KOKU VE TAT ALMA BOZUKLUKLARINA TIBBİ BAKIŞ
“Osme” kelimesi Yunanca’da “koku” anlamına gelir. Koku bozuklukları tanımlamasında kullanılan kelimeler bu kelimeden türetilmiştir: Anozmi koku alma duyusunun tamamen kaybı, Dizozmi koku alma duyusunda bozulma, Parozmi duyulan kokunun başka şekilde algılanması (güzel bir kokunun kötü bir koku gibi algılanması gibi), Fantozmi herhangi bir koku uyaranı yokken koku duyulması demektir. Tat bozukluklarına da değinmek gerekirse, Hipoguzi tat alma duyusunda azalma, Aguzi tat alma duyusunun kaybıdır.*
KOKU ALMA BOZUKLUKLARINA YOL AÇAN HASTALIKLAR/NEDENLER*, **
1. Kafa travması:
• Kafaya ciddi darbe alma
• Beyin sarsıntısı ya da az şiddette travma
• Koku siniri veya soğanının hasarı
• Koku sinirinin beyne girdiği yerdeki kemik tabakasının (kribriform plate) travmasına bağlı, sinir iplikçiklerinin yırtılması ya da gerilmesi (ciddi kafa travmalarının %10′unda rastlanmaktadır)
• Burun ve kribriform plate’i içine alan kemik kırığı
• Beyin ameliyatları
2. Burun ve sinüs hastalıkları:
• Akut sinüzit (tedavi sonrası koku fonksiyonu düzelebilir.)
• Kronik sinüzit
• Uzun süreli dekonjestan burun spreyi kullanımı
• Sinüs cerrahisi
• Allerji ve saman nezlesi (anosmi, burun alt etlerinde ve burun mukozasındaki şişme ve akıntı artışına bağlı geçici bir durum olabilir.)
• Yapısal nedenler:
• Burun tıkanıklığı yapan septum deviasyonu, konka hipertrofisi vb. nedenler
• Burun kökünün çökük olması
• Polip veya tümörler:
• İyi huylu polipler (saman nezlesi olan kişilerde sık görülür.)
• Kötü huylu burun-sinüs tümörleri
3. Koku sinirini tutan viral hastalıklar (grip vb. solunum yolu viral hastalıklarında virüs partiküllerinin koku epitelini harap etmesine bağlıdır.)
4. Konjenital (koku duyusunun doğuştan itibaren olmaması hali)
Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında koku sinirinin genetik nedenlere bağlı gelişmemiş olması ile açıklanabilir. Bu durum ailesel geçişli olabilir.
5. Pituatuar tümör: Hipofizi tutan bir tür adenom***
6. Nörolojik hastalıklar ( Multiple sklerozis, Myastenia gravis, Ailevi distonomi tip 1-2 , Bell paralizisi, Meningiom ve diğer tümörler)
7. Metabolik sorunlar (Hipotiroidi, Addison, Panhipopitüitarizm, Cushing, Akromegali, Çinko eksikliği, Bakır eksikliği, B12 vitamin eksikliği, Siroz)
8. Diş hastalıkları:
• Ağız hjyeninin kötü olmasına bağlı tat duyusundaki değişikliklerden kaynaklanan koku duyusunda bozulma
• Diş tedavisi sırasında tat tomurcuklarının hasarlanması ve buna bağlı koku almada değişiklikler
9. Genel tıbbi hastalıklar ve sendromlar:
• Kallmann Sendromu: Genetik geçişlidir ve daha çok erkekleri etkiler. Hayatın erken dönemlerinde gelişmekte olan beyinle koku sinirinin bağlantı kurmasında yetersizlik sonucu koku soğanının gelişme kusuru ile karşımıza çıkar.
• Opitz-Frias Sendromu: Kraniofasial gelişim bozukluğu ile giden nadir görülen bir sendromdur. Yıllar içinde koku ve görmede azalma başlar.
• Bebeklik döneminde geçirilen menenjit
• Unsinat epilepsi: Uykululuk hali ve koku-tat halüsinasyonarı ile giden ve medial temporal beyin lobu kaynaklı psikomotor tip epilepsidir.
• Psikiyatrik ya da psikolojik hastalıklar: Depresyon, histerik konversif reaksiyonlar ve şizofreni gibi koku algılamasında değişiklik yapan durumlar.
• Sjögren sendromu: Ağız-göz kuruluğu, eklem romatizması vb. ile giden romatolojik hastalık
• Şeker hastalığı
10. Bazı ilaçlar:
• Uzun süreli nasal dekonjestan kullanımına bağlı burun tıkanıklığına (rinitis medikomentosa) sekonder gelişen koku ve tat alma bozukluğu
• Metronidazol vb. bazı antibiyotikler dilde paslanma ve tat değişikliği yapabilir.
• Amitriptilin (Laroxyl) vb. antikonvülsan ve antidepresan ilaçlar : Yan etki olarak ağız kuruluğu yapıp tat değişikliğine yol açabilir.
• Vinkristin vb. kemoterapi ilaçları
• ACE inhibitörü olan tansiyon ilaçları (ağız kuruluğu yan etkisi yoluyla)
• Amikasin tedavisi (özellikleIV uygulama): Geçici anozmi görülebilir.
11. Bazı kimyasallar ve irritanlar:
• Amonyum gibi temizlik malzemeleri kullanımı sırasında yoğun inhalasyon sonucu burun mukozası yanıkları ve koku bölgesi epitelyuminin hasarı ile
• Sigara (koku ve tat almada değişiklik yaratarak)
• Hava kirliliği
12. Kafa ve yüz bölgesine radyoterapi uygulanması sonrası
13. Fizyolojik olaylar (gebelik ve menstruasyon)
14. Yaşlanma: Yaşlı kişiler, koku bozukluğuna neden olan diğer sebeplere daha çok yakalanabildiği gibi sadece yaşlanma süreci ile ilgili olarak da koku bozukluğu görülebilir. Altıncı dekattan sonra koku alma yeteneği, erkeklerde daha hızlı olmak üzere azalır. Alzheimer Hastalığı ve Parkinson Hastalığı, yaşlılarda demansla (bunama) ilgili olarak koku bozukluğu gösteren iki hastalıktır.
TANI:
Tanı için öncelikle ayrıntılı öykü alınmalı ve geniş kapsamlı KBB muayenesi yapılmalıdır. Bunun dışında istenmesi gereken tetkikler ve testler şöyle sıralanabilir:
• Kan tahlilleri: Htc, Hb, periferik yayma, WBC, Üre, BUN, Kreatinin, Glukoz, Sedimentasyon, IgE, tiroid testleri, ANA
• Burun içi kitle varlığında biopsi
• Beyin ya da periferik sinir kaynaklı patolojileri ayırt etmek üzere beyin BT veya MR
• Sinüs sorunlarını saptamak üzere sinüs tomografisi
• Epilepsi (sara) düşünülen hastalar için Nöroloji konsültasyonu ve EEG
• Koku testleri
Koku duyusunun değerlendirilmesine yönelik yapılan testlerin çoğu subjektiftir. Bu testlerden
bazıları şunlardır:
Dilüsyon testleri: Kokulu madde, hava veya sıvı içeren bir tüp içine konarak hastaya koklatılır. Hasta kokuyu duymuyorsa kokulu madde oranı arttırılır. Hastanın hangi miktardan itibaren kokuyu aldığı not edilir. Karşılaştırma amacıyla normal kişilerin koku alma eşikleri belirlenebilir. Her iki taraf ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Olfaktuar Spektrogram: Genel olarak bilinen kokular sıvı içinde çözünmüş halde kaplara yerleştirilir. Enjektör ve burun ucuna yerleştirilen tüp aracılığı ile bu kokulu maddeyi içeren hava burun içine verilir. Hastanın kap içinde ne miktarda kokulu madde varken, hangi kokuyu alabildiği not edilir. Hem eşik belirleme hem kokuyu ayırt etme testidir.
Butanol Etil Testi: Bir şişeye su, bir şişeye de su içinde butanol konulur. Hastadan hangisinin kokulu olduğunu ayırt etmesi istenir. Ayırt edemedikçe butanol miktarı artırılır. Kokulu şişeyi ayırt ettiği zaman, artım yapılmadan tekrar sorulur. Yine bilirse eşik değer olarak belirlenir. Eşik değerler normal kişilerle karşılaştırılır.
Bu koku testlerini uygularken buruna verilen havanın sabit basınç, sabit hız ve sabit ısıda
olmasını sağlayan aletlerle daha güvenilir sonuçlar elde edilir. Koku duyusunun
değerlendirilmesinde bazı objektif testler de geliştirilmiştir. Ancak bunlann klinik uygulanabilirliği düşüktür. Bu testlerden elektroolfaktogram’da regio olfactoria (koku alma bölgesi) üzerine bir elektrot yerleştirilir. Eğer reseptör hücreleri uyarılırsa negatif bir dalga oluşur. Elektroolfaktogram, olfaktor mukoza hastalıklarını santral hastalıklardan ayırmaya yarayan tek yöntemdir. Bir diğer objektif test ise, koku ile uyarılan beyin sapı potansiyelleridir Bu testte deri üzerine yerleştirilen elektrotlar yardımı ile kokulu maddelere karşı beyin sapı potansiyelleri ölçülür Yapılan çalışmalarda kokulu uyarana karşı 150 ve 350 msn’de ortaya çıkan iki potansiyel elde edilmiştir. Ayrıca kokulu uyarana karşı elektroensefalografi (EEG) sonuçlarındaki değişiklikler belirlenebilir.
Koku testleri hastanın yaşından etkilenir. Çocuklarda ve yaşlılarda test sonuçlan daha subjektif olur. Kokulu maddelere karşı adaptasyon da, bu testler sırasında sorun yaratabilir. Genellikle 1-5 dakika arasında kokuya karşı önemli bir adaptasyon gelişir. Kadınlarda ovulasyon döneminde daha iyi koku alınırken, menstrüasyon sırasında koku duyusu azalır.
TEDAVİ:
Koku bozukluklarının tedavisi sebebe yönelik olarak yapılır. Enfeksiyöz kaynaklı koku bozukluklarında gerekli antibiyotik vb. kullanımı ile düzelme sağlanabilmektedir. Obstrüktif (burun eti, polip, septum deviasyonu vb.) nedenlerle oluşan koku bozuklukları bu obstrüksiyonun cerrahi olarak düzeltilmesiyle ortadan kalkabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu sonucu 3-5 günde düzelmeyip devam eden koku bozukluklarının bir kısmı 3-6 ay içinde düzelebilmektedir. Ancak virüsün koku sinirinde yarattığı harabiyet tamir edilemez boyutta ise bu durum kalıcı hal alabilir ve maalesef kesin bir tedavisi henüz saptanmamıştır. Kafa travmalarına bağlı vakaların yaklaşık % 20′si 3 ay- 1 yıl içinde düzelebilir, ancak günümüzde düzelmeyi sağlayacak bir tedavi yöntemi geliştirilememiştir. Toksin ve ilaçlara bağlı koku bozukluklarının tedavisi bu ajanların kesilmesidir. Yaşlanma ve konjenital anomalilerle ilgili koku bozuklukları da maalesef tedavi edilememektedir. Alerji vb. durumlarda nazal ya da sistemik steroid kullanımından fayda gören hastalar olabilmektedir.
Tat bozukluğunun tedavisi de nedene yöneliktir. Fizyolojik nedenlere bağlı olanlarda ilgili fizyolojik dönemin geçmesini beklemek yeterli olacaktır. Eksik bir maddeye bağlı tat bozukluklarında (çinko, bakır ve B12 eksikliği gibi) , gerekli maddenin ilaçlar yoluyla tamamlanması yeterli olacaktır. Enfeksiyöz nedenler (sinüzit vb.) varsa mutlaka tedavi edilmeli, yoğun sigara kullanımı/maruziyeti vb. çevresel faktörler ile mücadele edilmelidir. Hastadan ilaç kullanım öyküsü alınıyorsa kullanılan ilaçların değiştirilmesi, metabolik ve nörolojik sebeplerin tedavi edilmesi gerekmektedir.
*http://www.anosmiafoundation.org/index.shtml
**http://medicine.inonu.edu.tr/anabilimdallari/kbb/documents/dersnot/19.pdf
*** http://tr.wikipedia.org/wiki/Hipofiz
Comments are closed.
