SES HASTALIKLARI
Larinks yani gırtlağın 3 temel fonksiyonu vardır: Havayolunun sağlanması, Alt havayollarının korunması ve Ses üretimi.

*Havayolunun sağlanması, gırtlağın yapısal ve fonksiyonel bütünlüğü sayesinde olur. Gırtlağın alt kısmındaki, gırtlağı soluk borusuna mekanik olarak bağlayan kıkırdak halkada herhangi bir sorun olması havayolunda problem oluşturur.
*Gırtlak alt solunum yollarına bir şey kaçmasını engeller. Bu koruma fonksiyonu için gırtlak ve boğazın kas ve duyu bütünlüğünün sağlam olması gerekmektedir. Yutma sırasında gırtlak yükselir ve epiglot denilen yaprak şeklindeki kıkırdak kapak, gırtlak girişini kapatır. Ses telleri kapanır ve üst yemek borusu kasları açılır. Böylece yiyecek havayolundan uzaklaştırılıp yemek borusuna yönlendirilir.
*Ses üretimi gırtlağın karışık bir fonksiyonudur. Ses üretimi sırasında ses telleri bir araya gelerek titreşirler. Titreşim hem akciğerlerden gelen hava akımının hem de ses teli yüzey dokusunun etkileşimi sonucu olur. Ses tellerinin gerginliği ve katılığı ayarlanarak sesin perdesi değiştirilir. Ses teli geriliminin arttırılması sonucu ses teli titreşim frekansı artar ve tiz bir ses oluşur. Ses tellerindeki veya gırtlaktaki patolojiler sonucu ortaya ses kısıklığı çıkar- ki buna tıp dilinde Disfoni adı verilir.
Normal bir ses teli inci beyazı renktedir, her iki ses teli konuşma sırasında orta hatta birleşir ve çevresindeki yapılar pembe renktedir. Aşağıda bu yapıların anormalliklerinde ne gibi hastalıklarla ve şikayetlerle karşılaşıldığını okuyacaksınız.
Ses teli nodülü: Ses tellerinin yanlış ya da aşırı derecede kullanılmasına bağlı oluşan bir tür nasırdır. Çocuklarda ve bayanlarda daha sık karşımıza çıkarlar. Bu nodüller genellikle her iki ses telinde aynı hizada bulunur ve ses tellerinin orta hatta kapanmasına engel olup konuşma esnasında kapanırken hava kaçağı yaratarak sesin pütürlü (raspy), soluklu (breathy) olmasına yol açarlar. Çoğu vaka vokal hjyenin sağlanması (sigara vb. irritanların ortadan kaldırılması), bol sıvı tüketimi (günde en az 8 su bardağı su) ve konuşma terapisi ile tedavi edilebilmektedir. Bunlardan genellikle %20 kadarında tedaviye direnç ortaya çıkmakta ve mikrolaringeal cerrahiye gidilebilmektedir.
Ses teli polipleri: Bunlar çoğunluklu erişkin erkeklerde görülen, ses tellerinin titreşen kenarında yer alan ve ses tellerinin orta hatta birleşmesine engel olan iyi huylu lezyonlardır. Polipler kısık (hoarse), soluklu (breathy) bir ses üretimine ve seste çabuk yorulmaya yol açarlar. Tıbbi tedavi veya konuşma terapisi yanıt verebilirler. Bu tedavilerden fayda görülmediğinde mikrolaringeal cerrahi gerekebilmektedir. Bu durumu tetikleyen faktörlerden olan Laringofaringeal Reflü’yü de beraberinde tedavi etmek yerinde olacaktır.
Laryngitis sicca: Ses tellerinin yetersiz su tüketimine bağlı olarak kurumasıdır. Ses tellerini ıslatıp kayganlığını sağlamakla görevli olan salgının bu nedenden ötürü kalın, yapışkan bir sıvıya dönüşmesi ses tellerinin titreşimine engel olmaktadır. Tedavisinde vokal hjyenin sağlanması (sigara vb. irritanların ortadan kaldırılması) ve bol sıvı tüketimi önerilir.
Ses teli içine kanama: Ses tellerinin agresif ya da uygunsuz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan nadir görülen bir durumdur. Genellikle bir kavga esnasında çok bağırma ya da bir maç sırasında ses tellerini zorlayacak tarzda aşırı tezahüratta bulunma sonrası karşımıza çıkar. Nedeni ses tellerine ait küçük damarların, doku içine kanayacak şekilde yırtılmasıdır. Tedavisinde ses istirahati, bol sıvı tüketimi, tıbbi tedavi önerilmektedir.
Reinke Ödemi: Ses tellerinin 1/3 ön bölümündeki epitel tabakasının altında “Reinke boşluğu” yer almaktadır. Ses telleri, uzun süre aşırı ve yanlış kullanım ve yoğun sigaraya maruz kalma sonucu kalınlaşmakta, kabalaşmakta, bu boşluğu dolduran koyu bir sıvı nedeniyle aşağıya doğru sarkan su kesecikleri haline gelmektedir ki buna Reinke Ödemi denir. Hastanın şikayeti genellikle sesinin kalınlaşmasıdır. Ödem ilerledikçe ses kısıklığı da artmaktadır. İleri vakalarda nefes darlığı da olabilmektedir. Tedavide öncelikle irritan faktörler önlenmelidir. Etyolojide rol oynayabilecek alerji, reflü ya da kronik enfeksiyonlar tedavi edilmelidir. Erken vakalarda cerrahiye gerek kalmadan konuşma terapisi ile başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Ses teli kanseri: Baş ve boyun kanserlerinin %30 kadar bir kısmı sigara kullanımı ve alkol gibi spesifik faktörlere uzun süre maruz kalmayla yakın ilişkilidir. Özellikle de ses teli ve gırtlak kanseriyle sigara kullanımı çok daha fazla ilintilidir. Pek çok gırtlak kanseri ses değişimine neden olur. 2 haftadan uzun süren ses kısıklığı ya da ses değişimlerinde bir Kulak Burun Boğaz Uzmanına başvurmanız gerekir. Her ne kadar pek çok ses değişikliğinin nedeni kanser değilse de işi şansa bırakmamalısınız. Sadece ses tellerini tutan kanserler, erken tanı konulduğu takdirde radyoterapi veya cerrahi ile %96′ya yakın oranda tedavi edilebilmektedir.
İnkompetan larinks: Ses tellerinin biri veya ikisinin birden yetersiz çalışmasına yol açan tam felç (paralizi), kısmi felç (parezi), ses tellerinin tutunduğu hareketli bir yapı olan krikoaritenoid eklemin enflamasyonu gibi patolojilere bağlıdır. Tedavisi konuşma terapisi ve hastalığın tipine göre çeşitli cerrahi yöntemler uygulamaktır.
- Tek taraflı ses teli felci: Ses tellerinden sadece birinin hareket etmesini engelleyen bazı özel hastalıklarda veya durumlarda (tiroid cerrahisi sonrası vb.) konulma sırasında zayıf olan ses teli sağlam olanla orta hatta buluşamaz ve buna bağlı hava kaçağı olur. Bu durumda ses soluklu (breathy), zayıf olur ve kişi ara ara derin bir nefes alarak konuşmak zorunda kalır. Tüm gün bu şekilde konuşmaya çalışan kişide baygınlık hissi, yorulma, sıvı ya da katı gıda tüketimi sırasında öksürme ve bunları nefes borusuna kaçırma karşımıza çıkabilmektedir.
- İki taraflı ses felci: Her iki ses telinde hareket problemi olması ciddi bir sorun yaratabilir. Eğer ses telleri orta hatta birbirine yapışık şekilde kalıp felç olursa kişide soluk borusunun girişinin tamamen kapalı olması nedeniyle nefes almada güçlük ortaya çıkacak ve bu durumda da acilen trakeotomi (soluk borusuna boyun cildinden ulaşacak şekilde delik açıp özel bir tüp koyma) açılması gerekecektir. Eğer ses telleri tam ortada birleşecek şekilde değil de birbirinden biraz ayrık olarak felç olmuşsa kişi ses çıkarabilse de yine de bir dereceye kadar solunum sıkıntısı çekebilir. Ses telleri birbirinden çok uzak kalacak şekilde felç olmuşsa konuşma bozulacaktır.
Presbilarinks (Yaşlılık dönemi disfonisi) : Ses tellerini hareket ettiren kasların ileri yaşta zayıflaması ve incelmesi sonucu karşımıza çıkan bir patolojidir. Normal bir gırtlağa oranla kitlece azalmış olan ses telleri orta hatta birleşememektedir. Bunun sonucunda kısık (hoarse), soluklu (breathy) ve zayıf bir ses tonu oluşur. Bu durum ses tellerinin kitlesini arttıracak yağ enjeksiyonu vb. ile düzeltilebilir.
Spazmodik disfoni: Laringeal distoni ya da diğer adıyla Spazmodik disfoni (SD) gırtlak kaslarının bir veya bir kaçının istemsiz kasılması sonucu boğulur gibi gergin ya da düzensiz ses teli açılıp kapanmaları sonucu konuşma sırasında hava kaçakları şeklinde duraklamalarla giden konuşmaya yol açan bir patolojidir. Tedavisi spazm yapan kaslara Botox® uygulanması ve konuşma terapisidir.
Fonksiyonel bozukluklar:
- Kas gerilim bozukluğu: Larinks kaslarının aşırı kasılması sonucu ses telleri ve çevre dokuların yumruk gibi bir hal alıp normal titreşimi engelleyecek şekilde ses tellerinin arasından hava geçiş yolunu kapatmasıdır. Ortaya gıcırtılı (squeaky) bir ses çıkar.
- Dysphonia plica ventricularis: Kişinin normal ses telleri yerine, onun hemen üstünde yer alan katlantılarla (yalancı ses telleri) konuşmasıdır. Bu katlantılar birbirine doğru sıkıştırılarak yaklaştırılınca kaba ve gergin bir ses ortaya çıkar. Bu durum sonradan öğrenilen bir konuşma şeklidir veya normal ses tellerinin zayıflığına bağlıdır. Tedavisinde konuşma terapisi ve varsa normal ses tellerindeki zayıflığın giderilmesine yönelik cerrahi girişimler önerilir.
- Paradoksik ses teli disfonksiyonu: Bu durum ses tellerinin nefes alma esnasında normalde birbirinden uzaklaşması gerekirken tam tersi bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkar. Bu durumda kişi nefes alamaz. Genellikle bu kişiler yakınları tarafından astım atağında sanılarak acil servise başvururlar. Bu kişilerde en tipik bulgu nefes alma sırasında konuşmalarıdır. Tanı öyküye dayanarak atak esnasında fleksibl fiberoptik laringoskop denilen özel bir optik aletle ses tellerinin gözlenmesiyle ispatlanarak konulur. Laringofaringeal reflü şikayetleri artırabilir. Tedavisinde konuşma terapisi gerekir.
* Bu yazının hazırlanmasında Texas Voice Center’a ait web sitesindeki (http://www.texasvoicecenter.com/diseases.html) bilgilerden yararlanılmıştır.
Comments are closed.
