlamışsa işitme sinirine zarar verebilir
Özellikle son yıllarda gençlerde işitme kaybı görülme sıklığında dikkat çekici bir artış olduğu saptanmıştır. Bu duruma i-pod vb. taşınabilir kulaklıklı aletlerin yaygınlaşması ve gençlerin günün çoğu kısmını kulaklıkla yüksek şiddetli rock müzik dinleyerek geçirmesinin yol açtığına inanılmaktadır.
Bu nedenle, kulaklıkla müzik dinlerken, ses ayarını öyle bir ayarlamanız gerekir ki, sizin müzik dinlediğinizi hemen yanınızdaki kişi duymamalı!!!
Gürültü başka nelere neden olur?
Gürültüye maruziyet sonrasında genellikle çınlama (tinnitus) ortaya çıkmaktadır ve maalesef sıklıkla kalıcı olmaktadır.
Bazı kişiler yüksek ses altındayken sinirli ve hassas olurlar. Bu da kan basıncını, kalp atım hızını ve mide asit miktarını arttırmaktadır.
Kimler kulak koruyucu takmalıdır?
Gürültülü bir ortamda çalışmanız gerekiyorsa mutlaka kulak koruyucu takmanız gerekir. Ayrıca elektrikli tamir aletleri, gürültülü bahçe aletleri, silah atışı, motosiklet ya da kar aracı kullanırken mutlaka takmalısınız.
Koruma takmadan yüksek sese ne kadar süre maruz kalınabilir?
85 dB civarı gürültüye devamlı maruz kalmanın giderek artan bir işitme kaybına neden olduğu saptanmıştır, bundan daha yüksek şiddetteki seslerde ise işitme kaybının ilerleme hızı artmaktadır. Korunmayan bir kulakta ortalama gürültü seviyesinin her 5 dB üstündeki seste izin verilen maruziyet süresi yarı süreye inmelidir. Örneğin 90 dB sese 8 saat, 95 dB sese 4 saat, 100 dB ses ise 2 saatten fazla maruz kalınmaması gerekir. Yine korunmayan bir kulakta müsaade edilen maksimum ses şiddeti 115 dB ve 15 dakikayı geçmeyecek şekildedir. 140 dB ve üstündeki herhangi bir sese korunmasız maruz kalınmasına izin verilmez.
Türkiye’de işyeri gürültüsü hakkındaki yasal düzenlemeler nasıldır?
Türkiye’de gürültü hakkındaki yasal sınırlamalar 23 Aralık 2003 Tarihli Resmi Gazetede 25325 Sayı no ile yayınlanan “Gürültü Yönetmeliği” adı altında belirlenmiştir, bu konuda ayrıntılı bilgiye http://www.alomaliye.com/gurultu_yonetmelik.htm adresinden ulaşabilirsiniz.
Bu yönetmeliğin 2. bölümünde yer alan İşveren Yükümlülükleri başlığında 5. maddede belirtildiği üzere günlük gürültü maruziyet sınır değeri 8 saatlik iş günü için 87 dB, en yüksek maruziyet etkin değeri 8h = 85 dB, en düşük maruziyet etkin değeri 8h = 80 dB olarak belirlenmiş, işçiyi etkileyen maruziyetin belirlenmesinde, işçinin kullandığı kişisel kulak koruyucularının koruyucu etkisi de dikkate alınarak maruziyet sınır değeri uygulanacağı, maruziyet etkin değerlerinde kulak koruyucularının etkisinin dikkate alınmayacağı vurgulanmıştır. Yeterli ölçümle tespit edilen haftalık gürültü maruziyet düzeyinin 87 dB’i aşmayacağı, bu işlerdeki riskleri en aza indirmek için yeterli önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.
Amerika’daki yasal uygulamalara bakıldığında yüksek gürültüde çalışan kişilerin 8 saatlik çalışma süresince 90 dB’den daha fazla gürültüye maruz kalması durumunda kulak koruyucu takmaları zorunludur. İşveren bu işte çalışan kişilere ücretsiz olarak kulak tıpası ve kulaklık sağlamakla yükümlüdür. Yıllık işitme tetkiklerinde herhangi bir kulakta yüksek frekanslarda 10 dB ve üstünde bir kayıp saptandığında 8 saatlik çalışma süresi içinde 85 dB ve üstü gürültüde de kulak koruyucusu takma zorunluluğu getirilir. Daha fazla bir işitme kaybı varlığında ise bir KBB uzmanına başvurulmaktadır.
Çevresel gürültü konusunda Türkiye’de ne gibi yasal düzenlemeler bulunmaktadır?
Çevre ve Orman Bakanlığının “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” (2002/49/EC) bu konuya ayrıntılı olarak değinmektedir. (http://www.cevreorman.gov.tr/yasa/y/25862.doc) Örneğin “Rekreasyon ve eğlence yerlerinin çevresel gürültü kriterleri” başlıklı Madde 27’de üzeri ve etrafı fiziksel olarak açık ve yarı açık olan bahçeli gazino, dans salonları, lunaparklar, animasyon ve eğlence merkezleri, fuar, piknik yerleri, açık hava sinemaları, lokantalar, kahvehane ve dükkanlar gibi kamuya açık yerler ile diskotek, kulüpler, barlar, restoran ve düğün salonları gibi kapalı ve/veya yarı açık olan yerlerde elektronik olarak yükseltilmiş müzik ve her türlü ses kaynağının tam yükte çalışması durumunda eğlence yerlerinde çevreye yayılan gürültü düzeyinin mevcut arka plan gürültü düzeyini 5 dBA’dan fazla aşamayacağı vurgulanmaktadır.
Kulak koruyucular nedir ?
Kulak koruyucular, kulak zarına ulaşan sesin şiddetini azaltmaya yarar. 2 tiptir: Kulak tıpası ve kulaklık. Kulak tıpaları dış kulak yoluna tam oturmalı, yıpranmış olmamalı, gerekirse dış kulak yolu kalıbı alınarak kişiye özel olarak yapılmalıdır. Kulaklık ise kulak kepçesini tam olarak saran ve ayarlanabilir bir baş bandıyla yerinde tutulan bir alettir.
Uygun yerleştirilmiş bir kulak tıpası ya da kulaklık ses şiddetini 15-30 dB kadar azaltmaktadır. Düşük frekanslı sesler için tıpalar, yüksek frekanslı sesler için ise kulaklıklar seçilmelidir. 105 dB’i geçen gürültülerde kombine kullanımı önerilir.
Kulak girişini sadece pamukla tıkasam yetmez mi? Pamuk topları ya da kağıt mendil parçası tıkaçları en zayıf tıkaç türleridir, gürültüyü ortalama 7 dB azaltabilirler.
Kulak koruyucu kullanımı yeterli olmakta mıdır?
Yapılan çalışmalarda işçilerin yarısında koruyucuyu düzgün takmama ya da devamlı kullanmama nedeniyle beklenen koruma etkisine ulaşılamadığı saptanmıştır. Kulak koruyucunun 8 saat boyunca devamlı kullanımı ile 30 dB gürültü azalması sağlanırken, 1 saatliğine kullanmama durumunda ortalamaya vurulduğunda bu azalma 9 dB’e düşmektedir.
Kulaklık ya da tıpanın iyi yerleştirildiğinin kriteri kişinin kendi sesini daha yüksek ve derin duymasıdır. Bu sağlanamamışsa yeterli koruma yok demektir.
Kulak koruyucu takınca diğer insanları ya da makineleri duyabilecek miyim?
Nasıl bir güneş gözlüğü çok fazla ışık altında görmeye yardımcı ise, kulak koruyucular da çok gürültülü ortamlarda konuşmanın anlaşılabilirliğini sağlamaktadır. Anck, işitmesinde sorun olan veya konuşulanı algılamada sorunu olan kişilerde, bu görevini etkin bir şekilde yerine getiremez.
*Yazının tüm hakları Op. Dr. Seçil Totan’a ait olup hiçbir şekilde kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Comments are closed.
