YAŞA BAĞLI İŞİTME KAYBINDA CERRAHİ NE GİBİ DURUMLARDA UYGUNDUR?
Yazar: Brian W. Blakley, MD, Phd, FRCSC
Department Head,
University of Manitoba, Health Sciences Center,
Winnipeg, Canada
Klasik KBB Eğitimi’nde ileti tipi işitme kaybında cerrahi, sinir tipi işitme kaybında ise işitme cihazı öneriniz der. (İleti tipi ve sinir tipi işitme kayıpları hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.) Son dönemde, bilgisayarların günlük hayatımıza girmesi ve teknolojideki ilerlemeler sayesinde bu yaklaşım değişmektedir. Sinir tipi işitme kaybında, işitme kaybının derecesi ve yerine göre seçilebilen bazı yeni tedavi modelleri şunlardır:
-
Koklear implant ve beyin sapı implantı,
-
İmplante edilebilir işitme cihazları,
-
Kafatası kemiğine takılan işitme cihazları,
-
Yarı-implante edilebilir cihazlar,
-
İç kulağa bazı ilaçların uygulanması (bu konu daha deneysel aşamada olduğu için ayrıntılı bilgi verilmeyecektir.)
1. Koklear implant:
Koklear implant, eskiden 90 dB ve üstü işitme kayıplı kişilerde uygulanmaktayken, artık bu sınır 70 dB’e indirilmiştir (ayrıntılı bilgi için tıklayınız.) Özellikle bu işleme karar vermede konuşmayı anlama eşiğindeki düşüklük önemli bir kriterdir.

FDA tarafından onaylanan son değerlendirmeye göre erişkinlerde koklear implant kriterleri şöyle sıralanmaktadır:
-
18 yaş ve üstü olup ileri-çok ileri derecede işitme kaybı varlığı, örneğin 500, 1000 ve 2000 Hz’de 70 dB ve üstü işitme kaybı
-
Uygun ve iyi ayarlanmış çift işitme cihazı kullanımına rağmen bundan fayda görülmemesi
-
İmplant planlanan kulakta konuşmayı anlama eşiğinin % 50 ve altında, diğer kulağın ise % 60′ın altında olması
Koklear implant uygulanması ve sonrasındaki gerekli eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından elde edilen sonuca bakarsak, her ne kadar bu durum kişinin işitme kaybının miktarı, takılan implantın özellikleri vb. pek çok faktöre bağımlı olsa da hastaların büyük bir kısmının telefonda arama-meşgul çalma sesini ve konuştukları kişinin sesini tanıyabildikleri bilinmektedir.
Koklear implantın geleceğine göz atarsak, daha şimdiden kriterler açısından işitme cihazlarıyla bazı noktalarda çakıştıklarını görmekteyiz. Teknoloji geliştikçe, hasta seçim kriterleri de değişecek ve işitme cihazı mı koklear implant mı sorusu daha sık sorulur olmaya başlanacak. Bunun dışında, yakın gelecekte kokleadaki işitmeyi sağlayan tahrip olmuş tüysü hücrelerin yeni tekniklerle yenilenerek değiştirilmesi ile koklear implant da eski bir yöntem olarak kalabilecektir.
2. İmplante edilebilir işitme cihazları:
Ses titreşimin hissedilmesi demektir. İşitme kaybı olan birçok vakada, kişilere geleneksel hava iletimli cihazlar takılır. Tipik olarak, bu işitme yardımcıları kulak kanalı içine veya kulağın arkasına yerleştirilir. Ancak bazı kişiler bu tip cihazlardan faydalanamazlar.
Kokleanın, orta kulağa kemikçiklere takılan bir cihazla mekanik olarak uyarılması işitilen sesin yükseltilebilmesi için oldukça doğal ve mantıklı bir yoldur. Hoparlör ve işitme cihazları sesin niteliğini değiştirdikleri için (distorsiyon) yüksek duyarlılıkta ses yükseltmede sıkıntılar yaşanmaktadır. İmplante edilebilen işitme cihazlarında ise, alınan ses enerjisi yükseltilir ve/veya işlenir ve sonra bu elektriksel enerji kokleayı uyarmak üzere mekanik enerjiye dönüştürülür.
Bu cihazların, klasik işitme cihazlarına göre avantajları:
-
Ses netliği daha iyi
-
Oklüzyon (kalıpla dış kulak yolunun tıkanması) etkisinin olmaması
-
Feedback’te azalma (işitme cihazından çıkan ses dalgasının kulak zarında yansıyarak geri dönmesi ile oluşan ıslık sesi)
-
Fonksiyonel kazancın daha fazla olması
-
Gürültülü ortam gibi durumlardan etkilenmemesi
-
Kulak kalıbına bağlı daha sık kir birikmesi ve dış kulak yolunda nemlenme problemlerinde azalma
Dezavantajları:
-
Bu cihazların takılması cerrahi ile olmaktadır. Bu da enfeksiyon vb. pek çok risk getirmektedir.
-
Orta kulaktaki kemikçiğe implante edilen cihaz zamanla kemikçikte yıpranma ve erimeye yol açabilmektedir.
-
Pilin gücü ve uzun süreli etkinliği zayıf olabilir.
-
Uzun dönem etkileri bilinmemektedir.
-
Orta kulaktaki alanın küçük olması, bu cihazların da oldukça küçük olmasını gerektirmekte, bu durum da akustik çıkışı sınırlandırmaktadır. İşitme kaybı şiddeti arttıkça cihazın etkinliği azalır.
-
Pek çoğu MR (manyetik rezonans) cihazı ile uyumlu değildir. (kişiye herhangi bir sağlık sorununda MR çekilemez!)
-
Konvansiyonel işitme cihazlarından daha pahalıdırlar.
-
Bazısı henüz FDA onayı almamıştır.
3. Kafatası kemiğine takılan işitme cihazları:
Kemik iletimi üzerine kurulu Baha® sistemi, kulağın arkasında kafatası kemiğine yerleştirilen bir titanyum implanttan yararlanmaktadır. İç parça, ses işlemcisiyle implantı kemik içinde bağlar. Bu durum, doğrudan kemik iletimini (deri içinden geçerek) meydana getirir. Buna karşılık, geleneksel kemik iletimli cihazlar kesilmemiş ciltten kemiğe dolaylı olarak bağlar ve kafa kemiklerine basınç uygulayarak çalışır. Baha’nın doğrudan kemik iletimi bu sayede geleneksel kemik iletim cihazlarından daha yüksek kaliteli bir işitme sağlar. Ses, ciltten geçerken zayıflatılmamıştır.
Baha® sistemi, çoğunlukla doğumsal dış kulak yolu yokluğu, kronik otit gibi tek taraflı ileti tipi işitme kaybı veya nadiren akustik nörinom gibi tek taraflı sinir tipi işitme kaybı olan kişilerde, sağlam olmayan kulağa gelen sesin, o taraf kafatası kemiğine takılan cihaz sayesinde kemik yoluyla diğer kulağa iletilip, sağlam kulağın kokleası tarafından duyulmasını sağlar.

BAHA, tek taraflı işitme kaybı olan kişilerde diğer kulaktan duymayı sağlayan özel bir işitme cihazı tipi olan CROS ile karşılaştırılırsa:
Avantajları:
-
Ses netliği daha yüksek ve kullanımı daha konforlu.
-
Kulak kalıbı olmadığı için oklüzyon etkisi yok.
-
Feedback yok.
-
Dış kulak yoluna, burada iltihaba yol açabilecek herhangi bir cisim yerleştirilmiyor.
-
Cerrahi işlem olmasına rağmen, riskleri düşük.
-
MR ile uyumlu (kişi MR çektirebiliyor).
Dezavantajları:
-
Cerrahi işlem gerektirir.
-
Kemik yolu eşiklerinin iyi olması gerekir, yoksa hiçbir işe yaramaz.
-
Pil ömrü kısadır. (ancak kolayca değiştirilebilir)
-
İleti tipi işitme kayıplarında oklüzyon etkisi yok veya minimaldir.
-
Kafatası kemiği ince olan % 1-2 kişide cihaz kemiğe integre olamayabilir.
-
Kafatasında bir vida olmasının psikojenik etkileri olabilir.
-
Vidanın takıldığı sahanın düzenli bakımı, kişiler o kısmı kendileri göremedikleri için zor olabilir.
-
Kişi cihazı kullanmaktan vazgeçerse kafatasından çıkarılması zor olabilir.
4. Yarı-implante edilebilir cihazlar:
a. Vibrant Soundbridge®:
2000 yılında onay almış olan, Med-El firmasına ait yarı-implante edilebilir işitme cihazı olan Vibrant Soundbridge® cihazı oldukça yeni bir teknolojiye sahiptir. Geleneksel işitme cihazlarından fayda sağlayamayan orta ve ileri derecede işitme kayıplarının tedavisinde kullanılan ve ameliyatla yerleştirilen elektronik bir bioaktif protezdir. Bir işitme cihazından farkı, işitme cihazının sadece aldığı sesi yükseltmesi, Vibrant Soundbridge®’in ise aldığı sesi mekanik titreşimlere çevirebilmesidir.

Orta kulaktaki üç kemikçikten örs kemikçiğine bağlanan Vibrant Soundbridge®, sesin kulaktan içeri doğru hareketinde kulak zarındaki titreşimlerinin kemikçiklere aktarılması ile yaratılan doğal vibrasyonun hemen hemen aynısını mekanik olarak kemikçikler zincirini titreştirerek yapar. Bu titreşimlerin şiddeti iç kulaktaki kayıp işitme hassasiyeti telafi edilene kadar artırılır.
Vibrant Soundbridge® harici ses işlemcisi (Audio Processor) ve dahili (ameliyat ile orta kulağa yerleştirilen) parça olmak üzere iki kısımdan oluşur. Ses işlemcisi bir aktarıcı mıknatıs vasıtası ile derinin içine yerleştirilmiş olan bobine tutturulur. Ses işlemcisi; bir mikrofon, bir adet pil ve mikrofondan gelen seslerin orta kulaktaki örs kemikçiğinin üzerine yerleştirilmiş proteze iletilmesini sağlayan elektronik devreleri içeren, saçların arasında kalarak dışarıdan hiç bir şekilde ayırt edilemeyen 1.5 cm çapında ve 0.5 cm kalınlığında çok küçük bir cihazdır.
Vibrant Soundbridge’in implante edilen kısmı (Vibrating Ossicular Prosthesis-VORP), dahili aktarıcı mıknatıs (bobin) ve titreşimi sağlayan örs kemikçiğinin üzerine yerleştirilen Seyyar Dönüştürücü Parça (Floating Mass Transducer-FMT) ile arasındaki bağlantıyı sağlayan kablodan oluşmaktadır.
Ses İşlemcisinden gelen sinyal deriden elektromanyetik olarak geçerek implante edilmiş VORP’a geçer ve bobin sinyali FMT’ye gönderir. Orta kulaktaki üç küçük kemikçikten biri olan örste bulunan FMT kemikçikleri titreştirir, beyin bu titreşimleri ses olarak algılar.
Dış parçada yer alan pilin ömrü 12-16 gündür.
FDA, 18 yaş ve üstü kişilerde 40-70 dB sinir tipi işitme kaybı varlığında, önceden işitme cihazı kullanmış olmak kaydıyla, işitme cihazına alternatif olarak seçilebileceğini belirtmektedir. İşitmesi kötü olan kulağa uygulanması gerekir.
Hasta aşağıda belirtilen koşullara uygun olmalıdır:
- Konuşmayı anlama eşiği %50′nin üstünde olmalıdır.
- İşitme eşikleri implantasyon planlanan kulakta 500, 1000 ve 2000 Hz ortalaması olarak 30 dB’in üstünde, iki kulak arasında saf ses ortalaması farkı 20 dB’in altında olmalıdır.
- Planlanan kulakta kemik yolu-hava yolu aralığı 10 dB’den az olmalıdır.
- En az 3 ay boyunca günde 4 saat süreyle geleneksel işitme cihazı kullanmış olmalıdır.
- Orta kulaktaki saptanmış herhangi bir rahatsızlık bulunmamalı, kişi herhangi bir kulak ameliyatı olmamalıdır.
- İşitme kaybında değişkenlik olmamalıdır.
- Santral işleme problemi olmamalıdır.
- Audio İşlemcinin taşınacağı kısımda deri problemi olmaması gerekir.
- 18 yaş ve üstünde olup herhangi bir psikojenik hastalığı olmamalıdır.
- Gerçekçi beklentiler oluşturulmalıdır.
Bu cihaz kimlere uygulanmaz?
- İleti tipi işitme kaybında
- Retrokoklear patolojilerde (İşitme organı dışındaki beyine giden işitme yollarındaki patolojiler)
- Psikojenik sorunu olanlarda
- Mental retardasyonda
- Takiplere gelinememesi durumunda
b. Soundtec ® Direct System:
The Soundtec® Direkt Sistemi bir elektromanyetik cihazdır. İncus kemiğine fikse edilir, incus-stapes eklemi ayrılarak arasına konulur ve ileticisi dış kulak yolu kanalı derinlerine, bir kulak kalıbı içine gömülü olarak yerleştirilir. Oklüzyon vardır ama ses akustik olarak iletilmediği için feedback yoktur. Kullanan kişiler, sesleri daha doğal olarak duyduklarını ifade etmektedirler. Cerrahi işlem kolay ve az risklidir.
Kimlere uygulanabilir?
-
Her iki kulakta simetrik ılımlıdan ciddi dereceye kadar sinir tipi işitme kaybı varlığında
-
Kemik yolu-hava yolu eşik farkı 15 dB ve altında ise
-
1000, 2000 ve 4000 Hz ortalaması 35-70 dB ise
-
Konuşmayı ayırt etme skoru % 60 ve üzerinde ise
-
İşitme kaybı, herhangi bir dalgalanma göstermeden en az 2 yıldır mevcutsa
-
En az 6 ay süreyle, özellikle de implante edilecek kulakta en az 45 gün işitme cihazı kullanmış olması gerekmekte
-
Dış kulak yolu kanalı genişliği uygun, kişinin motivasyonu yüksek, el becerileri yeterli olması gerekmekte
-
21-80 yaş arasında ise
-
Geleneksel işitme cihazı kullanımından memnun değilse
Kimlere uygulanamaz?
Dış kulak yolu iltihabı, müzmin orta kulak iltihabı, işitme organı dışı işitme yollarında sorun varlığı, orta kulak cerrahisi geçirmiş olmak, rahatsız edici düzeyde çınlama varlığı, malformasyon, yüksek frekanslı seslerde 15 dB’den fazla asimetri olması, tek taraflı ya da değişken işitme kaybı olması durumunda uygulanmamalıdır.
c. Envoy Device (St
. Croix Medical):
Henüz FDA onayı almamış bu cihaz, piezoelektrik kristaller kullanarak çalışır. Ses algılayıcısı incus’a, kemiğin bir kısmı çıkarılarak ve incus-stapes eklemi ayrılarak takılır. Piezoelektrik alet sesi saptar, elektriksel sinyale çevirir, ses işlemcisine bu sinyali gönderir. İşlemci sesi yükseltip, filtre edip stapesteki “driver”a gönderir. Pilin her 3-5 yılda bir lokal anestezi ile değiştirilmesi gerekir. Cihaz hafif-ciddi sinir tipi işitme kaybı vakalarına önerilmektedir. Henüz etkinliği hakkında yeterli deneyim ve bilgi yoktur.
d. Otologics Device:
The Otologics Middle Ear Transducer (MET) (orta kulak dönüştürücüsü) Ossicular
Stimulator Cihazı (kemikçik uyaranı), incus gövdesine kula
k arkası kemiğinden girilerek takılır. The Otologics cihazı CE markasına sahiptir ancak henüz FDA onayı almamıştır. Hastalar, dış parça şeklinde düğmeleri olan bir cihaz takarlar, bunda mikrofon, pil ve dijital sinyal işleyicisi bulunur. Dış parça sesi saptar, elektrik enerjisine çevirir, deri yoluyla içerideki işlemciye gönderir, işlemci MET’e bağlanır.
Kimlere uygulanabilir?
-
İki taraflı orta-ciddi (40-90 dB) derecede, dalgalanma ve ilerleme göstermeyen, simetrik sinir tipi işitme kayıplarında
-
Timpanometri testi normal olmalı
-
Orta kulak iltihabı olmamalı
-
Konuşmayı anlama skoru 65 dB’de %20′den iyi olmalı
-
Konuşmayı öğrendikten sonra normal işitmesini kaybetmiş ve iyi kognitif becerilere sahip İngilizce konuşan biri olmalı
-
İşitme eşikleri tüm frekanslarda 45-55 dB’den kötü olmamalı (bu cihazın en büyük avantajı, diğerlerinden farklı olarak 55 dB gibi daha yüksek işitme kayıplarında yardımcı olabilmesidir.)
Dezavantajları:
Cerrahi işlem ayrıntılı! Takılan cihazın büyük boyutlu olması kişiyi vazgeçirebiliyor.
İmplante ve yarı-implante edilebilir cihazları karşılaştırırsak:
| Cihazın adı |
Mikrofonun yerleşim yeri |
Driver’in kulakta takıldığı yer |
Güç kaynağı |
FDA onayı |
| Vibrant Soundbridge |
Kulak arkasına, dıştan |
İncus kemiğine klipslenmiş |
Pil dışarıda |
Onaylanmış, ABD’de henüz üretilmedi, Avrupa’da kullanılıyor. |
| SoundTec |
Dış kulak yolunda |
İncus-stapes eklemine protez şeklinde |
Pil dışarıda |
Onaylanmış ancak henüz üretime geçilmemiş |
| Otologics MET |
Kulak arkasında deri altında |
İncus gövdesine tutturulmuş |
Şarj edilebilir pil mevcut |
Onay bekliyor |
| Tica |
Dış kulak yolunda deri altında |
İncus gövdesine tutturulmuş |
Şarj edilebilir pil mevcut |
Bilinmiyor |
| Envoy |
Malleus algılayıcısı şeklinde |
Stapesin kafasına yapıştırılmış |
Kalp pili gibi |
Onay bekliyor |
e. Diğer aletler:
Alman Implex AG cihazı, incusu diyafram tipinde bir piezoelektirk driver ile uyarmakta. Feedback sorunlarını çözmek için malleus kemiğinin başının çıkarılması önerilmekte, ancak henüz kullanıma sunulmuş bir cihaz değil.
Japonlara ait Rion cihazı, stapese tutturulan bir piezo-seramik çubuğun deriden geçerek gönderilen elektriksel sinyallerle hareketlendirilmesi prensibine dayanmaktadır, henüz FDA onayı yoktur.
Belçika yapımı RetroX cihazı, dış kulak yolunu kulak arkası sahaya titanyum bir tüple bağlayan ve mikrofon, ses yükseltici, işlemci içeren bir alettir. Henüz yeterli deneyim yoktur ve FDA onayı mevcut değildir.
Tubingen cihazı (TICA) tamamıyla implante edilen bir iletişim yardımcısıdır. Mikrofon, dış kulak yolu derisinden geçerek sesi alır, yükseltir ve sinyali dönüştürüp kemikçikleri hareketlendirir.
Sinir Tipi İşitme Kaybında Cerrahinin Geleceği:
Eskiden sinir tipi işitme kaybında, cerrahi diye bir seçenek hiç yokken, artık günümüzde implante edilebilir cihazlar sayesinde cerrahi de seçilebilen bir yöntem olacaktır. Ancak asla geleneksel işitme cihazlarının yerini alacakları düşünülmemektedir.
Belki de gelecekte, bazı ilaçlarla bu kayıpların giderilmesi sağlanabilecek, iç kulağa uygulanan bazı kimyasal maddelerle tüysü hücre yenilenmesi ve büyümesi tetiklenebilecektir.
Kaynak: American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery- http://www.entnet.org/mktplace/geriatricOtolaryngology.cfm
Burada yayınlanan yazılar bizzat Op. Dr. Seçil Totan tarafından yazılmış ve/veya düzenlenmiş olup kendisinden yazılı izin alınmadan kullanılamaz.