ÖSTAKİ TÜPÜ FONKSİYON BOZUKLUĞU
Kulak 3 kısıma ayrılır: Dış kulak yolu-kulak kepçesi, orta kulak ve iç kulak. Östaki tüpü burnun gerisi ile orta kulağı birbirine bağlayan ince bir tüptür. Normalde yutkunmakla, esnemekle açılıp kapanarak dış ortamla orta kulak hava basıncını eşitlemekle görevlidir. Ayrıca orta kulağı kaplayan ince mukus tabakasının da burun yoluyla dışarı atılmasını da sağlar.
Östaki tüpünün nezle, grip, alerji vb. nedenlerle tıkanması durumunda hava basınçları eşitlenemez, orta kulakta hapsolan hava zamanla absorbe olur ve bu durumda orta kulakta negatif basınç karşımıza çıkar. Bu durum kulak zarının orta kulağa doğru vakum gibi çekilmesine yol açar. Sinir bakımından zengin bir yapı olduğu için kişide ağrı, basınç hissi, tıkanıklık ve hafif işitme kaybı ortaya çıkar. Östaki tıkanıklığı uzun sürerse zamanla bu negatif basınç çevre dokulardan orta kulağa sıvı çekilmesine yol açar, bu durumda basınç ve işitme kaybı artar. Buna “seröz (effüzyonlu) otit” adı verilir. Bu biriken sıvının bakteri ile istilası durumunda ise orta kulak iltihabı (akut otit) karşımıza çıkar.
Östaki tüpünün müzmin tıkanıklığına ya da fonksiyonundaki yapısal bozukluğa “Östaki disfonksiyonu” adı verilir. Bu durum genellikle burnun müzmin bir tahriş edici etkene (alerji, yoğun hava kirliliği, sigara kullanımı vb.) maruz kalması durumunda östaki ağzı mukozasının da devamlı etkilenip daralması ile oluşur. Ayrıca, östaki ağzı etrafında fazla yağ depolanması ve daralmaya yol açması nedeniyle şişmanlık da buna yol açmaktadır. Tam tersi olarak hızla kısa sürede kilo vermek ya da aşırı zayıflık da östaki ağzı etrafı yağ dokusunun azlığına bağlı kollapsına yol açıp fonksiyonunu bozabilir. Çok nadiren de burun etleri (nazal polip), yarık damak ve geniz tümörleri de östaki disfonksiyonu nedeni olabilir.
1-6 yaş arası çocuklarda östaki tüpünün oldukça dar ve düz olması nedeniyle seröz otit, akut otit vb. östaki disfonksiyonuna bağlı sorunlar sık görülebilmektedir. Bu yaş grubunda müzmin geniz eti iltihapları olması da, buraya anatomik olarak çok yakın olan östaki ağzını oldukça etkilemektedir. Yine bu tüpün düz olması da özellikle biberonla beslenme sırasında sütün burnun arka tarafından östaki yoluyla orta kulağa kaçışına yol açabilmektedir ki, bu nedenle biberonla beslerken bebeğin/çocuğun oturura yakın tutulması, yatakta yatarken beslenmemesi, emzirme/biberonla besleme sonrası en az 2 saat dike yakın oturtulması, hemen uyutulmaması önerilir.
Bazen de östaki ağzını tıkayacak herhangi bir neden yokken fonksiyon yetersizliği karşımıza çıkabilir. Bu durum genellikle genetik geçişli olup östaki ağzını açıp kapatmakla görevli çiğneme kaslarının anatomik/fizyolojik bozukluklarına bağlanmaktadır. Genellikle sık orta kulak iltihabı geçiren ve geniz eti sorunu olmayan bir çocuk ya da erişkinin aile öyküsünde anne/babasının da çocukken kulak sorunları yaşadığını öğrenirsiniz.
Tıbbi tedavi:
1. Anti-alerjik ve Dekonjestan ilaçlar:
Alerjik kişilerde gerekli testlerden sonra alerjenlerin tanımlanması ve kişinin mümkün olduğunca bunlardan kaçınması gerekmektedir. Aşı tedavisi kısmen yardımcı olsa da etkileri uzun sürede görülmektedir. .Buruna sıkılan kortizonlu spreyler, burun ve östaki mukozasının şişliğini azaltarak sorunu ortadan kaldırabilmektedir. Ancak ilacın bu etkisi 2. haftadan sonra başlar.
Antihistaminikler ise burun mukozasının alerjenle teması sonrası ortaya çıkan reaksiyona vücudun tepkisini azaltmaktadırlar.
Dekonjestan ilaçlar burun içi kan damarlarını büzerek östaki tüpü ağzı etrafındaki mukoza şişliğini azaltarak etki gösterirler. Bu etki ilaç uygulanmaya başlar başlamaz görülür. Ancak vücut buna adaptasyon gösterip 5. günden uzun kullanımda bu etkisini ortadan kaldırmakta, hatta tam tersi burun ve östaki ağzı mukozasında şişmeye yol açmaktadır.
2. Kulakların havalandırılması:
Bilinen en basit havalandırma yöntemi sakız çiğnemektir, bu sayede östaki ağzını açıp kapatmakla görevli kasları çalıştırıp östaki ağzından sıvı drenajını sağlayabilirsiniz.
Burun ucunu parmaklarınızla tamamen kapatacak şekilde sıkıp, yanaklarınızı havayla doldurup, parmaklarınızı çekmeden ve ağzınızdan hava kaçırmadan sümkürme hareketi yapmanız halinde -ki buna Valsalva manevrası-denir, östaki ağzından orta kulağa doğru zorlu bir hava akışı sağlayabilirsiniz.
Bir diğer yöntem, burun deliklerinizden birini kapatıp diğerinin ucuna bir pipet ya da içi çıkarılmış tükenmez kalem ucunu sadece girişe yerleştirip bunun ucuna takacağınız bir balonu burun yoluyla şişirmeye çalışmaktır.
Her iki manevra da burun akıntısı varken yapılmamalıdır, çünkü enfekte mukusu havayla birlikte östaki tüpüne itebilirsiniz.
Cerrahi Tedavi:
Cerrahi tedavinin primer amacı çalışmayan östaki tüpünü bypass edip orta kulağı havalandıracak başka bir yol bulmaktır.
- Miringotomi:
Kulak zarının belli bir bölgesine yapılacak ince bir kesi-halk arasındaki tabiriyle kulağı çizme- orta kulakta birikmiş olan sıvının vakumlanarak temizlenmesine imkan sağlar. Genellikle 1-3 gün içinde bu kesi kapanır, bu süre zarfında da östaki tıkanıklığını açıcı ilaçların etkisi başlar. Ancak sorun devam ederse orta kulakta tekrar sıvı birikebilir. - Ventilasyon tüpü (kulak tüpü) uygulanması:
Bazı durumlarda, kulağı çizmenin yetersiz olacağı düşünülüyorsa kulak zarı üzerine küçük bir tüp yerleştirilir. Bu sayede östaki ağzı ve orta kulağa iyileşmesi için dahya uzun süre verilmiş olur. Genellikle 6-12 ay süreyle orta kulağın havalanmasını sağladıktan sonra zamanla tüp kendiliğinden atılır ya da hekim tarafından çıkarılır. Bu işlemin dezavantajı tüp yerinde olduğu müddetçe kulağa su kaçırılmamasını gerektirmesidir. Bir diğer dezavantaj ise nadir de olsa tüp takılan yerin iyileşmeyip delik kalmasıdır. Bu durumda kulak zarının yamanması gerekecektir.
Uçmaya bağlı Östaki Disfonksiyonu:
Uçuş sırasında kulaklar devamlı olarak değişen basınç farklılıklarına maruz kalmaktadır. Özellikle iniş sırasında kabin basıncı düşmekte ve bu durumda orta kulakta rölatif olarak pozitif basınç ortaya çıkmaktadır. Pek çok kişide östaki yoluyla bu basınçlı hava atılabilmekte ve kişi herhangi bir sorun yaşamamaktadır. Esnemek, yutkunmak, sakız çiğnemek veya valsalva manevrası yoluyla kulağa hava vermeye çalışmak, basınç nedeniyle ağzı kapanan östakinin açılmasını sağlayarak sorunu ortadan kaldırabilmektedir. Ancak östaki ağzının nezle vb’ye bağlı mukozada şişme nedeniyle tıkalı olması durumunda bu hareketler fazla işe yaramamaktadır. Bu nedenle nezle-grip iken uçağa binilmemesi gerekir. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgiyi “UÇAK YOLCULUĞU VE KULAK AĞRISI” konulu sayfada bulabilirsiniz.
*KAYNAK: http://www.bcm.edu/oto/jsolab/eust_tub.htm
Comments are closed.
